Balıkesir Merhaba Gazetesi

Balıkesir Eğitim Sen: “Edremit Sorgusu Suçlama Uğraşıdır”

BAŞKAN KİLCİLER AÇIKLAMADA BULUNDU

14 Aralık 2020 - 15:47

Balıkesir Eğitim Sen: “Edremit Sorgusu Suçlama Uğraşıdır”

Balıkesir Eğitim Sen Şube Başkanı Halil İbrahim İbrahim Kilciler “Bir hafta içinde Edremit Temsilciliğimizdeki üyelerimizden 12 arkadaşımız savcılığa çağrılmıştır. Bu yöntemle eğitim emekçileri sindirilmek isteniyor.”dedi.

Balıkesir Eğitim Sen Şube Başkanı Halil İbrahim Kilciler Eğitim Sen Edremit Temsilciliği’nde görevli 12 kişinin savcılığa çağırıldığını dile getirerek eski tarihlerde düzenlenen eylemlere hangi amaçla katıldıklarına ilişkin kişilerin sorgulandığını söyledi. Başkan Kilciler Edremit Eğitim Sen üyelerinin savcılığa çağrılması ile ilgili “Bir hafta içinde Edremit Temsilciliğimizdeki üyelerimizden 12 arkadaşımız savcılığa çağrılmıştır. Bu yöntemle eğitim emekçileri sindirilmek isteniyor.” dedi.

“GEÇMİŞ EYLEMLERE YÖNELİK SORGULANDILAR ”

Balıkesir Eğitim Sen Şube Başkanı Halil İbrahim Kilciler Edremit Şube Temsilciğinde görevli 12 kişinin katıldıkları eylemlere yönelik sorgulandığını iddia ederek bir açıklamada bulundu. Başkan Kilciler açıklamasında, “Arkadaşlarımıza 5yıl- 8 yıl önce katıldıkları Eğitim Sen ve KESK eylemlerine neden katıldıkları sorulmaktadır. Hatta bir kısmı bu gün emekli olan arkadaşlarımıza öğrencilik yıllarındaki davranışları sorulmuştur. Herkes tarafından kolayca anlaşılacağı gibi bir suç yaratma uğraşı vardır. “İstiklâl Marşına eşlik etmemek” gibi hiçbir anlamı olmayan yalnızca kriminalize etmeye yönelik suçlamadır bu ve bizim gözümüzde hiçbir değer taşımamaktadır. Arkadaşlarımızın görevleriyle ilgili bir kusurları varsa, 675 sayılı ve 1702 sayılı kanunların gereğini okul yöneticileri (hele bazı yöneticiler sevinerek) yerine getirir. Ama yasalara göre hiçbir kusurları yok.”dedi.

“ÇALIŞANIN 1 MAYIS MİTİNGİNE KATILMASINDAN DOĞAL NE VAR?”

Başkan Kilciler “Edremit yerelinde yapılan eski tarihlerdeki basın açıklamaları, suçmuş gibi sorulara dönüştürülmüştür.” dediği açıklamasında şunları kaydetti:

“Bir çalışanın 1 Mayıs Mitingine katılmasından daha doğal ne olabilir ki?
Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirmesine vicdan sahibi bir öğretmen nasıl seyirci kalabilir? Ankara Garında içinde eğitim emekçisi sendikamızın üyelerinin de bulunduğu 103 karanfilin katledilmesine nasıl sessiz kalınabilir? Bu katliamdan sonrada değişik yerlerde benzeri katliamlar düzenleyen insanlığın yüz karası barbar IŞİD çetelerine nasıl sessiz kalmamız beklenir?

“CİMER’DEN GELEN HER DOSYA SORUŞTURMAYA DÖNÜŞMEMELİ”

Türkiye’nin hemen hemen her ilinde her ilçesinde Gezi Parkının yok edilmesine karşı yükselen yurttaş duyarlılığına ülkesindeki her bir ağacı seven eğitim emekçilerinin sessiz kalmasını kim bekleyebilir. Bu eylemlerin “terör faaliyeti” gibi gösterilmeye çalışılması, “Teröristlerle aynı fikirde” olmakla suçlanmaları ise abesle iştigâldir.
Bu uyduruk sorulardan da kolayca anlaşılacağı gibi bu saldırı aslında eğitim emekçilerinin yegâne temsilcisi olan Eğitim Sen’e örgütlülüğüne saldırıdır. CİMER’den gelen her dosya soruşturma konusuna dönüştürülmemelidir.

“SENDİKAL FAALİYETLER SUÇ OLARAK DEĞERLENDİRİLYOR”

Anayasa, Uluslararası Sözleşmeler, 4688 sayılı kanun ve diğer yasal güvenceler yok sayılarak Sendikal faaliyetler açıkça “suç” şeklinde değerlendiriliyor. Anayasal haklarımızı kullanmak suç değildir, aksine bu hakların kullanılmasını engellemek suçtur.Arkadaşlarımızın hem kamuda üstlendikleri görevlerindeki, hem de sendikal mücadeledeki başarıları bazı sendikaları rahatsız etmiş olacak ki anlaşılan trolleri devreye sokmuşlar. Üyelerimize çalıştıkları kurumlarda mobbing uygulama koşulu bulamayanlar, yargı yoluyla mobbing uygulamaya çalışıyorlar.

MÜCADELEYE DEVAM VURGUSU

Eğitim Sen’liler olarak; biz öncüllerimizin sürdürdüğü mücadeleyi devam ettireceğiz. Encümen-i Muallimden günümüze kadar üyelerimiz binbir türlü baskı, sürgün, zulüm, ceza ve kıyıma uğradı, ancak ekonomik demokratik hak ve özgürlükler mücadelemizden asla vazgeçmedik. Örgütlerimiz diktatörler tarafından kapatılmış, yerine yenisini açmışız. Yargı kararı olmadan mühürlenmiş, mühürleri sökmüşüz. Kolluğun gece yarıları indirdiği tabelalarımızı, gündüz gözüyle geri asmışız. Yöneticilerimiz darbe güçleri tarafından işkence hanelerde katledildi. Şimdi binlerce yöneticimiz oldu.

“TOPLUMU AYDINLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Görüldüğü gibi biz yine, eşitlik ve özgürlük mücadelemizden, laik ve bilimsel eğitim amacımızdan, demokratik ve anadilde eğitim şiarımızdan, nitelikli ve kamusal eğitim talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Eğitim Sen toplumun umudu olmaya, Eğitim Sen güneşiyle toplumu aydınlatmaya devam edeceğiz. Ve karanlık güç odaklarının yargıyı da kullanarak sendikamıza yönelttiği şuursuz saldırılarını, birbirimize daha sıkı sarılarak, mücadele bayrağımızı daha da yükselterek aşacağız.”

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.