Balıkesirli Siyah Seviyor: 50 Yıllık Terziden Çarpıcı Gözlem

Balıkesirli terzi Raif Özen, yarım asrı aşan meslek hayatında insanların giyim alışkanlıklarını gözlemledi. “Siyah giyimi kimse bırakmadı” diyen usta, kumaş bakımı ve el emeğinin değeri üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Balıkesirli Siyah Seviyor: 50 Yıllık Terziden Çarpıcı Gözlem
Balıkesirli Siyah Seviyor: 50 Yıllık Terziden Çarpıcı Gözlem

“Ustam bayram günü, ‘Sen bir gün önce gelecektin!’ dedi. Yorgunluktan uyuya kalmıştım.”
Bu cümle, Balıkesirli terzi Raif Özen’in hafızasında yarım asırdır aynı tazelikte duruyor. 1972’de ilkokulu bitirir bitirmez çırak olarak girdiği terzihanede, o günden bugüne iğnesini elinden hiç bırakmadı.

 Terzi Raif Özen: “Bayram Günü Ustamın Yanına Geç Kaldım, 50 Yıldır Hâlâ Dikiş Dikiyorum”

Terzi Raif Özen: “Bayram Günü Ustamın Yanına Geç Kaldım, 50 Yıldır Hâlâ Dikiş Dikiyorum”

“İlkokuldan Çıktım, İğneyi Elime Aldım”

Raif Özen, henüz 12 yaşındayken makasla tanıştı . “1972’de çırak oldum. O zaman ilkokuldan çıktım, başladım, bir daha da bırakamadım.”

O dönemlerde Balıkesir’in her sokağında bir terzihane vardı. Makine az, el emeği çoktu. Her dikiş sabır, her elbise bir hikâye demekti.

“Eskiden bir elbise bir günde çıkmazdı. En az üç-dört günde bitirirdik. Her şeyi elde yapardık. Şimdi hepsi makine işi.”

“Bayramlarda Ustalar Gece Gündüz Çalışırdı”

Özen’in hafızasında Ramazanlar hep makine sesiyle, ütü buharıyla, kumaş kokusuyla dolu:

“Ustam anlatırdı, Ramazan’da gece gündüz çalışırlarmış. Kalfa iki gün kala eve gitmiş, bayram günü gelmiş. Usta da ‘Bugün bayram, sen bir gün önce gelecektin’ demiş. O kadar yoğunduk ki, yorgunluktan uyuyakalırdık.”

Bugün aynı hareketlilik yok. Ne gece nöbetleri, ne uykusuz kalfalar. Terzihaneler sessiz, iğneler daha yavaş ilerliyor.

“Çırak Kalmadı, El Emeği Bitiyor”

Raif Usta’nın içi burkuluyor: “Yetişen çırak yok. Eskiden çoktu. Şimdi herkes masa başı iş istiyor. Bu meslek sabır ister, göz ister. El emeği artık değer görmüyor.”

Eskiden dikiş dikmek bir sanat sayılırdı. Bugün, hazır giyimin hızına yetişemeyen terziler, ustalıkla ayakta durmaya çalışıyor. “Şimdi bir elbiseyi üç saatte çıkarıyorlar ama düzgün olmuyor. Bizim diktiğimizde kalıp otururdu. Şimdiki işler yamuk yumuk.”

“Siyah Giyimi Kimse Bırakmadı”

Yarım asırlık usta, modanın gelip geçici olduğuna ama siyahın kalıcılığına inanıyor: “Erkek giyimde genelde siyah tercih edilir. Kadınlarda da öyle, yüzde 70’i siyah giyer. Hem şık hem pratik.”

“Deterjan Kumaşı Yakıyor, Sabunlu Su En Sağlıklısı”

Raif Özen, sadece dikiş değil, kumaşın ömrü konusunda da uyarıyor: “Deterjan kumaşın rengini yakar, ömrünü kısaltır. Sabunlu suyla yıkamak gerekir. Eskiden sabunla yıkarlardı, o yüzden kıyafet yıllarca dayanırdı.”

Balıkesirli Siyah Seviyor: 50 Yıllık Terziden Çarpıcı Gözlem

“Özel Dikim Pahalı Ama Değerli”

Hazır giyim baskısı altında olsa da terzilik hâlâ zarafetin sembolü. “Bir elbise özel dikimde 7–8 bin liraya gelir ama o fiyat bile ucuz sayılır. Çünkü el emeği var. Kalıbı çıkarıyorsun, dikişini tek tek işliyorsun. Konfeksiyonla aynı değil.”

“Ustalık Bir Saygıydı, Şimdi Hız Önemli”

Raif Özen, geçmişle bugünü kıyaslarken iç geçiriyor: “Bizim zamanımızda ustalığa saygı vardı. Şimdi hız önemli. Kalite değil, hız kazandı. El emeği bitiyor, ustalık değeri unutuluyor.”

“Terzilik Bitmiyor, Sadece Şekil Değiştiriyor”

Özen’e göre meslek ölmedi, sadece kimlik değiştirdi: “Kadın giyime kaydı sektör. Kadınlar modayı seviyor, erkekler o kadar değil. Ama giyim merakı bitmez. Belki biçim değişir, ama terziliğin ruhu kalır.”

Kaynak: Haber Merkezi
terzi balıkesir bayram