Astım Hastalarına Uzmanından 5 Uyarı
Dünya Astım Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Berivan Usta, polen, hava kirliliği, sigara dumanı ve ev tozu gibi tetikleyicilere karşı uyardı. Uzmanlara göre astım kontrol altına alınabilir; ancak tedaviyi bırakmak atak riskini artırabiliyor.
Dünya Astım Günü kapsamında astım hastalarına yönelik önemli uyarılar geldi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Berivan Usta, astımın nefes darlığı, hırıltı ve öksürük gibi belirtilerle ortaya çıktığını belirterek, özellikle polenler ve hava kirliliğinin atakları tetikleyebildiğine dikkat çekti.
Dr. Öğr. Üyesi Usta’ya göre astım, belirtiler azalsa bile devam eden kronik bir solunum yolu hastalığı. Dünya Sağlık Örgütü de astım riskini ve belirtilerini artırabilen çevresel etkenler arasında dış ve iç ortam hava kirliliği, ev tozu akarları, küf, kimyasal maruziyetler ve tütün dumanını gösteriyor.

Astım Neden Artıyor?
Dr. Öğr. Üyesi Usta, astımın artışında hava kirliliği, çarpık kentleşme, sigara kullanımı ve değişen yaşam tarzının etkili olduğunu söyledi. Özellikle egzoz dumanı, ev tozu akarları, polenler, küf ve ağır kimyasal kokuların en önemli tetikleyiciler arasında yer aldığını belirtti.

İklim değişikliğiyle birlikte polenlerin havada daha uzun süre kalabildiğine işaret eden Usta, bu durumun astım hastalarında atak sıklığını artırabileceğini vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün iklim, hava kirliliği ve polen ilişkisine dair değerlendirmelerinde de hava kirliliğinin astım üzerindeki etkisinin iyi bilindiği, iklim değişikliğinin polen ve hava kaynaklı alerjenlerin etkisini artırabildiği ifade ediliyor.
“Belirti Geçti” Diye Tedavi Bırakılmamalı
Astım hastalarında en sık yapılan hatalardan birinin, kişi kendini iyi hissettiğinde tedaviyi bırakması olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Usta, hastalığın kontrol altında tutulması için düzenli ilaç kullanımı ve hekim takibinin önemli olduğunu söyledi.
Usta, “Hastalar çoğu zaman şikayetleri azaldığında hastalığın geçtiğini düşünerek tedaviyi bırakabiliyor. Oysa astım kronik bir hastalıktır ve belirtiler olmasa da altta yatan süreç devam eder” değerlendirmesinde bulundu.
Çocuklarda Ve Yetişkinlerde Farklı Seyredebiliyor
Astım çocuklarda ve yetişkinlerde farklı seyir gösterebiliyor. Dr. Öğr. Üyesi Usta’ya göre çocukluk çağında görülen astım çoğu zaman alerjik kökenli oluyor ve yaşla birlikte hafifleyebiliyor.
Yetişkinlerde ise hastalık daha kalıcı bir tabloya dönüşebiliyor. Bu nedenle hem çocuklarda hem de yetişkinlerde belirtilerin takip edilmesi, tetikleyicilerin belirlenmesi ve tedavinin kişiye özel planlanması önem taşıyor.

Atak Sırasında Hızlı Müdahale Önemli
Astım atağı sırasında hastanın sakin kalması ve hekimin önerdiği hızlı etkili ilaçların doğru şekilde kullanılması gerektiğini belirten Usta, bazı belirtilerin acil durum işareti olduğuna dikkat çekti.
Konuşmada güçlük, dudaklarda morarma, ciddi nefes darlığı ve hızlı kötüleşme gibi bulgular görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Uzmanlar, astımın kontrol edilebilir bir hastalık olduğunu; ancak kontrolsüz astımın yaşam kalitesini düşürebileceğini ve acil müdahale gerektirebileceğini belirtiyor.
Günlük Yaşamda 5 Basit Önlem
Astım hastalarının günlük yaşamda bazı noktalara dikkat etmesi atak riskini azaltabilir. Dr. Öğr. Üyesi Usta, ev ortamında toz ve alerjenlerin azaltılması, düzenli havalandırma yapılması, sigara dumanından uzak durulması, ağır kokulu temizlik ürünlerinden kaçınılması ve nevresimlerin sık yıkanmasının hastalık kontrolüne katkı sağlayabileceğini söyledi.
Polen yoğunluğunun arttığı dönemlerde dış ortam aktivitelerinin planlanması, hava kalitesi uyarılarının takip edilmesi ve hekim önerisi olmadan ilaç değişikliği yapılmaması da astım yönetiminde önem taşıyor. EPA, dış ortam hava kirliliği ve polenin astım gibi kronik solunum yolu hastalıklarını kötüleştirebileceğini belirterek hava kalitesi indeksinin takip edilmesini öneriyor.

Spor Yasak Değil, Kontrol Şart
Astım hastalarının spordan tamamen uzak durması gerekmiyor. Usta, astım kontrol altında olduğu sürece düzenli egzersizin akciğer kapasitesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Ancak egzersiz planının kişinin hastalık durumuna göre yapılması, soğuk hava, yoğun polen ve hava kirliliği gibi tetikleyicilerin dikkate alınması gerekiyor. Hekim kontrolünde sürdürülen tedaviyle astım hastalarının büyük bölümü günlük yaşamını şikayetsiz sürdürebiliyor.
2026 Dünya Astım Günü’nde Erişim Vurgusu
2026 Dünya Astım Günü’nün uluslararası temasında astım tedavisinde kullanılan anti-enflamatuvar inhalerlere erişimin önemi öne çıkarıldı. GINA, astımı olan herkesin hastalığın altta yatan sürecini kontrol etmeye ve atakları önlemeye yardımcı olan inhaler tedavilere erişebilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bahar Alerjisine Çözüm Ne?Sağlık
Her Sık İdrara Çıkma Hastalık mı?Sağlık
Çamaşırlardaki deterjan artıkları astıma neden oluyorGündem
7 Mayıs Dünya Astım Günü: Astımla Savaşta Bir Adım ÖndePopüler Haberler