Değerli Taşların Sessiz Dili

Macit Ermiş

Macit Ermiş

Tüm Yazıları

İnsanın Ruhuna Dokunan Işık

Macit ERMİŞ

İnsan bazen kendini aynada değil, bir taşta görür.
Bir yüzüğe takılır gözü, bir kolyede durur eli…
Ama aslında süse bakmaz; kendi ruhunun yansımasını arar.

Binlerce yıldır taşlara bu yüzden anlam yüklüyoruz.
Çünkü onlar susar ama çok şey anlatır.

Opal, safir, zümrüt, kalsedon…
Her biri sessizdir ama insanın içine dokunur.
Kimi zaman bir renk, kimi zaman bir his bırakır geride.

Opal mesela…
Bana göre taşların en duygusal olanıdır.
İçindeki renkler insanın ruh hâli gibidir;
bir bakarsınız hüzün ağır basar,
bir bakarsınız umut parıldar.

Opal, sabrın taşıdır.
Yeraltı sularıyla, zamanla, ağır ağır oluşur.
Camsı, kırılgan, hassas…
Ama bir o kadar da büyüleyici.
İnsan kalbi gibi yani.

Siyah opal nadirdir.
Biraz yalnızdır, biraz mesafelidir.
Herkese kendini açmaz ama açtığında unutulmaz.
Belki de bu yüzden değerlidir.
Belki de bu yüzden pahalıdır.

Sarı opal daha sıcakkanlıdır.
Neşeyi, gündelik hayatın sade mutluluğunu taşır.
Ham opal ise kendini henüz keşfetmemiş insan gibidir.
İşlenince parlar,
anlam kazanır,
kıymeti artar.

Ama opalin asıl değeri fiyatında değil, hikâyesindedir.
Gramı tartılır, menşei sorulur, saflığı ölçülür…
Ama insanın içinde bıraktığı iz ölçülemez.

Safir başka bir duruştur.
Aklı temsil eder.
Soğuk mavisiyle insanı sakinleştirir,
öfkeyi bastırır, düşünceyi berraklaştırır.
Kralların, devlet adamlarının taşı olması boşuna değildir.
Safir gücü bağırarak değil, sessizce taşır.

Zümrüt ise kalpten konuşur.
Yeşilin en derin, en yumuşak hâlidir.
Aşkı, sadakati, iç huzuru anlatır.
Zümrüt taşıyan bir insanın dünyaya bakışı
biraz daha merhametlidir sanki.

Kalsedon…
Belki de en az bilinen ama en çok ihtiyaç duyulan taş.
İnsanı sakinleştirir, dili yumuşatır.
Kavga anında susmayı öğretir.
Keşke en çok konuşanların cebinde olsaydı.

Değerli taşlar sadece vitrinleri süslemez.
İnsanın içini de toparlar.
Bir yüzükte parmak kadar yer kaplar
ama kalpte koca bir alan açar.

Altın bugün yükselir, yarın düşer.
Ama opalin ışığı,
safirin dinginliği,
zümrüdün yeşili kolay kolay solmaz.

Çünkü bazı taşlar
paradan değil,
insandan beslenir.