Balıkesir Merhaba Gazetesi

Nedir Bu Sözde Aydınların İslam Düşmanlığı?

Nedir Bu Sözde Aydınların İslam Düşmanlığı?
Prof. Dr. İbrahim Aydın( ibrahimaydin@gazetemerhaba.com )
07 Eylül 2021 - 8:50

Nedir Bu Sözde Aydınların İslam Düşmanlığı?

            Yok yok kesin öyle. Bunlar dine değil İslam’a, insanımıza, kültürümüze düşmanlar. Dünyada her inanca, her kültüre dost, bize düşman!

Afganistan’ı önce Rusya, sonra ABD işgal eder sesleri çıkmaz. Irak, yeraltı kaynakları ile ABD ve BATI tarafından tarumar edilir yine ses yok. Suriye’ye bütün emperyalistler doluşur, Suriye vatandaşları da ülkemize. Ancak onlardan yine ses gelmez. Ülkemize operasyan çekilmek istenir. Güney sınırımız tehlikededir, ikinci bir İsrail’in temelleri atılmaktadır. Sıksık sınır yerleşmelerimize füzeler, bombalar düşer sivillerimiz şehit olur, ses gelmez.

Türkiye meşru hakkını kullanarak güvenliğini sağlamak için Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı, Barış Pınarı harekatları düzenler bunlar zıplar; Ne işimiz var Suriye’de?

Terör örgütü PKK yıllardır binlerce sivilimizi, askerimizi, memurumuzu şehit eder. İş makineleri yakar, yolları keser. Hendekler kazar, kız-erkek ayrımı yapmadan çocukları dağa kaçırır. Anneleri Diyarbakır’da üç yıldır “Evlat Nöbeti” tutar, sözde aydınlardan yine ses gelmez. Kahraman Mehmetçiğimiz BATI destekli teröristlere hendekleri dar edince bilmem kaç tane akademisyen iftira dolu bildiri yayınlar! Sübhanallahh…

PKK’lı teröristlerin çıkardığı orman yangınlarında bile çevreci aydınlarımız, onları değil devleti suçlar.

Son olarak Ferhan Şensoy’un cenazesinde tiyatrocu Cihat Tamer; “70 senedir bu ülkeyi din bağımlısı hükümetler yönetiyor. Ona rağmen 70 senedir inadına tiyatro yapıyoruz” diye bir açıklama yapar. Buyrun buradan yiyin. Kardeşim ne kadar gaz birikmiş böyle içinizde!.

Dine karşı olsanız tüm dinlere karşı çıkarsınız. ABD, Yunanistan gibi birçok ülkede vekiller İncil’e el basarak yemin ederler. Birçok kanunları Hristiyanlığı temel alır. Oralarda din bağımlısı yönetim yok, Türkiye’de 70 yıldır din bağımlısı yönetimler var. Öyle mi?

Sizin taptığınız Dostoyevski, kilise görmeyen evde ikamet etmezmiş, ne olacak şimdi? Mesela Shakespeare ‘Serçenin ölümünde bile, bir bildiği vardır kaderin’ demiş, ne yapacağız bu yobazı? Uzak durun bu ikiliden o zaman.

Ne demişti Neyzen Tevfik? “Geldikleri gibi gitmediler; kimi itini bıraktı, kimi bitini. Kimi de piçini bıraktı!.. Yoksa bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil!”

Bunun üzerine daha da söz söylenmez..

 

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.