Dünyada 2,2 Milyar İnsan Güvenli Suya Erişemiyor

Dünyada 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Peki su krizinin kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkisi ne? Sürdürülebilir bir gelecek için suyu verimli kullanmak ve adil dağılımını sağlamak mümkün mü?

Dünyada 2,2 Milyar İnsan Güvenli Suya Erişemiyor
Dünyada 2,2 Milyar İnsan Güvenli Suya Erişemiyor

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, dünyada 2,2 milyar kişinin sağlıklı içme suyuna erişemediğini belirterek, güvenli suya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı. Karaosmanoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, küresel su krizinin çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarını anlattı.

Su Krizi Sadece Çevresel Bir Sorun Değil

Prof. Dr. Karaosmanoğlu, su krizinin çok katmanlı bir sorun olduğunu belirterek, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” ve “Temiz Su ve Sanitasyon” hedeflerinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Kadınlar ve Kız Çocukları En Büyük Yükü Taşıyor

Küresel su krizinin eşitsizlik yarattığını vurgulayan Karaosmanoğlu, özellikle kadınların ve kız çocuklarının bu yükü daha fazla taşıdığını söyledi. Dünyada 1 milyardan fazla kadının güvenli içme suyuna erişimi bulunmadığını belirtti. Ayrıca, her üç haneden ikisinde su temininden kadınların sorumlu olduğunu ve kadınların günde yaklaşık 250 milyon saat su toplamak için zaman harcadığını aktardı.

Dünyada 2,2 Milyar İnsan Güvenli Suya Erişemiyor
"2,2 Milyar İnsan Hala Sağlıklı Suya Ulaşamıyor"

Küresel Halk Sağlığı Sorunu

Güvenli olmayan su, sanitasyon ve hijyen koşullarının her gün 5 yaş altı yaklaşık 1000 çocuğun ölümüne yol açtığını ifade eden Karaosmanoğlu, bunun küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti.

Kadınların Su Yönetiminde Rolü Kritik

Kadınların suyla ilgili karar alma süreçlerinde yeterince yer almadığına dikkat çeken Karaosmanoğlu, ülkelerin yaklaşık yüzde 14’ünde kadınların su yönetimine eşit katılımını sağlayacak mekanizmaların bulunmadığını söyledi. Kadınların güçlendirilmesinin hem toplumsal eşitlik hem de su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Su Kaynaklarının Sürdürülebilir Kullanımı Şart

Karaosmanoğlu, yeryüzündeki suyun yalnızca yüzde 2,5’inin tatlı su olduğunu, bunun da büyük bölümünün buzullar ve yer altı sularında bulunduğunu aktardı. İklim değişikliğinin su döngüsünü öngörülemez hale getirdiğini ve bu durumun barınma, enerji, gıda ve sağlık gibi temel alanlarda riskleri artırdığını söyledi.

Su Her Alanda Hayati Öneme Sahip

Prof. Dr. Karaosmanoğlu, suyun sadece içme ihtiyacı için değil, tarım, sanayi ve enerji üretimi gibi alanlarda da vazgeçilmez olduğunu, su kaynaklarının turizmden gıda üretimine kadar pek çok sektörde ekonomik değer yarattığını ifade etti.

Herkesin Sorumluluk Alması Gerekiyor

Sürdürülebilir üretim ve tüketim anlayışıyla suyun korunması ve verimli kullanılmasının zorunlu olduğunu belirten Karaosmanoğlu, “Dünyada 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek için harekete geçmeliyiz.” dedi.

Dünyada 2,2 Milyar İnsan Güvenli Suya Erişemiyor

Kaynak: AA
içme suyu temiz suya erişim küresel su krizi