Umre’deyken Tweet Atmak Zorunda Bırakılan Bir Başkan
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın Umre'ye gitti. Bu gidişle siyaset sofrasına yeniden geliveren dünya hali bakın Başkana neler söyletti....
Ahmet Akın’ın en net ve en sert cümleleri, aslında siyasi değil; insani.
“Ben Umre’deyim. Kutsal topraklardayım. Oradan tweet atmak zorunda kalıyorum. Bu hak mı?”
Bu soru, Balıkesir siyasetinin aynasıdır.
Bir belediye başkanının ibadeti bile “acaba hangi partiye geçiyor?” süzgecinden geçiriliyorsa, burada problem Ahmet Akın’da değil; siyasi iklimdedir.
Akın’ın tepkisi bu yüzden yalnızca bir söylentiye değil, bir zihniyete.
“Benim Mecliste Olan Herkes Yol Arkadaşımdır”
Ahmet Akın’ın konuşmasında en çok altı çizilmesi gereken cümlelerden biri şu:
“Mecliste olan herkes benim arkadaşımdır.”
Bugünün Türkiye siyasetinde bu cümle, neredeyse radikal sayılır.
Çünkü kutuplaşmadan beslenen bir düzen, bu dili sevmez.
Akın açıkça şunu söylüyor:
Hizmette partizanlık olmaz
Oy verenin kimliğini sormam
Kapım herkese açık
Ve ekliyor:
“Genel siyasi kavgalara ayıracak vaktim yok.”
Bu cümle, aslında Balıkesir için yazılmış bir manifesto.
Cumhurbaşkanını Karşılamak: Parti Meselesi Değil, Devlet Terbiyesi
En çok çarpıtılan başlıklardan biri de bu.
Ahmet Akın net:
Bakan gelirse karşılarım
Cumhurbaşkanı gelirse karşılarım
Çünkü bu bir devlet geleneğidir
Bunu bir “siyasi yakınlık” göstergesi gibi sunmak, en hafif tabirle iyi niyetli değildir.
Akın’ın söylediği gibi:
“Cumhurbaşkanı ilimize geliyorsa karşılamak devlet terbiyesidir.”
Bu kadar.
CHP’liyim, Ama Balıkesir Herkesindir
Belki de en çok duyulmak istenmeyen cümle bu:
“Benim mensubu olduğum parti CHP’dir.”
Ama devamı daha önemli:
“Balıkesir’de yaşayan herkes benim ailemdir.”
Ahmet Akın, kendisini seçen kitlenin sadece CHP seçmeni olmadığını özellikle vurguluyor:
AK Parti, MHP, İYİ Parti, Saadet, Zafer, Yeniden Refah…
Bu, siyasi kimliğini inkâr etmek değil; belediye başkanlığının ruhunu hatırlatmaktır.
Asıl Soru Şu: Neden Bu Acele?
Ahmet Akın’ın önünde hâlâ 1485 gün var.
Peki bu acele neden?
Hizmet mi aksadı?
Balıkesir mi kaybediyor?
Yoksa bazıları, kutuplaşmadan beslenen eski düzenin sarsılmasından mı rahatsız?
Çünkü belli ki;
İbadeti bile siyasetle ölçülen,
Nezaketi zayıflık sayan,
İstişareyi “yanlış anlaşılacak hamle” olarak gören bir anlayış,
Bu dili sevmiyor...Bu yazımın Devamı gelecek...