Mevlana ve Hacı Bektaşi Veli
Bismillahirrahmanirrahim
“A‘râf ehli, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: “Ne topladığınız güç ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size bir yarar sağladı.”Araf,48
“Allah’ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” (Cennet ehline de şöyle derler:) “Girin cennete; artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz.” Araf,49
Adamın biri haram yoldan para kazanır ve bir inek satın alır. Daha sonra çok pişman olur ve bunu iyi bir şeye çevirmek için ineği bağışlamak ister. Düşünür ve ineği Hacı Bektaşi Veli’nin dergâhına bağışlamaya karar verir. Dergâhlar o zamanlar aş evi şeklinde de kullanılan yerlerdir.
Adam Hacı Bektaşi Veli’nin dergâhına gider ve olanları anlatır. İneği dergâha bağışlamak istediğini söyler.
Hacı Bektaşi Veli helal olmadığını söyleyerek kurbanı kabul etmez.
Bunu duyan adam ineğini alır ve Mevlevi dergâhına gider. Aynı şeyleri Mevlana’ya da anlatır. Mevlana ise büyük bir hoşgörü ile ineği kabul eder. Adam durumu Hacı Bektaşi Veli’ye de anlattığını. Fakat onun ineği kabul etmediğini söyler.
Bunun üzerine Mevlana şöyle yanıt verir.
“Biz Karga isek Hacı Bektaşi Veli Şahin’dir. Bizim konduğumuz leşe o konmaz. Bu nedenle de biz bu hediyeyi kabul etsek de o kabul etmez.”
Adam bunun üzerine tekrar Hacı Bektaşi Veli’nin dergâhına gider. Durumu anlatır. Kendisinin kabul etmediği ineği Mevlana’nın kabul ettiğini söyler.
Hacı Bektaşi Veli ise şöyle cevap verir:
“Bizim gönlümüz su birikintisi iken Mevlana’nın ki bir okyanustur. Bu sebeple bir damla ile bizim gönlümüz kirlenir fakat onun gönlü kirlenmez. Bu sebeple Mevlana senin hediyeni kabul etti der”.
Rabbimiz bizlere ve tüm inananlara engin gönüllü olmayı nasip eylesin....