Balıkesir Merhaba Gazetesi

Balıkesir’de 15 Yıl Önce 10 Yaşında Katledilen Kuzenler Davasında Tutuklu Yargılama Kararı Çıktı

08 Haziran 2021 - 13:20

Savaştepeli Kuzenler Davasında Tutuklu Yargılama Kararı Çıktı

 

Balıkesir’in Savaştepe ilçesine bağlı Karacalar Kırsal Mahallesinde, 15 yıl önce öldürülen kuzenlerin davası sürüyor.

 

 

Ancak, dün görülmeye devam eden davada, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi ara karar verdi. Mahkeme ara kararda bu kez tutuklama müzakeresi çıkarttı. Ayrıca, davayı 22 Eylül 2021'e erteledi. Tutuklama kararı, öldürülen 10 yaşlarındaki Tuğçe Yıldırım ve Büşra Karabacak'ın ailelerinde sevinç yarattı.

10 yaşlarındaki Tuğçe Yıldırım ve Büşra Karabacak isimli kuzenlerin davası görülmeye devam etti. Ankara Üniversitesi’nden gelen raporu değerlendiren mahkeme heyeti sanıklar S.Y ile A.Y’nin tutuklu yargılanmaları için tutuklama müzakeresi çıkarılmasına karar verdi. Dava 22 Eylül 2021 tarihine ertelediler.

Eylül'de Karar Çıkma İhtimali Var

Savaştepe’nin Karacalar Kırsal Mahallesi’nde 21 Mart 2006 yılında okula gitmek için evden ayrılan cesetleri 44 gün sonra bulunan teyze kızları cinayetine ilişkin Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi ara karar verdi. Olayla ilgili oldukları düşünülen sanıklar S.Y ve A.Y’nin tutuklu yargılanmalarına karar veren mahkeme heyeti davayı Eylül ayına erteledi. Davada maktul Büşra Karabacak ve Tuğçe Yıldırım’ın ailelerinin avukatı İbrahim Erenci dava sonunda yaptığı açıklamada sanıkların tutuklu yargılanma kararını sevinçle karşıladıklarını söyledi. Erenci Eylül ayına ertelenen davada karar da çıkabileceğini belirterek sanıkların hak ettikleri cezayı alacaklarını söyledi.

Tuğçe Yıldırım ve Büşra Karabacak’ın anne ve babası da mahkemenin verdiği tutuklana kararı sonrasında gözyaşlarına hakim olamadı. Davada ailelere destek veren kadın dernekleri ve siyasi partilerin kadın kolları da verilen karar sonrasında sevinçlerini Adliye bahçesinde alkış yaparak gösterdi.

Avukat Erenci: “15,5 sene sonra tutuklu yargılanma kararına sevindik”

Kuzenlerin ailelerinin avukatı İbrahim Erenci dava sonrasında yaptığı açıklamada, “Bu durum acı yüklü bir serüven. 15,5 senedir aldığımız tutuklama kararına sevindik. Yani aslında bize göre çok daha önce verilmesi gereken bir karar iken yoğun çabamızla, ısrarımızla, sanıkların tespiti yönündeki soruşturma aşaması 9,5 sene sürdü ve bu 9,5 senenin 9 seneyi faili meçhul şekilde oldu ve biz karanlıkla sanıkları aradık. Ama süreç içinde harcadığımız çabanın sonuçlarını aldık, sanıkları tespit ettik. Sanıklar 40 güne yakın tutuklu kaldı. Ama sonra Adli Tıp yanlışta ısrar etti ve sanıkların serbest bırakılmasını sağlayacak rapor verdi” diye konuştu.

“Ankara Üniversitesi raporu tutuklu yargılama kararı getirdi”

Avukat İbrahim Erenci davada bugün verilen kararla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Bugün gelen rapor özetle şunu söylüyor: bu raporu biz talep etmedik. Bu rapor bizzat mahkeme tarafından Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderdiler. Ankara Adli Tıp Kurumu, “bizde adli genetikçi” yok dedi. Çünkü biz adli genetikçiden rapor alınmasını istemiştik. Adli Tıp Kurumu’nun daha önceki verdiği raporların altında 20-30’a yakın hekimin imzası var, ama bir tane adli genetikçi yoktu. Bugün gelen rapor şudur; Ankara Üniversitesi’ne gönderdiler. Ankara Üniversitesi’ndeki Adli Genetik Uzmanı Prof. Dr. Nergiz Cantürk verdiği raporda, “bu şahısların bu suçu işlemediği söylenemez, işlediği söylenebilir tezi üzerinden de gidilemez” dedi.

