Balıkesir Merhaba Gazetesi

Arılar Yaşamın Devamlılığı İçin Neden Bu Kadar Önemli?

Arılar Yaşamın Devamlılığı İçin Neden Bu Kadar Önemli?
Ender Gökmen( endergokmen@gazetemerhaba.com )
24 Haziran 2022 - 8:03

Arılar Yaşamın Devamlılığı İçin Neden Bu Kadar Önemli?

 

Her yıl 20 Mayıs günü tüm dünyada arılar ve yaşam arasındaki bağa dikkat çekmek için Dünya Arı Günü olarak kutlanıyor. Mayıs ayı, kuzey yarımkürede baharın başladığı, arıların çiçekten çiçeğe gezerek bitkilerin üremesini sağladığı tozlaşmanın en yoğun olduğu ay. Güney yarımkürede ise mayıs, arı ürünlerini hasat etme vaktine işaret ediyor.

Türkiye arıların ve bal üretiminin en fazla olduğu ülkeler arasında. Türkiye’de 3 bin endemik bitki, 12 bin doğal bitki türü ve 500 adedi nektar ve polen kaynağı olan bitki bulunuyor. Dünyada bilinen 27 bal arısı alt türünün 6 tanesi ülkemizde bulunuyor. 2021 yılında ise 8,7 milyon koloniyle 96 bin ton bal üretilmiş.

Einstein’ın meşhur “Arılar yok olursa insanlığın dünya üzerinde dört yıllık ömrü kalır,” sözünü duymayan yoktur. Peki nedir arıları yaşamın devamlılığı için bu kadar önemli kılan, bir bakalım.

#1 Tükettiğimiz gıdaların üçte biri tozlayıcılar sayesinde oluşuyor

Günümüzde, tükettiğimiz her üç kaşık gıdadan birinin varlığı tozlaşmaya bağlı ve arı ürünleri zengin bir temel besin kaynağı. Arılar ve diğer tozlayıcılar bitkilerin üremesini sağlıyor ve biyoçeşitliliğin korunması için gerekli olan gıda güvenliğine katkıda bulunuyor. Arılar tarafından tozlanan mahsuller, 577 milyar dolarlık dev bir değerle küresel gıda üretiminin yüzde 35’ini oluşturuyor.

#2 Çiçekli bitkilerin yüzde 90’ının yaşamı tozlayıcılara bağlı

ABD merkezli, kâr amacı gütmeyen bir çevre kuruluşu olan Earth Day Network’e göre, 369.000 çiçekli bitki türü bulunuyor ve bunların yüzde 90’ı tozlayıcılar sayesinde hayatta kalıyor. Uzmanlar, bir bal arısının tek seferde 50 ila 1.000 çiçeği ziyaret edebileceğini söylüyor. Earth Day’e göre, dünya çapında 20.000’den fazla farklı arı türü bulunuyor. Ancak arıcılar son yıllarda yıllık yüzde 30’un üzerinde kovan kayıpları yaşadıklarını bildiriyorlar. Bu rakam, normal veya sürdürülebilir kabul edilenden çok daha fazla.

#3 Arı ürünleri birçok tedavide kullanılıyor

Bal arısı ürünleri tarih boyunca tıbbi olarak kullanıldı. Tüm kültürlerin bal, arı poleni, propolis, arı sütü, balmumu ve arı zehri gibi rünlerinin kullanımını içeren halk hekimliği gelenekleri var. Bu ürünlerin anti-inflamatuar, anti-bakteriyel, anti-fungal, anti-viral ve antioksidan aktiviteler sergilediği biliniyor. Doğal bal arısı ürünleri tümör hücresi büyümesini ve metastazın engellenmesine yardımcı oluyor ve kanser hücrelerinin yok olmasını teşvik ediyor . Bu nedenle, bu biyoaktif doğal ürünlerin kanser tedavisinde faydalı olduğu kanıtlanabilir.

#4 Arılar toprak ve su kalitesine fayda sağlıyor

Tozlayıcılar, bitki topluluklarının sağlıklı kalmasına ve üremesine yardımcı olarak doğal mera ekosistemlerinde önemli bir rol oynuyor. Bu da toprak erozyonunu önlemeye yardımcı oluyor, su kalitesini iyileştiriyor ve doğal vahşi yaşam için yiyecek ve barınma sağlıyor.

#5 Arıların yaşamı tehlike altında

Arılar, habitat kaybından toksik pestisit kullanımına kadar birçok tehditle karşı karşıya kaldıkları için popülasyonları küresel ölçekte düşüşte. Arılara yönelik tehditlerin çoğu, ormanlara ve yeşil alanlara yönelik tehditlerle paralellik gösteriyor. Bu nedenle arıları kurtarmak demek aynı zamanda yeşil alanları kurtarmak demek. Bu tehditler kontrol altına alınmazsa arıların olmadığı bir gelecekle karşı karşıya kalabiliriz. Arılara yönelik en büyük tehditlerden biri zehirli pestisitlerin kullanılması. Pestisitler, haşereleri öldürmek için üretiliyor ve yoğun toksisiteleri nedeniyle arılar da dahil olmak üzere diğer böcekler üzerinde de ciddi olumsuz etkiler yaratıyor. Özellikle neonikotinoidler (yoğun olarak kullanılan bir böcek ilacı türü), bitkilere püskürtüldüklerinde emildikleri için arılara büyük zarar veriyor. Bitkiyi tozlaştırmak için üzerine konan bir arı, bu pestisiti yutuyor. Bu da, arının merkezi sinir sistemine ciddi şekilde zarar veriyor.

Kent yaşamı ve istilacı tarım yöntemlerindeki artış, bir zamanlar arıların evi olarak adlandırılan alanların çoğunun artık var olmadığı anlamına geliyor. Bu gelişmeler, ağaçlar ve ormanlık alanlar için olduğu kadar arılar için de tehdit oluşturuyor. Bazı arı türleri içi boş ağaçlara yuva yapıyor. Daha fazla ağaç yok edilmesi, bu arıların yuvalarının da yok olması anlamına geliyor. Kır çiçeği ve çiçekli bitkilerin bolca bulunduğu alanlardaki azalma da arıların önemli besin kaynaklarını kaybetmesine yol açıyor.

Arıları korumak için yoğun kentleşmenin ve istilacı tarım yöntemlerinin ve pestisit kullanımının acilen azaltılması, iklim krizine bağlı tahribatlar mücadele edilmesi, ormansızlaşmanın önüne geçilmesi ve organik tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması gerekiyor.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.