Balıkesir Merhaba Gazetesi

YALNIZLAŞTIRMAK

YALNIZLAŞTIRMAK
09 Ekim 2014 - 0:04

Genel

SAİT

 

Yalnızlık insanın rahat şekilde kendi kendinin iç âlemini dinlemesidir. Yaptıklarını, yaşadıklarını, doğrularını, eğrilerini, sevaplarını, günahlarını başkalarının etkisinde kalmadan kendi kendine bulabilmesidir. Çünkü yalnız kişinin muhatabı yoktur. Muhatabı kendi vicdanı olduğundan, vicdanı ile aklının baş başa kalabilmesidir. Bazı dostlar, şahsımı da içine katarak “falan kişi veya kişilerle konuşmayın. Onlar insanın kafasını karıştırır. Onlar tehlikelidir. Yeni fikirler bulup, çevresindeki beyinlere yerleştirirler” diye telkin ve tavsiyelerde bulunuyorlarmış. Böyle konuşanların arkadaşı devamlı şeytandır, arkadaşlıkları da şeytancadır. Bu eski dolma tüfeklere ne doldurursan onu patlarlar. Eski tüfeklerin hepsinin markası ayni. Fakat, beyin demirlerinin kimi Fransız, kimi alman, kimi Amerikan, kimi İtalyan, kimi İngiliz. Londra’dan BARONLARI hangi tip gaz doldurursa buralardaki piyonları o gazı salıyorlar. Bu oyunları halka anlatan bizim gibileri de yalnızlaştıracaklarmış. “Onları yalnız bırakın ki yalnızlaşsınlar, konuşacak kişi bulamasınlar” diye, güya akıllılık taslıyorlarmış. Ah kişiler yalnızlaşabilse ve yalnızlaşma ile kendini dinleyebilse. O zavallılar şunu bilmeliler ki; ÖĞRENME, canlılarla konuşma veya konuşulanı dinleme ile sağlanır. Fakat DAHİ olmanın okulu yalnızlıktır. İnsanlık tarihinin bilim, ilim ve ruh âlemine hitap ederek iz bırakanlar, yalnız kalma ile başarılara imza atmışlardır. Hiç birinin hedefinde ve hayatında ideolojik bir olgu yoktur amma, insanlığa yaptıkları hizmetlerle, değişik ideolojiler, kişiliklerini ve hizmetlerini sahiplenmişlerdir. İşte tarihten birkaç örnek.

Edison, evinin zemin katında yıllarca deneyler yapıp yalnızlaşarak başarıya ulaşmıştır. Galile çok çirkin ve lafazan hanımının dırdırından bıktığı için mahzende yıllarca yalnız çalışmıştır. Galile’nin meşhur lafını hatırlayalım. Ahmet Yesevi gibi muhterem bir zat, yer altına yaptığı okuldan, yeryüzüne hiç çıkmadan yıllarca YALNIZ çalışmış ve ilmini bütün dünyaya yaymıştır. Yunus emre toplum içine hiç girmeden, dağdan dergâha odun taşıyarak ömrünü tamamlamıştır. Toptuk Emre, İbni Sina, Pir Sultan Abdal, Mevlana, hep YALNIZLAŞARAK ilim yolunu bulmuşlardır. Siz dostlarım, kişileri yalnız bırakarak “bak konuşacak arkadaşı yok deyip” nefsinizdeki şeytani duyguları tatmin etmeye çalışır iken muhatap kişiye iyiliklerin en büyüğünü yaptığınızın farkına varın. Gönlünüzdeki ve önünüzdeki şeytan sizi iyi yerlere götürmez.

Başkalarına zulmetmeye çalışmak fitnenin başlangıcıdır. Fikirleri ve söylemleri ile dünyada iz bırakmış kişilerin icraatlarından bir örnek daha sunalım. Dünyaca ünlü, Bernart (Bernart Shav,) ilk kez üç gün sahnelenecek oyunun galasına, Çorçil’ide (Churchil) davet ediyor amma davetiyeye bir de pusula iliştiriyor. “size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu da alıp gelebilirsiniz. Tabi dostunuz varsa.” Churchil hemen cevap veriyor. “Başka bir yere söz verdiğim için oyununuzun ancak ikinci gecesine gelebileceğim. Tabiî ki oyununuz ikinci geceye kalırsa.”

Siyonist zihniyetlerin, Londra, Nevyork, ve Telavivde aldıkları baronların kararları ile önce ülkeleri yalnızlaştırma, hükümetleri yalnızlaştırma, devlet kademelerindeki iş yapan bürokrasiyi yalnızlaştırma ve en sonda vatanseverleri yalnızlaştırma uygulamaları,  Osmanlının çöküş döneminden beri hep uygulana geldi. Bu SİYONİST güçlerin hareketleri, sadece bu güne mahsus değil, iki asırdan beri sahnede ve daha yeni taktiklerle, ülkeleri kargaşaya sürüklemeye devam edeceklerdir. Ne kadar çıkarcı, vurguncu, hortumcu, madde ve makamcı şer güç varsa, birleşerek saldıracaklardır. Büyük belaları, büyük mücadeleyle atlatabilmek, büyümenin ve ülkeyi büyültmenin vazgeçilmez kuralıdır. Dış ülkelerden başlayan, bu Siyonist anlayışların dalgalar halinde tabana kadar yayılmasına kapılmadan, gelişimleri sabırla izleyelim. Olayları, aklımızı, hislerimize satmadan değerlendirelim.

Aklını hislerine ve ideolojisine satanlar, hislerin emrettiği çirkin duyguların içinde boğulurlar. Bölgemizdeki iş yapanları karalama yaparak, YALNIZLIĞA sürüklemeye çalışmak, yeni büyük hizmetlerin geleceğinin işaretidir. Okuyucularımıza hatırlatırım, Her ŞER hayra dönebilir, her HAYIRIN içinde, bir şerrin saklı olabileceğini idrak edelim. Siyonist yıkıcı düşüncelere alet olmayalım. Beynin, bedenin, arzuların ve ideolojilerin istekleri ile, YARADANIN istekleri arasında sıkışıp kalmış kişilerin, YALNIZLIK okulunda bir zaman kalarak dinlenmeleri ve yalnızlaşarak kendilerini dinlemeleri, insanlığa yönelişin ilk adımı olacaktır. Şu hususu vurgulayarak sözlerimizi bitirelim. SİYASETİN gücü ile, SİYASETÇİNİN dürüstlüğü, ideolojinin kararlılığı, bürokrasinin çalışkanlığı ve toplumun desteği birleşir ise büyük başarılara ulaşmak kolaylaşır. Düşünceleri ve kalpleri kirli kişilerin, olumlu düşüncelere ulaşması YALNIZLAŞIP iç âlemini sorgulayarak sağlanır. Zaman zaman yalnızlaşarak kendimizi ve iç âlemimizi tanımalıyız. Bazıları başkalarının hayatı ile uğraşmaktan, kendi perişan hayatlarına şekil vermeye zaman bulamıyorlar.

Bizi de yalnızlaştırıp susturmak isteyenlere hatırlatırım. Dilim sussa, beynim susmaz. Kelam sussa, kalem susmaz. Kalem sussa, kalbim susmaz. Kalbim sussa, kanım susmaz. Çünkü haksızlık ve FİTNE karşısında susanlar dilsiz şeytandır. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.