Balıkesir Merhaba Gazetesi

PETRA VADİSİ, ÜRDÜN VE FİLİSTİN

PETRA VADİSİ, ÜRDÜN VE FİLİSTİN
03 Kasım 2014 - 0:14

Genel

Petra vadisi Ürdün hudutları içerisinde, akabe körfezi ile lut gölü arasında, dünyanın yedi harikasından biri. Nebati imparatorluğu tarafından, M.Ö. 400 yıllarında kurulmuş ve milattan sonra Roma imparatorluğu tarafından işgale uğramış bir tarih hazinesi.Petra vadisi, Lut gölü ile Akabe körfezi arasında bulunan ve sekiz kilometre uzunluğunda adeta bir kanyon. Beş altı m. Genişliğinde tahminen100-150 m. Derinliğinde sağ ve sol yamaçlarında kayalar oyularak yapılmış evlerin ve mezarların bulunduğu sanki dünyadaki medeniyetlerden ayrı bir atmosferde kurulmuş özellikler taşıyor.

Petra Yunancada taş anlamına geliyor. Çıkılması Zor dik yamaçlardaki evler Hz. Musa’ya İNKÂR için yapılmış. Allahın varlığını savunan Musa’ya karşı “haydi Musa senin inandığın ALLAH gelsin bizi buralarda da bulsun” diye YARADANA inkâr ve isyan eden Amelika kavmi, vadiye suların dolması ile helak olmuşlar ve geriye sadece taştan oyma evleri ve mezarları kalmış.

Petra vadisine bağlı, Musa vadisi var. HZ. Musa’nın bastonunu kayaya vurarak çıkan su bu vadinin başında hala gürül gürül akıyor. Musa ve Petra vadisindeki olan olaylar ve tabiat oluşumu, insan aklı üzerinde gelişen bir özellik gösteriyor. Kısacası bu bölgeyi yazı ve kelimelerle anlatmak zor olduğundan görmek ve incelemek gerekiyor. M.Ö. 400 yıllarında yapılan mezarlar ve mezarlardaki fosilleşmiş iskeletleri anlatmak mümkün değil. Oyma taş evlerin nasıl yapıldığının sırrı, o vadide hala saklı duruyor. Petra vadisindeki sekiz bin kişilik tiyatro tam bir harika. Yüz-Yüz elli metre yükseklikteki su kanalları ve oyma taş mezarların yapılışı insan aklını kilitliyor.

Vadi içinde deve ile gezi yapmanın keyfine doyulmuyor. Görülüp, gezilip, ibret alınacak yerlerden birisi, hatta ilki demek yanlış olmaz kanaatimdeyim. Kudüs, Mescidi-i Aksa, Kubbe-ül Sahra, El Halil, Zeytin Dağı, kısacası batı Şeri-a, inançların, medeniyetlerin ve Osmanlının güzelliklerinin tam merkezi demek yanlış olmaz. Ayrıca Amman’ı Kudüs’e bağlayan yol üzerinde Salt şehrindeki Osmanlı döneminden kalma şehitlikler. Şehitler üzerinde dalgalanan Türk bayrağı buruk bir mutluluk veriyor insana.

Gidipte dönülemeyen yerler. Osmanlının huzuru götürdüğü eller. Türkiye’nin büyüklüğünü kabullenen ülkeler. Hala Osmanlı özlemi buram buram kokuyor gönüllerde. Oralardan Türkiye’ye bakmak daha güzel duygular tattırıyor insana. Ürdün ve Filistin halkı bir Türk gördüğünde boynuna sarılıyor. Osmanlı diyorlar, İstanbul Bursa diyorlar. Sadaret ve adalet diyorlar. Osmanlıyı fellik fellik arıyorlar. Gittim gördüm bu yaştan sonra hayat akışım değişti. Gidin görün ve dünyaya bakış açınız muhakkak bir başka güzel olacaktır.

Hz. Musa’nın kardeşi Harun’un mezarı da bu vadi içinde. Osmanlı şehitleri, İslam büyükleri koyun koyuna o yerlerde yatıyorlar. Şuayip peygamber, Lut gölü, Musa vadisi, Petra vadisi, Kudüs, Zeytin dağı, Salih kavmi, hepsi iç içe ayni bölgede diyebiliriz. Bu bölge insan aklının almadığı sırlarla dolu. Sırlarla kapalı PETRA diyarı bir başka güzel.

Petra vadisini 1812 yılında İsviçreli gezgin Johann Burekhardt tarafından keşfedilmiş ve 1985 yılında ÜNESKO tarafından dünya kültürel mirası listesine dâhil edilip, 2007 yılında da dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilmiş. Musa vadisindeki olağan üstü olayların oluşumunu ve tabiatın duruşunu bir başka diyarda görmek mümkün değil.
Kısacası gidin, görün, hayat akışınız ve dünyaya bakışınız değişsin. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.