Balıkesir Merhaba Gazetesi

ORTAK DEĞERLER

ORTAK DEĞERLER
22 Aralık 2014 - 0:09

Genel

Bu toprağın evlatları, bayrağı, toprağı ve inandığı manevi değerleri korumak için, yıllar boyu, el ele, gönül gönüle savaştılar. Kimi Kürt, kimi Laz, kimi Çerkez, kimi Arnavut veya Arap kökenliydi ama kimse kökenine bakmadan, hepsi ortak bir ülkü ve ortak bir ülke için uğraş verdiler. Biliyorlardı ki, ortak değerler çökerse, kendileri çökecek, ailesi çökecek ve vatanı çökecekti. Bu duyguları yaşayarak, gönül bağları ile birbirlerine bağlandılar. Bu duygulara göz dikenlere aman vermediler. Bir birleri ile çözülmediler ve bu duygularla altı yüz yıl OSMANLIYI yaşatmayı bildiler.

Bu devlette hiç kimsenin, bir birinden farkı ve üstünlüğü yoktur. Hangi etnik kökene dayalı olursa olsun, hangi düşünce ile yaşarsa yaşasın, hangi makamı veya maddeyi elinde bulundurursa bulundursun, birinin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük paylaşımda mevcuttur. Üstünlük, edep haya, ahlak ve adapta mevcuttur. Üstünlük ortak değerleri en üstte tutmakta mevcuttur. Üstünlük, insan gibi yaşama ve yaşatma duygularının gelişip büyümesinde mevcuttur.

Balkanlarda, yemen ellerinde, Çanakkale’de, kurtuluş savaşında, her ırk ve her renk omuz omuza savaşmışlar ve bu toprakları beraberce korumuşlar. Vatan toprağını korurken müşterek değerlerini de korumuşlar. Vazgeçemeyeceğimiz bu değerlerin önemlilerini, din, toprak, bayrak ve adap olarak sıralayabiliriz. Değerlerini müşterek korumasını bilenler, değerli halde yaşamayı çözümleyenlerdir.  Şimdi dış odaklarca bu değerlerimizi bölüp parçalayıp, ayrı hedeflere saptırmak isteyen dış odakların kertmesi, yerli TÜRETMELER ve yerli ÇETELER değişik oyunlar sergilemeye çalışıyor. Ellerinde yağlı kara, dillerinde küfür, kalplerinde kirli bir mühür her değerimize bulaştırmaya çalışıyorlar. Dış odakların beyinlerde sergilediği oyunların biri etkili olmayıp, toplumda infial ve bölünme yaratmaz ise, bir başka oyun sergiliyorlar. İnsanları, meslekleri, meşrepleri, sivil oluşumları ve değerleri, bir ürün gibi pazara sunabiliyorlar. Kutsal her değerimizi çiğneyebiliyorlar. Ahlaki varoluşların yerine, araçsal var oluşları yerleştirerek zihinleri kirletiyorlar. Bir insanın değeri, taşıdığı önemli niteliklerle değil, hayranlarının sayısı veya altındaki arabanın markası ile ölçülüyor. Ezici bir çoğunlukla seçilenlere, seçilemeyen azınlıklar tarafından hükmedilmeye çalışılıyor. Yalan ve inkârcı, isyancı beyanlarla, toplum bulandırılmaya çalışılıyor. Fertler kimin değerli, kimin hain olduğunu seçmekte sıkıntıya sokuluyor. Ütücülük, sürgücülük, sökücülük, yıkıcılık ve boyacılık diye adlandırdığımız şarlatanların sesi, toplumları yanlış bilgilendirebiliyor. Değerlerini yanlış yönlendirip, yanlış sergileyebiliyor. Örneğin; din görevlisine saldırarak, DİNİ kötülemeye çalışıyorlar. Günlük hayatta yaşatılmaya çalışılan bu örnekleri daha çoğaltabiliriz. Bu uygulanmak istenen zihin işgali ve fikir kirliliğinin niçin yapılmak istendiğini irdelemiyoruz. Düşünsel,/kültürel,/ekonomik,/politik,/kişisel ve toplumsal hayat üzerinde, ne gibi tahribatlar yapabileceğini değerlendirenimiz çok az çıkıyor. Din görevlisi üzerinden DİNE, öğretmen üzerinden OKULA VE EĞİTİME, sanatkâr üzerinden SANATA, politik çıkarlar üzerinden BAYRAĞA, şahsi ve ya ülke çıkarları üzerinden, bir başka ülke TOPRAĞINA saldıranlara asla taviz verilemez ve vermemeliyiz. Çünkü bu değerler bir kişi veya kuruluşun değil, bir toplumun ortak malıdır, ortak değerleridir.

Çıkarcı, isyancı ve maddeci kişilerin dayatmasına bakmadan, kendimiz düşünerek, araştırarak, sorumluluk alarak, risk alarak, sonucuna katlanarak, bir şeyler ürettiğimizde KENDİMİZ oluruz. Kendimiz olduğumuzda, kendi değerlerimize gölge düşürmeyiz. Bu günün dünyasında, bir yandan dijital teknolojiler, bir yandan elektronik medya aracılığı ile, ne olacağımız ve ne olmamız gerektiği telkin edilirken, bir diğer tarafta maalesef ortak değerlerimiz yok edilmeye çalışılıyor. Dijital ve elektronik medyayı ellerinde bulunduran KÜRESEL CANAVARLAR, toplumları kendilerine bağlı tutmaya çalışıyor. Bu nedenle de düşünme ve değerlerini yüceltme duygularından yoksun, hazırcı bir nesil haline zorlanıyoruz. Bu bakımdan, küresel güçlerin borusunu öttürmek isteyen DOLMA TÜFEKLERE itibar etmeden, öz benliğimizdeki değerleri korumamız gerekiyor. Sizlere, evde, işyerinde, çarşıda, pazarda, köyünüzde veya şehrinizde, değerlerimizle oynamak isteyen kişilere karşı mücadele düşüyor. Ortak değerlerimize, değişik yöntemlerle saldırmak isteyenlerle mücadele bir insanlık ve vatandaşlık görevidir. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.