Haccı anlamak
İnsanlığın İslam’la müşerref olduğu yıllardan itibaren milyonlarca Müslüman, Yüce Allah'ın emrine ve davetine uyarak, büyük bir coşku ve heyecanla hac ibadetini yapmak için Mekke ve Medine’ye gitmeye başlamışlardır. Bilindiği gibi hac, dünyanın dört bir yanından koşup gelen her ırk, renk ve dilden Müslümanı bir araya getiren çok özel bir ibadettir.
Hac; imkânı olan her Müslümanın, yılın belirli zamanlarında (Zilhicce ayı) Kâbe, Arafat, Müzdelife ve Mina'yı ziyaret edip gerekli dini vecibeleri (ihram, vakfe, tavaf) yerine getirerek yaptığı kapsamlı, beden ve mal ile ifa edilen farz bir ibadettir.
Bir yönüyle hac, kullukta zirveyi temsil eder, yani o bir kemaldir. En geniş kapsamlı bir ameldir. Hac ibadeti, şartlarını taşıyanlar için ömürde bir kere yerine getirilmesi gerekli ve yeterli olan bir farzdır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır: “Bir yol bulup güç yetirenlerin Kâbe'yi haccetmesi Allah'ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır.” (Âl-i İmran, 3/97) Adını bu ibadetten alan Hac suresinin 27. ayetinde ise Hz. İbrahim (a.s.)'e hitaben şöyle buyrulur: “ İnsanlar arasında haccı ilan et ki gerek yaya olarak ve gerekse uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.”
Peygamber efendimizde şöyle buyurmuştur: “Ey Müslümanlar! Size hac farz kılınmıştır. O halde hac yapınız.” Hz. Peygamber (s.a.s)'e; “Hangi amel daha faziletlidir?” diye soruldu. Efendimiz (s.a.s.):”Allah'a ve Resulüne imandır” buyurdu. “Sonra hangisi?” denildi. “Allah yolunda cihat etmek" karşılığını verdi.” Daha Sonra hangisidir? diye sorulunca da, “Allah katında mebrûr (kabul edilmiş) olan hacdır” buyurdular.
Hac, maddî ve manevî pek çok fedakârlık gerektiren zor ve meşakkatli bir ibadettir. Müslümanın zorluklar karşısında gösterdiği sabrın ve yaptığı fedakârlıklara karşılık kazancı da pek büyüktür. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Kötü söz söylemeden ve büyük günah işlemeden hacceden kimse, annesinden doğduğu gündeki gibi günahsız olarak (evine) döner.”, başka bir hadis-i şerifte de “Mebrûr (kabul edilmiş haccın karşılığı ancak cennettir.”
Hac, Müslümanlar açısından, hayatının en önemli değişim, gelişim ve belki de dönüşüm duraklarından biridir. Hacda arzu edilen ruhî yenilenmeyi sağlayabilmek için kişi, içindeki her türlü manevî kir ve pası, ruhuna yük teşkil eden bütün ağırlıkları söküp atmalıdır. Tüm dünyalık kaygıları bir tarafa bırakıp tam anlamıyla ruhunu arındırmaya yoğunlaşmalıdır.
Hac yapmaktaki temel hedeflerden biri, İslâm’ın neşet ettiği kutsal mekanlardan ibretler, dersler alarak hayatına yeni bir yön verebilmektir. Hacdan elde edilen kazanımların sürdürülebilmesi için bu güzelliklerin korunmasına büyük özen göstermek gerekir. Hacı olmak için kişi, manevî hayatını olumsuz etkileyen her şeyi bırakmak ve bir daha bunlara dönmemek kararlılığı ile yola çıkmalıdır. Dolayısıyla hacı olmak pek kolay değildir. Fakat asıl önemli olan, hacı olduktan sonra kazanılan bu güzellikleri sürdürebilmektir. Halkımızın “haccı tutmak” olarak dile getirdiği bu husus, aslında “hacı kalmayı” anlatan bir deyimdir. Haccın mebrur (hayırlı, makbul) olmasının asıl anlamı da budur. Mu terim, hacının bir daha kötülüklere dönmeme taahhüdüne bağlı kalmasını ifade eder.
