Balıkesir Merhaba Gazetesi

Sen Ağa Ben Ağa Bu Koyunları Kim Sağa?

Sen Ağa Ben Ağa Bu Koyunları Kim Sağa?
Prof. Dr. İbrahim Aydın
Prof. Dr. İbrahim Aydın( ibrahimaydin@gazetemerhaba.com )
13 Şubat 2020 - 7:55

Televizyonlarımızdaki çoğu dizide şöyle bir konu işlenir. Bir konak vardır ve üst katlarında zenginler alt katlarında ise hizmetçiler sınıfı yaşar. Üst kattakiler kaynağı belli olmayan lüks bir hayat sürerken, alt katta yaşayan hizmetçi grubu ise ekonomik zorluklar içerisindedir. Seyredenlerin tamamı herhalde kendini konağın zengin kısmı yerine koyar, hizmetli, şoför veya kahya yerine koyacak değil ya!!!

Ama tabikii gerçek hayat böyle değil. Çok farklı meslekler, çok farklı hikayeler, çok farklı renkler var. Sonra her zengin olan, makam sahibi olan mutlu diye bir genelleme de doğru değil. Hayatta herkesin sınavı farklı.

Ancak şu da bir gerçek ki herkes elit, zengin ve güçlü olmak istiyor. Böyle bir dünya da maalesef yok. Geçen hafta Milli Eğitim Bakanımız Prof Dr Ziya Selçuk, herkesin üniversite mezunu olması gerekmediğini ifade etmek için “Sen ağa ben ağa, bu koyunları kim sağa?” ifadesini kullandı.. Tabi birileri hemen saldırıya geçti.

Ben de sayın bakana katılılıyorum. İhtiyaç olsun olmasın, örgün veya açık öğretimle üniversite mezun sayısını arttırmakla gençlere iyilik yapmıyoruz. Onları 30-35’li yaşlara kadar gereksiz eğititim aşamalarında bekletiyor, mutsuz bir insan kitlesinin ortaya çıkmasına neden oluyoruz. Beklentilerini yukarı çekip, sonra karşılığında hiçbir mesleği olmayan üniversite mezunu ve vasıfsız insan yığınları ortaya çıkıyor.

Artık değerli, mutlu ve başarılı olmanın sadece ve sadece akademik başarıdan geçtiği inanıcını yıkmamız lazım. Akademik başarılı kimseler değerli, diğerleri değersiz ve başarısız duygusunun ne kadar yanlış olduğunu kavramamız gerekiyor. Toplumun her bireyi değerlidir, bunu kafamıza mıh gibi çakmalıyız.

Toplumları insan vücudu gibi düşünmeliyiz. Vücut; beyin, kalp, ciğer, böbrek, göz, saç, sakal, kirpik, kaş, kıl, tırnak gibi uzuvlardan oluşur. Bunlardan biri olmazsa vücut mutlaka yokluğunu hisseder. Hepsi tam olursa ve bir ahenk içinde çalışırsa vücut sağlıklı olur.

Bu milletin çiftçiye, çobana, işçiye, memura, amire, aşçıya, sıvacıya, ayakkabı boyacısına, terziye, tezgahtara, duvar ustasına kadar her meslek erbabına ihtiyacı var. Bunlar hayatın olmazsa olmazları. Günümüzde yeni mezun bir öğretmen 4 bin civarında maaş alırken, 5-6 bin liraya çoban bulunamıyor.

Kimisi ineği güdecek, kimisi sağacak, kimisi veterinerliğini yapacak, kimisi etini sütünü işleyecek, kimisi pazarlamasını yapacak, kimisi de tüketecek. Bu zincirde bir halka eksik olursa olmaz.

Onun için sözün özü “Ne sen ağa, ne ben ağa, herkes işini en iyi şekilde yapa!!” Yoksa çevremiz bol bol KÜTÜKTEN geçilmez.

Kalın sağlıcakla….

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.