Tüm Tahlillerim Normal Peki Neden Her Yerim Ağrıyor?

Prof. Dr. Nilay Şahin

Prof. Dr. Nilay Şahin

Tüm Yazıları

Sanırım benim en sık karşılaştığım hasta guruplarından biri yazımın başlığında da belirttiğim gibi tüm kan ve röntgenleri temiz çıkıp her yeri ağrıyan hastalar. Tahlilleri güzel, iltihap değerleri normal, eklemler şiş değil. Hekim bilgisayar ekranına bakıyor ve gönül rahatlığıyla söylüyor: “Her şey yolunda, hastalık kontrol altında.” Ama hastanın hâlâ ağrısı var. Sabahları yataktan zor kalkıyor. Gün içinde çabuk yoruluyor. Ve en önemlisi, kendini “iyi” hissetmiyor. İşte modern tıbbın en büyük çelişkilerinden biri tam da burada başlıyor.

Tamam tahiller iyi ama hastamız iyi değil; o zaman ne düşenelim, ne yapalım? İşte bu sorunun cevabını şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum. Romatoid artrit gibi iltahaplı romatizmal hastalıklarda yıllardır hedefimiz net: iltihabı baskılamak, eklem hasarını durdurmak, hastalığı kontrol altına almak. Bunu ölçmek için de çeşitli kan testleri ve görüntüleme yöntemleri kullanıyoruz. Bunlar elbette çok değerli. Ancak son yıllarda yapılan geniş gerçek yaşam çalışmaları şunu gösteriyor: Hekimin “kontrol altında” dediği hastaların önemli bir kısmı, kendini hâlâ hasta hissediyor. Ağrı geçmemiş oluyor.
Yorgunluk bitmemiş oluyor. Günlük yaşam kalitesi beklenen düzeye ulaşmıyor. Yani hastalık kağıt üzerinde sakin, ama hasta hâlâ fırtınanın içinde.

Hastalar çoğu zaman bu durumu açıkça dile getirmiyor. Hatta sonrasında şikayetleri olsa bile
“Nasıl olsa tahlillerim iyi,” “Demek ki bende bir sorun yok” diye düşünüyorlar.

Oysa özellikle romatizmal hastalıklarda ağrı ve yorgunluk, yalnızca iltihapla açıklanamaz. Sinir sistemi, kaslar, bağ dokusu, uyku kalitesi ve hatta ruhsal durum bu tablonun içindedir.Bu nedenle “iltihap yoksa sorun da yoktur” yaklaşımı, hastayı yarı yolda bırakır.

Hastalar için tedavinin başarısı yalnızca aylar sonra bakılan sonuçlarla ölçülmez. İlk haftalarda ağrının azalması, sabah tutukluğunun hafiflemesi, gün içinde biraz daha enerjik hissetmek…İşte bunlar hastanın tedaviye güvenmesini sağlar. Tabii bu sonuçları elde etmek öyle çok çok hızlı olmuyor ve sorunlar hemen kesilmiyor.

Son yıllarda romatolojide kullanılan hedefe yönelik tedavilerin önem kazanmasının nedeni de bu: hedef rahatlama, daha belirgin semptom kontrolü ve hastanın “iyi hissetmesi”. Hastanın torununu rahat kucağına alabilmesi, sabah korkmadan uyanabilmesi ve günün sonunda tükenmemektir. Tedavide hedefimiz gerçek iyilik hali elde etmektir.

Ağrı ne durumda? Yorgunluk ne kadar azaldı? Hasta günlük yaşamını nasıl sürdürüyor? Kendini ne kadar güçlü hissediyor? Bunları sormadan, yalnızca ekrana bakarak “iyisin” demek artık yeterli değil. Bir hasta size “iyiyim” demiyorsa, hastalık gerçekten kontrol altında değildir. Tıp, yalnızca rakamları değil, insanı merkeze aldığında güçlüdür. Belki de bundan sonra muayenelerde şu cümleyi daha sık kurmalıyız: “Tahlillerin iyi görünüyor, ama sen nasılsın?”

Herkese ağrısız ve güçlü bir yaşam dilerim.

romatizma tedavi kan tahlili