Raporda, “Çünkü bu tip durumlarda bu kadar yakın ihtimal varken 16’da 15 DNA profili uyumluyken bu aleyhe delil olma kabiliyeti yoktur artık bunun. Yani sanık lehine kullanılamaz, bu sanığın aleyhine kullanılabilir, kuvvetli delil olduğunun kabulü gerekir” diye altını çizerek koyu puntolarla raporunu yazmış ve yollamıştır. Bu rapor neticesinde mahkeme bugün S.Y’nin ve A.Y’nin tutuklanma amacıyla yakalanması yönünde karar verdi” ifadelerini kullandı.

Mahkeme Duruşmayı 22 Eylül’e erteledi”

Davanın bundan sonraki süreci hakkında da görüşlerini açıklayan Avukat İbrahim Erenci, “Davanın bundan sonraki seyriyle ilgili tabi ke sevineceğiz, tabi ki bunu kutlayacağız. Çünkü üzerinden 15,5 sene geçmiş ve bu mücadeleyi dava sonuçlandığında kitaplaştırmayı düşünüyorum. Ancak bundan sonra olayla ilgili iki de suç ortakları var. Onların da tutuklu yargılanması için müracaatlarımızı yapacağız. Bu sanıkların dışında bir sanık daha var. Ama onun DNA profili alınmadığı için kim olduğunu bilmiyoruz. Allah’ın izniyle bunu da bulacağız. Davanın bundan sonraki seyri S.Y ve A.Y için malum bir seyir olduğunu düşünüyorum. Ancak Y.E ve A.Ç ile ilgili mahkemenin vereceği kararı görmeden peşin söylemek istemiyorum. Şu anda sonucu görmedik, mahkeme kararı var. Yakalama kararına müteakip bu şahıslar tutuklu olarak hazır edilecekler, SEGBİS’le dinlenecekler, duruşma salonuna muhtemelen getirilmeyecekler. Bir sonraki duruşmamız 22 Eylül 2021 günü yapılacak” dedi.

Acılı aileler konuştu: “Çocukların canı kanı yerde kalmadı”

Mahkeme heyetinin sanıkların tutuklu yargılanmasına yönelik verdiği karar sonrasında Büşra Karabacak’ın annesi Hanife Karabacak, “Biz çok sevinciyiz, bu zamana kadar bu kararı bekliyorduk. Allah’ın izniyle sanıkların tutuklama kararları çıktı. İbrahim Ağabey’den Allah bin kere razı olsun. Bir tek bizi o duydu başka kimse duymadı, bizim acımızı o paylaştı” diye konuştu, Büşra Karabacak’ın babası Mustafa Karabacak da “Onların en kısa zamanda en ağır cezayı alıp sonuna kadar ömürlerini cezaevinde güneş yüzü görmeden ölünceye kadar cezalarını çeksin istiyorum. Çocukların canı, kanı yerde kalmadı. Yavrularımız mezarlarında rahat uyusun” dediler.

Ne Olmuştu?

Savaştepe ilçesi, kırsal Karacalar Mahallesi'nde oturan Büşra Karabacak ile Tuğçe Yıldırım 21 Mart 2006'da okula giderken kaybolmuştu. Polis ve Jandarma ekipleri, kayboldukları tarihten 44 gün sonra Büşra Karabacak ve Tuğçe Yıldırım'ın cesetlerini Çamurlu Mahallesi yakınlarındaki bir menfezde poşete sarılı olarak bulmuş ve yakınları da teşhis etmişti.

Karabacak ile Yıldırım'ı öldürdükleri şüphesiyle 11 yıl aradan sonra S.Y, A.Y, Y.E, A.Ç. İzmir'de 8 Eylül 2017'de gözaltına alınmış, şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmış, 21 Ekim 2017'de çocukların tırnak arasından alınan DNA örneklerinin uyuşmaması üzerine tahliye edilmişti.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.