Balıkesir Merhaba Gazetesi

Ne Olacak Bu Türk Erkeklerinin Hali?

Ne Olacak Bu Türk Erkeklerinin Hali?
Doç. Dr. İbrahim Aydın
Doç. Dr. İbrahim Aydın( [email protected] )
840
06 Eylül 2019 - 8:00

Görsel ve yazılı basın ile sosyal medya paylaşımlarına bakıyorum da Türk erkeklerinin neredeyse tamamı cani, tecavüzcü, saldırgan ilan edildi. Valla kendimden bile korkar oldum!!!. Maalesef karı-koca arasındaki sorunlar hep mutlu sonla bitmiyor. İstenmese de anlaşmazlıklar çatışmaya dönüşmekte ve şiddetli geçimsizlikle boşanmalar yaşanmakta. Boşanmalar da filmlerdeki gibi güle oynaya olmuyor. Türk erkeğinin karakteri ile medeni yasasını aldığımız Batının erkelerin karakteri aynı değil. Ancak her iki erkek tipi de aynı yasalara tabii.
Hâlbuki biz erkekler baba, amca, dede, abi, dayı, kardeş, eş değil miyiz? Babalar varlık sebebimiz, amcalar ise baba yarısı değil mi? Sığınılacak en güvenilir limanlar Tonton dedelerimiz. Ya abiler? Babalarımıza açamadığımız sırları onlara açarız. Varlıkları bize güven veren arkamızdaki dağlar gibi değil mi? Dayılarımız annelerimizin emanetleri, sürekli didiştiğimiz ancak canımızdan çok sevdiğimiz kardeşlerimiz. Eşler ise, hayatımızın anlamı, gerektiğinde onlar için ailemizi karşımıza aldığımız, çocuklarımızın babası, evimizin direği değil mi? Şimdi ise potansiyel cani öyle mi? Lütfen mantıklı düşünelim ve onları anlamaya çalışalım. Bir elmanın diğer yarısı, çocuklarımızın babalarını bu hale nasıl getirdik onu düşünelim.
Baştan şunu söyleyeyim hiçbir gerekçe, hele hele geçmişte de olsa sevdiceğimiz olan uğruna dağları deldiğimiz, bütün dünyayı karşımıza aldığımız ve çocuklarımızın annesine fiziki müdahale ve cinayet asla tasvip edilemez. Ancak erkelere de haksızlık yapmayalım. Size çevremdeki aileler arasında yaşanmış iki örnek vereceğim:
Erkek 55 yaşlarında emekli, 2.200 lira maaş alıyor. Eşi ev hanımı ve 35 yıllık evliler. Her evde olduğu gibi bunların evinde de sıkıntılar var. İş mahkemeye kadar gidiyor. Hâkime hanım erkeğe 3 ay evden uzaklaştırma cezası veriyor. Erkek biraz esprili bir şekilde “Desenize hâkime hanım 3 ay kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz, pazar parası ve harçlıktan yırttık” diyor. Hakime hanım “Hayırrr bunları ödeyeceksin ancak, eve şu kadar metreden daha fazla yaklaşamazsın!!!”. Aylık geliri 2.200 lira olan bu emeklinin halini düşünün. Ne yapar, nerede yaşar ve nasıl geçinir? Halbuki eşlere yatağa küskün bile girmemeleri önerilirken, biz adamın maaşını alıp kapı dışı ediyoruz!!! Ne güzel!!!
Yine 42 yaşında bir devlet memuru, eşi de memur ve boşanma davaları sürüyor. Kadın bir milyon (Yanlış duymadınız BİR MİLYON) lira tazminat talep ediyor. Mahkeme çocuklar için geçici nafaka bağlamış. Babaya da çocuklarını hafta sonları 2 gün görme hakkı vermiş. Cuma gününe kadar şehir merkezinde ikamet eden bayan eziyet olsun Cuma günü öğleden sonra çocuklarını alıp yazlığa gidiyor. Bu arada çocuklarını babasına karşı ha bire dolduruyor. Baba eşini arıyor, çocukları almaya geleceğini söylüyor. Kadın; “Yazlıktayız gel al” diyor. Erkek 100 km yol gidiyor, kapıya davalı eşi çıkıyor. Tabi birçok hakaret, tehdit. Mahkemede donuna kadar bütün mal varlığını almaktan tutun, erkeğin onurunu ayaklar altına alan ifadeler… Çevredeki komşuların gözü önünde hem de!!! Arkasından çocuklar kapıya gelir ve babalarına gelemeyeceklerini ifade ederler. Düşünün şimdi bu erkeğin ruh halini.
Bize şah damarımızdan daha yakın olan Cenabı Allah, bize her iki cihan saadeti için yolu göstermiş. Biz onu reddedip çözümü İsviçre medeni hukukunda arıyoruz. Ömür boyu nafaka, bu nafakadan olmamak için başkaları ile nikâhsız veya imam nikâhlı yaşam. Nice nice sorunlar. Bir insan, sevmediği hatta nefret ettiği birine ömür boyu neden baksın ki? Çocuklarına bakmak tabi ki anne babanın boynunun borcu. Ancak boşandığı eşine ömür boyu bakmak doğru değil bence. Geçen radyoya bağlanan kadın, 15 yıldır eşinin ilk eşine nafaka ödediklerini, her aybaşı ilk eşin evi arayarak nafakayı yatırıp yatırmadığını sorduğunu ağlayarak anlatıyor ve soruyor; “Her ay bu kadının sesini duymak zorunda mıyım? Çocuklarımın rızkını bu kadına vermek zorunda mıyım?” İlk kadın eş, eski erkek eşine eziyet edeceğim derken hemcinsine de zulmediyor.
Uzun lafın kısası erkekler de zor durumda. Ben Türk Erkeklerini Koruma Derneğini kuracağım. Üye bulmada pek sıkıntı çekeceğimi zannetmiyorum. Etrafımda o kadar mağdur erkek var ki…

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.