Balıkesir Merhaba Gazetesi

Tiyatronun Topluma Ne Faydası Var?

Tiyatronun Topluma Ne Faydası Var?
17 Aralık 2014 - 0:02

Genel

Tiyatro ile amatör ya da profesyonel ilgilenmek isteyen tiyatro sevdasına düşmüş sevgili sanatsever arkadaşlarım,  büyüklerim, küçüklerim… Tiyatro nedir? En yaygın insani düşünce ile anlatmak gerekirse; tiyatro insanı,insana,insanla,insanca anlatma sanatı değil midir?

Bu sanatı anlatırken insanlar kendi aralarında gizemli ve büyülü bir alışveriş yaparlar. Bu öyle farklı bir alışveriş ki; aynı oyun aynı oyuncularla aynı seyirciye oynansa bile,her sergileniş farklı tepkiler alarak,farklı oyun çıkmasına neden olur. Bu özelliği başka hiçbir sanat dalında göremezsiniz.İşte bu dolaysız etkileşim tiyatroyu hem oyuncu,hem de seyirci için büyülü kılar. Bir kez sahne tozu yutuldu mu artık vazgeçilmez olması bu sebeptendir.Tiyatronun ne kadar güçlü olduğuna başka bir örnek verecek olursam;tarihte halkı yönetirken tiyatroya büyük işlevler yükleyen hatta aldıkları kararları tiyatro yoluyla halka benimsettiren hükümdarlara bile rastlanmış olduğunu söyleyebilirim. İşte bu yüzden tiyatroya,karşı bir anlayış var.İşte bu yüzden okullarda tiyatro oynanmasını yasaklamaya çalışıyorlar…

Tiyatronun topluma bu denli faydası var tamam da,tiyatro yapana ne faydası var? Bakın ne faydası var…

Öncelikle tiyatro ile ilgilenen kişiler hem olumsuz alışkanlıklardan ve sağlıksız ortamlardan uzaklaşırlar;hem de kişilikleri gelişerek,kendilerine olan güvenleri artar.Tiyatro ile çevresini,dünyayı daha iyi algılar ve daha duyarlı bireyler olarak topluma katılırlar.Paylaşımı,saygıyı,farklı dünyaları,evrensel doğruları ve bunun yanında birey olarak kendini anlamayı ve anlatabilmeyi öğrenirler.Toplum içinde sorumluluk alıp vatanına ve milletine daha faydalı bireyler olurlar ki bu şuan günümüzde belki de en çok ihtiyacımız olan şey.Sorumluluk almak!…Sanat aracılığıyla “iyi-güzel-doğru” ile tanışıp, ilgi alanlarının ve yeteneklerinin farkına varırlar.Böylece,gelecekteki sanatçıların ilk temelleri atılmış olur.Araştırmacı bireyler olarak sıradanlık ötesine geçerler.Yaptıkları sanat çalışmalarıyla kültürün gelişmesi ve yaygın olarak kitlelere ulaştırılmasına aracılık ederler.Daha birçok şey ekleyebiliriz bu yazdıklarıma…Bakın daha yazımın başında olmama rağmen tiyatronun hem topluma hem de bir tiyatro sevdalısına karşılıklı olarak faydalarını görebiliyor musunuz? Diktatör bir rejim uygulamak isteniyorsa bir halka;aman oradan sanatı,özellikle de tiyatroyu uzak tutun.

Toplum üzerinde bu denli büyük bir gücü olan tiyatro mesleği başkalarının aksine çok ciddiye alınması gereken,çok büyük sorumluluklar isteyen, ve hakkı ile yapılması gereken bir sanat dalıdır.Bu yüzden tiyatroyu meslek olarak seçmek isteyen arkadaşlarım bu sorumluluğun bilincinde olsunlar.Tabiki anneler babalar da bu mesleğe benim çocuğumun dersleri kötü,bari tiyatrocu olsun mantığı ile bakmasınlar. Tiyatro “bari” denerek yapılacak bir meslek hiçbir zaman olmadı,olamaz. Bir öğrencinin,bir memurun,bir işçinin,bir meslek sahibinin “tiyatrocu” olması ne demek? Bir tiyatrocunun aynı zamanda bir “cerrah” olması ne demekse o!…Profesyonel bir tiyatrocu,bir beyin ameliyatı gerçekleştirmek isterse,neleri göze alması gerekir? Bir cerrahın ya da bir başkasının tiyatrocu olmak istediğinde göze alması gerekenleri sadece. Amatör tiyatrocular da,tiyatrocu olmak zorundadırlar!.. Yani tiyatro ile uğraşan kim olursa olsun elindeki gücün farkında olup ona hak ettiği değeri vermelidir ve layığıyla yapmalıdır.

Dostlar,arkadaşlar,ağabeylerim,kardeşlerim bir tiyatro oyunu sahneleme üretiminde yer almak; size kendiniz,insanlar ve yaşam konusunda çok şey kazandıracaktır.Bunu asla unutmayın!..

Ülkemizde sanatın değeri tartışılır oldu.Aslında bunu büyükşehirlerde sanat ve Anadolu’da sanat diye ayırmakta fayda var. Bakın İstanbul’da sanata biçilen değerlere…

Geçen hafta Türkiye’nin önde gelen koleksiyoncuları ve iş dünyasından 500’ü aşkın sanat meraklısının katılımıyla İstanbul’da bir müzayede düzenlendi.Bu  müzayede de, klasik Türk resmi ve Osmanlı eserleri açık arttırmaya sunuluyor. Müzayede de 2 milyon 460 bin liraya İbrahim Çallı’nın 1913 tarihli “Avluda oturanlar” isimli eseri en yüksek fiyata satılıyor.Fiyat dudak uçuklatacak cinsten… Dahası da var size müzayede de satılan bazı eserlerin fiyatlarından örnekler vermek istiyorum…

Açık artırmada Sami Yetik’in “Şakayıklar” 757 bin, Halil Paşa’nın “Nil’de Bahar” 630 bin, Şevket Dağ’ın “Natürmort” 600 bin, Şeker Ahmet Paşa’nın “Ayvalı Natürmort” 550 bin, Fausto Zonaro’nun “Galata Limanı” 440 bin, Nazmi Ziya’nın “Göksu” 330 bin, İbrahim Çallı’nın “Manolyalar” 280 bin, Nazmi Ziya’nın “Mavnalar” 280 bin, İbrahim Çallı’nın “Manolyalar” eseri 215 bin liradan alıcı bulurken, Halil Paşa’nın “Sahil” konulu tuvali 500 bin, Hattat Yedikuleli’nin Hilye-i Şerife eseri 310 bin liraya satılmış.

Tabiki bu paraları herkesin vermesini beklemek çok hayalcilik olur. Ama merak ettim… Bizde büyükşehir olduk ya şimdi;Balıkesir’de böyle bir açık arttırma olsa en yüksek fiyata gidecek sanat eserinin rakamı ne olurdu acaba?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.