Yıkım Önce Manevi Pusula Kayınca Başlıyor

Semra Aman Akyürek

Semra Aman Akyürek

Tüm Yazıları

Bazı insanlar babadan kalan serveti iki günde tüketiyor.

Bazıları ise eline geçen imkânı hayra, iyiliğe ve millete hizmete dönüştürüyor.

Demek ki mesele para değil.

Mesele, insanın içindeki manevi pusula.

Para aynı para…

Bir elde felakete dönüşüyor, başka bir elde iyiliğe açılan kapı oluyor.

Bugün asıl konuşmamız gereken de bu.

Bir ülkenin ekonomisi sarsılıyor, piyasalar bozuluyor, geçim sıkıntısı artıyor. Bunlar ağır geliyor ama aşılabiliyor.

Fakat bir milletin manevi zemini kayınca, asıl yıkım orada başlıyor.

Çünkü yıkım önce binalarda değil, insanın içinde yaşanıyor.
Önce aile zayıflıyor.
Sonra güven azalıyor.
Sonra adalet duygusu yara alıyor.
Sonra toplum, yanlışlara alışıyor.

Ve bir gün fark ediyoruz ki mesele sadece pahalılık, işsizlik ya da geçim derdi değil.

Mesele, bizi biz yapan değerlerin sessizce elimizden kayması.

Bir toplumda evlilik zor, boşanma sıradan, yalnızlık kader gibi görülüyorsa; çocuk sahibi olmak yük, anne-babaya bakmak külfet sayılıyorsa alarm zilleri çalıyor.

Ekranlarda ahlak değil sansasyon alkışlanıyor.
Reyting uğruna aile yapısı örseleniyor.
Yanlış hayatlar “özgürlük” diye pazarlanıyor.

Bu artık sadece medya meselesi olmaktan çıkıyor.
Doğrudan manevi vatan meselesine dönüşüyor.

Gençler umudu bu topraklarda değil başka ülkelerde arıyor.
Üretmek yerine kısa yoldan kazanmak cazip gösteriliyor.
Helal-haram hassasiyeti zayıflıyor.

İşte o zaman toplumun taşıyıcı kolonları çatlıyor.

En tehlikelisi de yanlışa alışmak.

Çünkü kötülük ilk görüldüğünde sarsıyor.
İkinci kez görüldüğünde rahatsız ediyor.
Üçüncüde sıradanlaşıyor.

Sonra insan, kendi yıkımına bile seyirci kalıyor.

O yüzden mesele yalnızca “çöküş” değil.
Mesele, bir milletin kendi eliyle manevi yıkım sürecine sürüklenmesi.

Bunun ilacı kuru sloganlarda değil.

Aileyi güçlendirmekte, adaleti diri tutmakta, emeğe hakkını vermekte, genci üretime bağlamakta, medyaya ahlaki sorumluluk hatırlatmakta yatıyor.

Bir ülkeyi ayakta tutan yalnızca sınırları değil.
O sınırların içindeki insanların vicdanı, merhameti, adaleti ve sadakati.

Manevi pusula kayınca yol da kayboluyor.
Yol kaybolunca millet yoruluyor.
Millet yorulunca yıkım sessizce kapıya dayanıyor.

Ve unutmayalım:

Bir memleket, önce toprağından değil, kalbinden kaybediliyor.

Semra Aman Akyürek köşe yazarı