Balıkesir Merhaba Gazetesi

Yok Birbirimizden Farkımız

Yok Birbirimizden Farkımız
Demet Tok( demettok@gazetemerhaba.com )
10 Mayıs 2022 - 8:11

Yok Birbirimizden Farkımız

 

Yaşam telaşı içinde birçok mesele ile baş etmeye çalışırken, bir taraftan da hızla akan zamana ayak uydurabilmek için neredeyse herkes özelinde kendi dünyasına kapandı. Gerçi sosyal ilişkilerde yaşanan olumsuzlukların da bu duruma katkısı yok değil. Çocukluk günlerimden hatırlarım, komşuluk önemli bir kavramdı o zamanlar. Zira “ev alma komşu al” deyimi de bu durumu doğruluyor olmalı. Ancak şehir hayatında hemen hemen bu mümkün olamıyor ne yazık ki. Sürekli koşuşturmayla geçen yaşamlarda, aynı apartmanda bile komşu komşuyu tanımaz halde. İlla herkesle samimi olunması gerekmiyor elbette lakin bir merhabanın da çok görülmemesi lazım diye düşünüyorum.

Bu nedenledir ki kırsal yerleri hep sevmişimdir, gezilerimdeki gözlemlerim sonucunda. Çünkü merhaba dediğin herkes mutlaka karşılığını verir. Gerçi son zamanlarda kırsala olan göç nedeniyle, oralarda da durum değişmekte. Yöre halkı, yabancı diye nitelendirdiklerini kabullenmekte zorlanıyor, göç edenler ise kendi durumunda olanlarla bir çevre oluşturmaya çalışıyor.

Bulunduğum yer Ege Denizi’ne sahili olan bir köy.  Burada genelde benim gibi farklı illerden gelip yerleşenler bulunuyor, sürekli oturan az olsa da. Yerli halk olarak birkaç esnaf tanıdım şimdiye kadar. Şile’de yaptığım gibi sanırım köy köy dolaşarak bulacağım bu güzel beldenin asıl sahiplerini.

***

Bir gün alış verişim esnasında sohbet ettiğim bir esnaf, bölgenin son zamanlarda çok göç aldığını ve yazlık için ya da yerleşik fark etmez gelenlerin, köy halkına tepeden bakar tavırla davrandıklarını bu nedenle de yabancıları çok fazla benimseyemediklerini ve genelde ticari ilişki içinde bulunduklarını söyledi. Köy halkının bu hissiyatını sorgulayamam elbette de, şu tepeden bakma olayını ben de hiç hoş bulmadım. Sanki ele geçirilen bir yerde iktidar sağlama durumu ya da tamamen sınıf ayırımı gibi. Yine de genelleme yapmamak lazım, insandan insana değişen bir davranış şekli bu, değil mi?

Aslında yok birbirimizden farkımız. Zira nedir ki insanları birbirinden farklı kılan ya da eşitleyen? Para mı, şehirli olmak mı, diplomalı olmak mı, kültürel farklılıklar mı yoksa üstün yapan ya da aynı son mu eşit olduğumuzu hatırlatan? Durup bir düşünmek lazım! Kucak açmak varken sevgi ile tüm çeşitliliğe, bu ayırımcılık niye?

Sosyal yaşamlarında da alt sınıf olarak gördüğü insanlara emir kipiyle iş buyuran, o kendilerini nerede gördüklerini bilemediğim sınıf ayrımcılarına elbette sözüm. Son derece saraylı görünmeye çalışan kadınlar ve her konuda kendini bilirkişi sanan beyler, insanları eğitimine ya da daha çok ekonomik durumlarına göre sınıflama hakkını kendilerinde nasıl buluyorlar gerçekten anlamış değilim. Kaldı ki “komşu komşunun külüne muhtaç” olur zamanı geldiğinde. Zira ötekileştirmeyi eleştirirken, ötekileştiren olmanın geçerli bir nedeni var mıdır acaba? Düşünüyorum da kaliteli bir yaşam için tüm farklılıklarla uyum içerisinde, M. Kemal Atatürk’ün de dediği gibi  “muasır medeniyet” öncelik amaç olsa, yaşam nasıl olurdu acaba?

Demet TOK

Şair/Yazar 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.