İnternetten Araştırdıkça Hastalanıyoruz!
Prof. Dr. Nilay ŞAHİN
Balıkesir Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı
Bir gerçeği artık açıkça söylemek gerekiyor ki internetten teşhis alma alışkanlığı, masum bir merak değil, sağlık için ciddi bir risktir. Bugün hastalar doktora şikâyetle değil, internetten aldıkları “teşhisle” geliyor: “Bende bu var.”, “Bu hastalık değil mi?”, “Okudum, aynısı.” Hayır.
Okuduklarınız teşhis değildir.
İnternette Araştırmak Korkuyu Büyütür
Bir yerimiz ağrıyor. Telefona uzanıyoruz. Beş dakika sonra teşhis hazır. Asıl sorun tam da burada başlıyor. İnternetten sağlık araştırmak, sanıldığı kadar masum değil. Aksine, çoğu zaman hastalığı değil hastalığı hissetmeyi büyütüyor.
İnternette ilk çıkan sonuçlar genellikle en kötülerdir. Çünkü korku tıklanır. Basit bir bel ağrısı ararsınız, karşınıza fıtık çıkar, sonra romatizma, en sonunda “ilerleyici ve ciddi” başlıklar…Hasta daha muayene olmadan korkar. Korku kasları kasar ve kas ağrıyı artırır. Sonra denir ki:
“Okudukça arttı bu ağrı.” Çünkü hastalık değil, kaygı artar.
Doğru Bilgi Değil, Yanlış Bilgi Daha Fazladır
İnanın internette doğru bilgi de var ama yanlış bilgi daha çok var. Kimin yazdığı belli değil, ne zaman yazıldığı belli değil, kime göre yazıldığı hiç belli değil. Ama hasta okur ve karar verir:
– İlacı keser
– Tedaviyi erteler
– “Önemli değilmiş” diye doktora gitmez
Aylar sonra geldiğinde sorun büyümüştür. Ve o noktada internet susar ve bedeli hasta öder.
Herkesin Bedeni Aynı Değildir
İnternette en tehlikeli cümle şudur: “Bende de vardı, bir şey olmadı.” Herkesin bedeni aynı sanılır. Herkesin ağrısı aynı kabul edilir. Oysa tıp böyle çalışmaz ki örneğin birine iyi gelen, diğerine zarar verebilir. Ama bunu internet söylemez çünkü internet, sonuçla ilgilenmez.
İnternette Geç Kalmayın, Doğru Zamanda Doktora Başvurun
Birçok hasta, doktora geç gelir çünkü “biraz daha bakayım” der. Biraz daha bakar, biraz daha okur, biraz daha oyalanır. Bazen internette önerilen tedavileri kendinden dener. Oysa bazı hastalıklarda zaman çok değerlidir. Erken yakalanan sorun, kolay çözülür. Geç kalınan tanı ve tedavi nedeniyle bazı hastalıklar kişide yer eder, kalıcı hale gelir. İnternet, zamanı öldürür.
Hastalık beklemez.
“Bilen Hasta” Tehlikesi
Bir de şu konudan çok müzdaribim; internetten okuyan herkes, bir süre sonra kendini “bilen” zanneder. Doktora gelir ama dinlemek için değil, onaylatmak için gelir. Bu da en büyük zararlardan biridir. Çünkü hasta artık tedaviye değil, okuduklarına bağlıdır. Oysa yanlış bir inanç, doğru tedavinin önündeki en büyük engeldir.
İnternette Bilgi Var, Muhatap Yok
İnternette çok bilgi vardır ama muhatap yoktur. Soru soramazsınız, cevap alamazsınız. Yanlış anladığınızı fark edemezsiniz. Hekimle kurulan ilişki sadece bilgi değildir; güvendir, yönlendirmedir ve kaygıyı azaltmaktır. İnternet bunu yapamaz. İnternetten araştıran hasta, her belirtide panikler ya da her şeyi hafife alır. Orta yol kaybolur. Oysa sağlık, soğukkanlılık ister. Denge ve akıl ister. Bunlar ekranlardan değil, insandan insana geçer.
Sağlık Deneme- Yanılma Alanı Değildir
İnternetten sağlık bilgisi almak, bir noktaya kadar anlaşılabilir. Ama internetten teşhis koymak, kendinize yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. Sağlık; deneme-yanılma alanı değildir. Forum konusu değildir. Arama motoruna bırakılacak kadar basit hiç değildir. Bir şikâyet varsa, geçmiyorsa, hayatınızı etkiliyorsa; telefonu bırakın, oradaki bilgileri okumayı bırakın ve işi bilen, yıllarını insanları iyileştirmeye adamış, bunlar için dirsek çürüten bir hekime gidin. Çünkü internet hastayı oyalayabilir, ama iyileştiremez.