Balıkesir Merhaba Gazetesi

ZİHİN İŞGALİ VE FİKİR KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELE

ZİHİN İŞGALİ VE FİKİR KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELE
02 Ekim 2014 - 0:04

Genel

SAİT

 

Doğuştan var olan temiz fıtratı lekeleyen, İnsan hayatını sinsice zehirleyen,  SİYONİZMİN getirdiği akıl işgalini hissedebilmek, doğru gelişimlerin ve mutluluğun ilk adımıdır.

Sigaradan, kolalı ve mayalı içkilere kadar, parıltılı giyeceklerden, GDOlu yiyeceklere kadar, insan fıtratına uymayan her davranıştan uzak kalmalıyız. Kendi toprağımızda ve kendi bağrımızda yetiştirdiğimiz değerlerden vazgeçmemek, siyonizmi çıldırtır. Başka devletlerin toprağını, insanını, sanatkârını, hayvancısını, bilim adamını, kısacası insan aklını kullanmak, SİYONİZMİN ekmek kapısıdır. Tarih boyu milletlerin aklını kullanarak, devletlerin kanını emen hep bu düşüncedir. SİYONİZİM, Milletlerin rızkını bir limon gibi sıkar, özünü alır ve kullandıktan sonra posasını atar.

SİYONİZİM ve MASONİZİM canlıların kendine ALLAH tarafından bir hizmetçi olarak armağan edildiğine inanır ve devamlı yer kürenin nimetleri ile insan aklını kullanmak ister. Kendisi hayat tarzından hiç ödün vermez amma insanları devamlı değiştirmek ister. Çalışmaz çalıştırır. Çalmaz çaldırır. İçki, esrar ve uyuşturucu gibi alışkanlıkları benimsemez, başka milletlere benimsetir. GDO lu veya hormonlu yiyecekleri yemez yedirir. Kimyasal madde içeren parıltılı giyecekleri giymez giydirir. İnsan bünyesine zarar veren madenlerde çalışmaz, çalıştırır. Nükleer enerji, kimyasal ilaç fabrikalarında hep kendi aklından olmayanları çalıştırır ve sonra imha eder. Aklını çalıştırıp yeni buluşlar ve icatlar peşinde zaman harcamaz, yenilikleri bulan akılları kiralar ve kullanır. Yer küredeki bütün canlıların beynini işgal eder ve kendi çıkarları doğrultusunda kullanır. Kısacası, canlılar için zarar verici ne kadar oluşum var ise, başka ırklara yayar amma kendisine hiç bulaştırmaz. Özetler isek, kendisi hiç değişmez amma, değiştirir. Onlara göre sonradan Siyonist olunmaz, Yahudi kendi ırkından olan anne ve babadan meydana gelir.

Yer küredeki olumsuz bütün icraat ve oluşumların arkasında YAHUDİ parmağı muhakkak vardır. Bu tarih boyu hep böyle olageldi. Şimdi bu oyunları ve oluşumları anlayınca, toplumların yozlaşmasını durdurabilmenin yollarını aramak lazım. Osmanlı bu oyunlara gelmeden, insanı, insanca kabul ederek, yedi asır ayakta kaldı. Canlıyı, cinsi, cinsiyeti, ırkı, dini, dili, rengi ne olursa olsun değer vererek besledi. İnancından aldığı ruhla, kâinatı sevdi ve sevdirdi. Canlıya zulüm edenlere insafsıca zulüm etti. Toprakları işgal etti amma, beyinleri ve insanlığı işgal etmedi.

Hak aranamaz, edep hayâ, ayıp günah denemezken, terbiyesizlik, hedefsizlik, liyakatsizlik alıp başını giderken, zalimler at koşturup, ülkeleri, toplumları katlederken, beynimizdeki, benliğimizdeki ve devletimizdeki, mazlumların yanında olmak duyguları iyi bir başlangıçtır. Siyonist zihniyetler yakıyor, yakılmak istenen canlılara biz kucak açıyoruz. Ülkemiz siyasetindeki ve en zirvedeki anlayışların ilk ışıkları bütün dünyayı sallıyor. Bu ışıklar dalga dalga, önce İslam âlemine ve sonra bütün insanlığa yayılacak inşallah. Siyonist işgalciler katledecek, biz öldürmeye karşı çıkacağız ve fason zihniyetlerin kardeşi olan şeytan kahrından çatlayacak. Millet ve devlet olarak, toprakları, beyinleri işgal edenlere karşı durmamız bir çığ gibi büyüyecek ve bütün insanlığın beynine bir gün insani duygular hükmedecek. Bu günler çok yakın. Yaşayanlar bunları görecek. İnsanın dünyaya gelişindeki safiyane temizlik, bütün beyinlere bir oya gibi işlenmeli ve beslenip gelişmelidir.

Kendi saltanatlarının devam etmesini, işgalci zalim anlayışlara bağlayanların acıklı halini tarih boyu gördük. Beynini başkalarına kiraya verenler, şapka giymedi diye insanı asar, Bana itaat etmedi diye, Başbakanı ve devlet yöneticilerini yassı adada idam eder. Özgürlük götürüyorum diye Irağı işgal edip yüz binleri katleder. İşgal etmek istediği bölgelerde terör yaratır ve sonrada terörden kurtulalım diye milletleri vatanından ve canından eder. Kimse kimsenin, vatanını, rızkını beynini kiralama ve işgal etmeden yaşamayı benimsemesi esas olmalıdır. İşgalci Siyonist zihniyetlere karşı tedbirler alınması, toplumların esas görevi olmalı ve bu görev devlet eli ile beslenmeye devam edilmelidir. Hoşça kalın.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.