Kaldırımlar İşgal Altında, Trafik Felç… Peki Kent Estetiği Nerede?
Bir kentin medeniyet seviyesi; binalarının yüksekliğiyle değil, kaldırımlarının sağlamlığıyla, trafiğinin akıcılığıyla ve yayasına verdiği değerle ölçülür. Balıkesir’de ise tablo ne yazık ki iç açıcı değil.
Şehrin birçok noktasında özellikle akşam saatlerinde trafik adeta kilitleniyor. Araç kuyrukları uzadıkça uzuyor. Bu keşmekeşin içine bir de kuralsızca giren motosikletler eklenince kazalar kaçınılmaz hale geliyor. Sağdan soldan fırlayan, kırmızı ışık tanımayan, yaya geçidini yok sayan motorlar; hem sürücüler hem yayalar için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Rakamlar da durumu açıkça ortaya koyuyor: Balıkesir’de kayıtlı araç sayısı 683 bin 541. Bunun önemli bir kısmını otomobiller ve 185 bini aşan motosikletler oluşturuyor. Bu artışa rağmen şehir trafiği ve yaya güvenliği için kapsamlı, kalıcı ve estetik çözümler üretildiğini söylemek zor.
Kaldırım Var mı, Yok mu Belli Değil
Balıkesir genelinde bazı yeni inşaatların önünde kaldırım dahi yok. Olanlar ise perişan durumda.
Gazi Osman Paşa, Sütlüce, Dinkçiler, Gümüşçeşme ve Gündoğan mahallelerinde kaldırım taşları kırık, yer yer çökmüş. Sokaklar asfaltsız, döşenen taşlar bakımsızlıktan adeta dökülüyor. Yayalar ya yoldan yürümek zorunda kalıyor ya da park etmiş araçların arasından slalom yapıyor.
Pandemi döneminde yaygınlaşan paket servisler ve motosikletli kuryeler ise işin tuzu biberi oldu. Zamanla yarıştıkları gerekçesiyle trafik kurallarını hiçe sayan bu sürücüler, kent yaşamını daha da çekilmez hale getiriyor.
Cezalar Var Ama Yetmiyor
Hakkını teslim edelim; duyarlı polis şefleri ve ekipler özellikle kaldırım işgallerine karşı sık sık ceza uyguluyor.
Çardaklı Otobüs Durağı, Yeşilli Cami civarı, Örücüler Caddesi, Uzun Döşeme Sokak…
Bu bölgelerde kaldırım üzerine park edenlere, trafik kurallarını ihlal edenlere cezalar kesiliyor.
Ama görünen o ki cezalar yetmiyor. Çünkü sorun sadece bireysel ihlaller değil; plansızlık, denetimsizlik ve estetikten uzak bir kent anlayışı.
Sorumluluk Kimde?
Cadde ve sokakların düzenlenmesi, kaldırımların standardı, yol–yaya–araç dengesinin kurulması ilçe belediyeleri ve Büyükşehir Belediyesi’nin asli görevidir. İmar, kent estetiği ve trafik birbirinden ayrı düşünülemez.
Buradan açıkça soruyorum: Büyükşehir Kent Estetiği biriminin bu tabloya dair kapsamlı bir çalışması var mı? Yoksa Balıkesir, kaderine mi terk edildi?
Artık günübirlik çözümlerle, sadece ceza yazarak bu sorunlar çözülemez. İmar planlarıyla, estetik anlayışıyla, yaya öncelikli ulaşım politikalarıyla ve ciddi denetimlerle bu kente yeniden düzen verilmelidir.
Yetkililere çağrım nettir: İmar, kent estetiği ve trafik… Görevlerinizin başına geçin.
Çünkü bu şehir, bu karmaşayı hak etmiyor.
Macit ERMİŞ