Hac, bir arınma sürecidir. Bu süreci yaşadıktan sonra tekrar kirlenmemektir hacı kalmak. Hacı olma süreci kısa sürer, ancak hacı kalma süreci uzun ve sınavlarla doludur. Bu süreçte şeytan, kişinin kazanımlarını elinden almak için çok uğraşır. Şeytanın bu çabası, aslında hacda ne büyük kazanımlar elde edildiğinin de bir göstergesidir. Hacı kalmak, samimiyeti kuşandıktan sonra o samimiyeti kaybetmemektir. Hacı kalmak, şeytan taşlarken simgesel olarak şeytana atılan taşları kendi günahlarına atıp, günahları, kötülükleri, ahlâkî kusurları tekrar geri getirmemektir. Hacı kalmak, tövbeyi bozmamaktır. Hacı kalmak, sözüne bağlı olmak, verdiği sözden dönmemektir.
İslâm’a göre, hacdan döndükten sonra, dinî sorumlulukta herhangi bir değişiklik yok ise de insanlar hacıyı örnek bir Müslüman olarak görmek isterler. Bu bakımdan bilhassa olumsuz tutum ve davranışlarının İslâm’ın aleyhinde propaganda malzemesi yapılacağını göz önüne alarak hacı, daha dikkatli ve şuurlu olmak zorundadır.
Değerli hacı adaylarımız!
Hac yolcusu, Hak yolcusudur. Rahmanın misafirleri olduğunuzu hiç unutmayınız. Tavaf esnasında gözünüzü Kâbe’den, gönlünüzü Kâbe’nin Rabbinden ayırmayınız. İhram, makamdan, mevkiden ve tüm imtiyazlardan soyunmanın simgesidir. Takva elbisesine bürünmektir. “Takva elbisesi daha hayırlıdır.” (A’raf suresi, 26) Takva; Kulluk idrakini en üst noktaya çıkarmaktır. Sakınmaktır, korunmaktır, sevmektir, Kalb-i Selim’e (sükûn ve selamet üzere bir kalp) sahip olmaktır. Haccı sadece bir yasaklar manzumesi olarak algılamayınız ama, sakınılması gereken söz, fiil ve davranışlardan da kendinizi koruyunuz. Hac vesilesi ile, İman, İslam mertebelerini aşarak ihsan mertebesine ulaşmak idealleriniz arasında olsun. İhsan; “Sen yüce Allah’ı görmesen de, O’nun seni her zaman gördüğü şuurunda olmaktır.” Kimsenin gönlünü kırmayın ki, gönlünüz kırılmasın. Namazlarınız zaruret olmadıkça otel de kılmak yerine Mescid-i Haram veya Mescid-i Nebide kılmaya gayret ediniz. Haccın aynı zaman da bir sabır eğitimi olduğunun idraki ile sabırlı olunuz. Kur’an’ın ifadesiyle “Mü’min öfkesini yutmalıdır.” Hacı, Müslüman kardeşlerine karşı anlayışlı ve hoşgörülü olmalı, başkalarını hor, hakir görme gibi bir tavırdan şiddetle sakınmalıdır. Çünkü sevgili Peygamberimiz “Mü’minin kardeşini hakir görmesi, günah olarak kişiye yeter.” buyurmuştur. Kul haklarına riayete ayrı bir özen gösterilmelidir. Herkesin eşit olduğu bir ortamda, kendisi için birtakım ayrıcalıklar aramak haccın ruhuyla bağdaşmaz. Bayan Hacılar Kâbe’de mümkün mertebe hanımların namaz kıldığı yerleri kullanmalıdır. Hac’da yüce milletimizi temsil açısından olumsuz imaj bırakılmamaya özen gösterilmelidir.
Güle güle gidiniz. Günahlarınızdan arınmış, hayatınızda tertemiz yeni bir sayfa açmış olarak salimen geliniz. Biz sizlere dua ediyoruz, sizler de dualarınızda bizleri unutmayınız. Şimdiden haccınız mebrur, sa’yiniz meşkur, amelleriniz ve dualarınız makbul olsun.
Fahri SAĞLIK
Emekli Müftü