Hz. Eyüp as
Bismillahirrahmanirrahim
“Eyyûb’u da an! Hani rabbine, “Başıma bu dert geldi. Ama sen merhametlilerin en üstünüsün” diye niyaz etmişti.” Enbiya,83
“Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için anılacak bir örnek olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik; ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.”Enbiya,84
“Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için anılacak bir örnek olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik; ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.”Sad,41
“Ayağını yere vur (dedik), işte yıkanılacak ve içilecek serin bir su!”Sad,42
“Tarafımızdan bir rahmet ve akıl iz‘an sahipleri için de anılacak bir örnek olmak üzere ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha bağışladık.” Sad,43
“(Bir yemini vardı.) “Eline bir demet bitki sapı alıp onunla vur ve böylece yeminini yerine getirmiş ol” (dedik). Gerçekten biz onu sıkıntılara dayanıklı bulduk. O ne güzel bir kuldu! Yönü hep Allah’a dönüktü.”Sad,44
Hz. Eyüp as hastalığının en şiddetli günlerini yaşıyordu.
Hanımı Rahîme Hâtun,
“Sen bir peygambersin! Allâh Teâlâ’dan sıhhat ve âfiyet istesen de bu dertlerden kurtulsan!” dedi.
Hz. Eyyûb as“Sıhhat ve âfiyetle geçen günlerimiz ne kadardı?” diye sordu.
Rahîme Hâtun, “Seksen yıl idi.” dedi.
Bunun üzerine Hz.Eyyûb as,
“Ey Rahîme! Cenâb-ı Hak bana seksen sene sıhhatli bir ömür ihsân etti. Hastalık müddetim sıhhatle geçen ömrüme nazaran çok az. Hâl böyleyken Cenâb-ı Mevlâ’ya hâlimi şikâyet etmekten hayâ ederim. Allâh Teâlâ, bizlere nîmetler verirken (râzı oluyoruz da), O’ndan gelen belâlara niçin sabretmeyeyim? Ben Rabbimden râzıyım!” dedi.
Hz. Eyyûb as’ın bu tavrı, rızânın en güzel misâlini sergiler. Hz. Eyyûb as, bütün musîbet ve sıkıntılarına rağmen, hâlinden şikâyetçi duruma düşmemek ve takdîre rızâda kusur göstermemek için, hastalığını Cenâb-ı Hakk’a arz etmekten, kendisi için sıhhat ve âfiyet dilemekten bile çekinmiştir, denilir. Nihâyet zevcesinin ısrarları karşısında sâdece:
“…(Rabbim!) Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin!..” (Enbiyâ, 83) diye niyazda bulunmuştur.
Bu duâ üzerine Hz. Allâh cc, kullukta dâim olanlara bir rahmet hâtırası olmak üzere onun derdini gidermiş, hastalığına şifâ vermiş ve kendisine yeniden mal ve evlâtlar lutfetmiştir. Cenâb-ı Hak sabır, şükür ve hâle rızâ makâmında zirveleşen Hz. Eyyûb as için: “…O ne güzel kuldu!..” (Sâd, 44) iltifâtında bulunmuştur.
Rabbimiz bizlere ve tüm inananlara Hz. Eyüp as’ın sabrını ve ahlakını nasip eylesin...