Balıkesir Merhaba Gazetesi

NİTELİKLİ ÖĞRETMEN

NİTELİKLİ ÖĞRETMEN
11 Aralık 2014 - 0:09

Genel

İlmi, hizmeti, yetiştirmeyi, büyütmeyi, geliştirmeyi ve değiştirmeyi İBADET görenlerle, zulmü, zalimi, isyanı, israfı, sinkafı, madde ve makamı, KUDRET sananların mücadelesi sonsuza kadar sürecek. Bu sadece eğitimde değil, hayatın her bölümünde böyle devam edecek. Yaşayışların her bölümüne mayın döşeyenlerle, mayın sökücülerin ve saha temizleyicilerinin kavgası kıyamete kadar durmayacak.

19. eğitim şurasının önemli maddelerinden biri de ÖĞRETMENİN NİTELİĞİ idi. Müfredatlar ne kadar nitelikli olursa olsun, ÖĞRETİCİ nitelikli olmadı mı, sonuca ulaşmak ve başarılı eğitimi yakalamak zor olur. İnsan kaynağını verimli hale getiren öğretmenin niteliğini ve niceliğini verimli hale getirmek, NİTELİKLİ ÖĞRETMENİN yetiştirilip, yaşatılmasından geçer. Bu da yine üniversitelerdeki eğitimle olur.  Eğitim düzeyi yüksek olan üniversitelerimizde EĞİTİM AKADEMİLERİ kuralım deniyor, bir gurup OLMAZ diye bağırıyor.

Hala görevde olan öğretmenler için “mesleki gelişim programları” düzenlensin deniyor. Yine ayni guruplar, OLMAZ diye bağırıyor.

Daha ortaokul sıralarından ÖĞRETMENLİK mesleği özelliklerine yatkın olan öğrenciler seçilip, bu mesleğe yönlendirilsin ve öğretmenlik ruhu verilsin deniyor, yine ayni guruplar OLMAZ, YAPILAMAZ diye basıyorlar avazı.

Üniversitelerin, EĞİTİM AKADEMİLERİ bölümüne girecek olan öğrenciler, okula girmeden önce, kurulan komisyonlar tarafından, MÜLAKATA tabi tutulsun. Bilgi seviyesi düşük, öğretici kişiliği zayıf öğrenciler, başka bölümlere sevk edilsin deniyor. Yine ayni guruplar isyanla bağırıyorlar.

OLMAZ, OLAMAZ.

Okulların, EĞİTİM AKADEMİLERİ bölümünden mezun olanlara, hemen ÖĞRETMENLIK unvanı verilmesin. İki, üç yıl gibi uzun süreli staj yapma sonucunda, eğitim komisyonlarınca bir daha elemeye tabi tutularak öğretmenlik unvanı verilsin deniyor. İsyancı guruplar yine bağırıyor.

OLMAZ. Yaptırmayız, kimseyi kimseye sattırmayız diye nara atıyorlar.

Görev yapmakta olan öğretmenler, her yıl, yaz tatillerinde meslek içi eğitime tabi tutulmalı ve her üç yılda bir “KENDİNİ YENİLEME ve YETERLİLİK durumu ölçülmeli. Bu sınavlarda yüzde yetmişlik oranın üzerine çıkan öğretmenlere, puan durumuna göre maaşında yükseltilmeler yapılmalı deniyor. Yattığı yerden maaş olan hımbıllar yine bağırıyor.

OLMAZ. Bu bir ayrıcalıktır biz eşitlikten yanayız diye yazılar yazıp, müracaatlar yapıyorlar.

Öğretmenin, öğrenci üzerinde aldığı başarıya göre, kademe kademe akademik unvan verilsin ve maddi değeri yüksek BAŞARI ROZETİ takılsın deniyor. OLAMAZCI anlayışlar yine isyanda.

OLMAZ, yapılamaz, yaptırmayız.

Aslında, en tepeden en tabana kadar, bütün eğitim çalışanları, bilim ve ilime doğru koşarken, adaba, ahlaka, vatana, inanca, kısacası KÂİNATTAKİ MANAYA saygılı olup, sevme ve sevdirme sınavına tabi tutulmalıdır. Bu sınav sonucunda “pirincin taşlarını ayıklamak” kolay olur.

Daha buna benzer onlarca öneri, Milli Eğitim Şurasında tek tek görüşüldü. NİTELİKLİ ÖĞRETMEN olmayı İSYANDA, İNKÂRDA, MONTAJDA ve DÜBLAJDA bulanlar, hemen nefret ve hakaret yöntemine başvuruyorlar. Manayı ve çalışmayı İBADET sayanlarla, maddeyi ve makamı KUDRET görenlerin mücadelesi eğitimde de devam ediyor. Okullar ve öğrenciler var olduğu müddetçe de devam edecek. Şer, şerliğini, OLMAZCILAR yangabızlığını, İSYANCILAR saldırısını, İNKÂRCILAR başkaldırısını yapacak. Eğitimi özüne döndürmek isteyenlerde işine, aşına, vatandaşına ve yol arkadaşına bakıp, hedefe sık adımlarla koşacak.

Ütücü, sürgücü ve süngücü anlayışlar, hangi yönteme başvurursa vursun, hangi ceberut anlayışla hareket eder ise etsin, bizde düşüncelerimizi söylüyoruz. NİTELİKLİ, MEZİYETLİ ve SEVYELİ öğretmen olmadan OLMAZ. OLMAZ. OLMAZ. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.