Balıkesir Merhaba Gazetesi

Ülke Sensiz Çok Yalnız Reis

Ülke Sensiz Çok Yalnız Reis
Fırat Demir( delidoliyazilar@gazetemerhaba.com )
26 Mart 2023 - 1:06

İnsanın dedesi yatalaktır, acı çekiyordur…

Ninesi, beli iki büklüm olmuş, belki adını hatırlamıyordur…

Göçüp gittiklerinde o hallerine rağmen “kurtuldu” demez kimse… Özler…

Hatıralar gözlerinde dolaştığında, burun direğinde bir garip sızı beliriverir. Gözler doluverir…

Anayı, babayı, evladı, evdeşi, kardeşi saymıyorum bile.

Hastaymışlar, huysuzmuşlar hatta suçluymuşlar… Ailesini ilgilendirmez…

Allah sıralı ölüm versin…

***

Ya aile dışından birisi ebediyete irtihal ettiğinde içi-dışı yanar kavrulur mu insanın?

Sonsuzluk kervanına katılıp göç eylediğinde bu kadar acı çeker mi?

Yıllarca türbedar gibi gece-gündüz demeden kabir başında dilinde dua gözünde yaş ile ayrılamayasıya durabilir mi?

Bir yer tarifinde “Mezarının yanı” diyecekken, “mezar” kelimesinde boğulur, o soğuk kelime gırtlağına bir ilmek gibi dolanır mı?

Evet… Hepsinin cevabı “evet”…

Bilal-i Habeşi (r.a.), Allah Rasulü (s.a.v.) irtihal ettikten sonra yeri-yurdu terketmiş, yıllarca dönmemiş mesela… O’nun (s.a.v.) mübarek ayaklarını bastığı yerlere yüzünü sürmek için yıllarca diyar diyar dolaşmış. Acısının derinliğini çeken kadar olmasa da bilirmiş herkes… Bastıramadığı yasının şahidiymişler. O sebeple belki yıllar yıllar sonra Mekke semalarında Bilal’in (r.a.) sesi yankılandığında, sahabeler, “Efendimiz (s.a.v.) geri geldi” diye fırlamışlar yataklarından!..

***

Ben de yaşadım benzer bir his.

Ancak yukarıda yazdığım “Aile dışından olunmasına rağmen derin acı çekilebilir” manasında bir teşbihti sadece. Yoksa kendimi Habeşli köle Bilal’e, yasını tuttuğum zatı da Efendimiz’e (s.a.v.)  benzetmekten hicâb ederim, haya ederim… Hâşâ…

***

Yıllarım geçti şehit Başkanım Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanında. Gençliğimin tamamı neredeyse.

İnanır mısınız, hayatımın en güzel yıllarının hayatımda tanıdığım en güzel insan olan Koca Reisimin yanında yaşadıklarım olduğuna?

Öyleydi…

Her açıdan özel bir adamdı… Emsâl-i bîmisâldi… Şâhidim…

Siyaset sahnesine bakınca ister istemez içimden gülmem bundan belki de…

***

Şehadetinin sene-i devriyesi geldiği için hatırlamadım elbette. Bütün ülke onu çok özlüyor. Yeri çok başkaydı ve gitti gideli dolmadı.

Dolmayacak mı?

Elbette dolacak!.. Bu ülkenin has evlatları nadir gelir, iz bırakır, gider ama yenilerine yer açmak için. Ona kapalı devlet imkanlarının, televizyon ekranlarının, gazete sayfalarının kimlere, neden açıldığını biliyoruz.

O benim dostumdu, ağabeyimdi, başkanımdı, reisimdi, genel başkanımdı. Çok şükür…

O benim “seni layık olduğun yere getiremedik” diye ağlayarak utanç duyduğumdu.

Acısı bitmiyor. Tek tesellim fermanının vatan hainlerince verilmesi, yatacak yeri olmayanlarca şehid edilmesi, o makama ulaşması. Onlar da açığa çıkar elbet, Allah büyük. Ölmeden görmek duasıyla.

***

O acı günlerde şöyle yazmışım… 14 yıl önce… Paylaşayım:

***

ŞEHİDE AĞIT

 

Yere batsın o dağlar yere batsın o belde!

Nasıl kıydı bir güle karlar ile soldurdu…

Artık kaybettik seni, bir şey kalmadı elde

Sen bizi taşısaydın daha güzel olurdu…

 

Takdire boynum eğik sözlerim isyan değil

Sensiz dünya öyle mi, hâlâ alışamadım

Belli etmedim ama mâdem gittin artık bil

Yâdında yıllar yılı şimdiden çok ağladım.

 

Kaydın ellerimizden gökteki yıldız gibi

Şimdi her yan karanlık bizi bıraktın naçar

Yüreğin soğudukça zirvelerde buz gibi

Gönlümdeki alevler fasıla vermez yanar…

 

Kıymetini bilecek karşılayan melekler

Dünyanın inadına edecekler baş tâcı

Artık tüm kardeşlerin vuslat gününü bekler

Lakin nefes aldıkça geçmeyecek bu acı…

 

Bir ağıt halindeyim, kaynıyor geliyor yaş

Ve sonra birer birer toprağına düşüyor

Senden öğrendi âlem, nasıl dik tutulur baş

Bedenler ateşlerde nâr içinde üşüyor…

 

Güvercinin hüznünü taşıyan kartaldın sen

Uçmağa vardın ama her yürekte kabrin var

Yükünü daha fazla çekmesin diye beden

Rabbim öyle aldı ki tanıdı cümle ağyar…

 

Bize düşen yolunda yürümek eğilmeden

Ki hep titreyen kalbin artık rahata ersin

Herkes muhasebede sana haksızlık eden

Bu iç hesaplaşmalar kârlı biter mi dersin?

 

Ömrün ne güzel ömür kabrin ne güzel kabir

Kimseye kısmet olmaz böylesi büyük vedâ

Elbette O’dur Baki, elbette yalnız O bir!

Şehidim duam o ki kısa sürsün elvedâ…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.