Balıkesir Merhaba Gazetesi

Sıvı Altın

Sıvı Altın
Prof. Dr. Fatih Satıl( fsatil@gmail.com )
07 Aralık 2020 - 7:46

Sıvı Altın

Sıvı altın da olur muymuş demeyin! Bal gibi olur. Hatta hemen hemen herkesin mutfağında da var bu.

Sevgili dostlar zeytin ağacının en önemli ürünü olan zeytinyağı “Sıvı Altın” olarak bilinir. Zeytinin o eşsiz meyvesinden çıkarılan yağ önce gecelerimizi aydınlattı. Mabetlerimizi kutsadı, ruhumuzu rahatlattı. Sonra o yağla saçlarımızı, cildimizi güzelleştirdik. Vücudumuzu ovduk ve temizledik. Ve nihayet mutfağımıza baş tacı ettik. Şimdi ise şifa kaynağı olduğunu keşfettik. İşte tüm bu özellikleri ile de Sıvı Altın unvanını hak ediyor.

Zeytinyağını diğer bitkisel yağlardan ayıran en önemli iki özelliği; meyveden elde edilmesi ve hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmaksızın tamamen fiziksel işlemlerle mekanik olarak elde edilip, doğal haliyle tüketilebilir niteliklere sahip olmasıdır.

Son günlerin gündemdeki konusu olan zeytin yaprağı gibi zeytin meyvesi ve yağı da oldukça şifalı özelliklere sahip. İçeriğinde çok sayıda antioksidan, mikrop öldürücü ve mantar yok edici doğal madde bulunmaktadır. Bu doğal maddeler, zeytin ağacını dış zararlardan koruyup ömrünü uzatıyor. Ömrü bu denli uzun olan bir bitkinin başka ömürlere de ömür katması sürpriz olmamalı!

Kendine has lezzeti ve sağlık üzerine birçok olumlu etkisinin olması bizlerin dikkatini çekmektedir. Diğer bitkisel yağların birçoğuna oranla, yüksek miktarda fenolik bileşen içermesi ve dolayısıyla antioksidan özellik göstermesi, zeytinyağını tercih edilebilir kılmaktadır. Kalori değeri ve sindirilebilirdik derecesi yüksek, esansiyel yağ asitlerinin kaynağı ve içeriğindeki A, D, E ve K vitaminleri ve antioksidan özelliği ile sanki küçük bir eczane.

Zeytinyağının diğer sıvı yağlardan bir farkı da kötü kolesterolü (LDL) azaltıcı özelliği ile iyi kolesterolü (HDL) yükselterek kalp-damar hastalıklarında da koruyucu etkiye sahip olmasıdır.

Zeytinyağı yüksek miktarda antioksidan maddeye ek olarak “omega 3” ve “squalene” (skualen) içeriyor. Bu maddeler hücre yenileyici ve tamir edici özelliğe sahip. Bebeklerde ve küçük yaşlarda insan vücudunda yüksek oranda skualen üretilirken ileri yaşlarda bu oran azalır. İşte bu nedenle cildimizde hem kırışıklıklar hem de vücutta direnç kaybı oluşur. İşte zeytin bu maddeyle dolu. Akdeniz halkı tarafından bir “cilt doktoru” gibi kullanılan zeytinyağı ile zeytin özleri, hatta skualen özü, çok sayıda serumun dışında kişisel bakım kreminin de ana maddesi durumunda.

Aşı çalışmalarının hız kazandığı şu günlerde ilginç bir bilgi daha paylaşmak isterim. Çevreciler, Almanya’nın 2009’da domuz gribine karşı köpekbalığından elde edilen skualan maddesiyle aşı geliştirdiğini korona virüsüne karşı da aynı şekilde aşı geliştirilmeye çalışıldığını duyurdu. Bunun için 500 bin köpekbalığının öldürüleceğini söyleyen çevreci örgütler, “Bunun yerine bitkisel skualen” kullanılmasını önerdi. İlginçtir, bitkisel skualen ise en çok zeytin ve zeytinyağında bulunuyor.

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hakk’ın nimetler içinde özellikle incir ve zeytinin üzerine yemin ederek bizlerin dikkatini çekmesinin bir hikmeti de bu iki meyvenin çok bereketli, şifalı ve besleyici özellikte olması.

Bu vesileyle siz okuyucularıma; “Zeytin ağacı kadar uzun ömürlü, zeytin kadar bereketli, zeytinyağı kadar sağlıklı bir ömür dilerim.”

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.