Balıkesir Merhaba Gazetesi

DOĞANIN SAHİBİ DEĞİL, YALNIZCA BİR PARÇASIYIZ

DOĞANIN SAHİBİ DEĞİL, YALNIZCA BİR PARÇASIYIZ
Prof. Dr. Fatih Satıl
Prof. Dr. Fatih Satıl( [email protected] )
130
10 Haziran 2019 - 8:43

Çevre kirliliğine dikkat çekmek ve dünyada doğal hayatı ve doğal kaynakları koruma konusuna farkındalığı artırmak amacıyla, 1972 yılında Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla 5 Haziran tarihi Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiştir.

Günümüzün en önemli çevre sorunu iklim değişikliği. İklim değişikliği ile birlikte; azalan yağış miktarları nedeniyle yeryüzündeki tatlı su kaynaklarının hem niceliği hem de niteliği düştü. Bu durum yakın zamanda su güvenliği sorununa yol açacaktır. Sıcaklık artışları ve aşırı hava olayları nedeniyle tarımsal üretimde düşüşler var. Bu durum artan gıda talebi ile birleştiğinde önümüzdeki süreçte küresel ve bölgesel olarak gıda güvenliğine ilişkin büyük riskler doğuracaktır. Ayrıca, sıcaklık artışı, yüksek nem oranları, aşırı hava değişim olayları ve benzeri etkiler nedeniyle insan sağlığı olumsuz etkilenecektir. İklim değişikliğinin ekosistem üzerine getirdiği baskı unsurları nedeniyle çok sayıda canlı türü yok olacak ya da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. İkim değişikliği nedeniyle 6 türden biri tehdit altında.

Bugün yalnızca ülkemiz değil, tüm gezegenimiz insan kaynaklı tehditler altında. Maalesef bugün dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de ekonomik kalkınma niyetiyle doğal varlıkların ikinci plana atıldığını üzülerek görüyoruz. Oysa, yaşamımızı sürdürebilmemiz ancak ve ancak doğal varlıkların korunmasına bağlıdır. Bu nedenle çok geç kalmadan doğal varlıkları korumak için harekete geçmeliyiz. Türkiye’yi ve gezegenimizi korumak için kolları sıvamalıyız. Karar vericileri, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne uyumlu politikalar üretmesi noktasında yönlendirmeliyiz.

Peki bireysel olarak bu konuda bizler ne yapabiliriz?

Bunun icin 3R prensibini hayatımıza geçirmeliyiz. Yani öncelikle tüketimi “Azalt”maya (Reduce),  ardından “Yeniden Kullan”maya (Reuse) ve sonra “Geri Dönüştür”(Recycle)’meye odaklanmalıyız.

Tüketim alışkanlığımızı gözden geçirerek isteklerimize göre değil ihtiyacımız kadar tüketmeyi öğrenmeliyiz. Sık kullandığımız markaları veya benzer tercihlerimizi sadece ürün kalitesi ve fiyat performansına göre değil, üretici firmaların çevre duyarlılığına dikkat ederek seçmeliyiz.

Unutmamalıyız ki biz insanlar doğanın sahibi değil, yalnızca bir parçasıyız. Bu vesileyle geç te olsa 5 Haziran Dünya Çevre Günü hepimize kutlu olsun.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.