Emekli Meydana Boşuna İnmez
Balıkesir’de emekliler Ali Hikmet Paşa Meydanı’na indi.
Öyle slogan olsun, kalabalık görünsün diye değil.
Gerçekten geçinemedikleri için.
Çünkü artık emekli maaşı dediğin şey, ay sonunu getirmeyi bırak, ayın başında bile insanın elinde durmuyor. Kira ayrı dert, fatura ayrı dert, pazar ayrı dert, ilaç ayrı dert.
Bir zamanlar “emeklilik huzur zamanı” derlerdi.
Bugün emekli, pazara çıkarken cebindeki parayı üç kere sayıyor. Kasaba uğramayı düşünüp vazgeçiyor. Torununa harçlık vermek istiyor, veremeyince içine atıyor.
İnsanın ağırına giden de biraz bu zaten.
Yıllarca çalışmış, prim ödemiş, vergi vermiş, bu ülkenin yükünü omuzlamış insanlar bugün meydanda “geçinemiyoruz” diye bağırıyorsa, orada durup düşünmek gerekir.
TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI’nın çağrısıyla yapılan açıklamada istenen şey çok netti: Yüzdelik zamlarla oyalanmak istemiyorlar. Bütün emeklilere ayrım yapılmadan 20 bin lira seyyanen zam istiyorlar.
Çünkü yüzdelik zam dediğin, düşük maaş alanın derdine merhem olmuyor. Kâğıt üzerinde artış var gibi görünüyor ama pazara, markete, eczaneye gidince o artışın adı kalıyor, kendisi kalmıyor.
Bayram ikramiyesi konusu da ayrı bir yara.
Bugün 4 bin lira verilen ikramiye, emekliye bayram havası yaşatmıyor. Sendika temsilcileri, 2018’deki bin liralık ikramiyenin o günkü asgari ücrete göre çok daha anlamlı olduğunu hatırlatıyor. Aynı oran korunsaydı bugün ikramiyenin 17 bin 500 lira civarında olması gerektiğini söylüyorlar.
Haksızlar mı?
Bugünün şartlarında 4 bin lira ile bayram mı hazırlanır, pazar mı yapılır, toruna harçlık mı verilir, fatura mı ödenir?
Emeklinin itirazı biraz da buna.
“Bize bayram değil, yoksulluk dayatılıyor” demeleri boşuna değil.
Meydanlarda söylenen bir cümle vardı:
“Emekli bu ülkenin yükü değil, onurudur.”
Bence meselenin özü tam da burada.
Emekli, kimsenin lütfunu istemiyor. Sadaka istemiyor. Alkış istemiyor. Sadece çalıştığı yılların karşılığını, insanca yaşayabileceği bir geliri istiyor.
Bu ülkenin fabrikalarında, tarlalarında, okullarında, hastanelerinde, dükkânlarında ömür tüketen insanların bugün geçim derdiyle meydanlara çıkması hafife alınacak bir şey değil.
Balıkesir’den yükselen ses de aslında Türkiye’nin her yerinde duyulan aynı ses:
Emekli yoruldu.
Emekli sıkıldı.
Emekli artık sadece yaşamak değil, insan gibi yaşamak istiyor.