Balıkesir Merhaba Gazetesi

Dört Hırsız Sirkesi

Dört Hırsız Sirkesi
Prof. Dr. Fatih Satıl
Prof. Dr. Fatih Satıl( fsatil@gmail.com )
05 Nisan 2021 - 8:50

Dört Hırsız Sirkesi

Bir şifa kaynağı olarak sirkenin üretimi insanlık tarihi kadar eski. Hipokrat tarafından uygulanan tedavilerde bile bal, sirke ve karabiber kullanılmış. Benzer şekilde, İbn-i Sina’nın reçetelerinde de hep sirkeye rastlıyoruz. Osmanlı tıbbında da doktorların ilaç yapımında ve reçetelerinde sirkeye çok yer verdiklerini görüyoruz.

Bugün halk arasında sirkenin birçok çeşidi bilinmekte ve tüketilmektedir. Ama en iyi sirke yüksek kaliteli ve organik hammaddelerin kullanımı ile yapılır. İşte dört hırsız sirkesi de yüzyıllardır tedavi amaçlı kullanılan ve faydaları saymakla bitmeyen en kaliteli sirkelerden birisidir.

İsmi çok ilginç olan bu sirkenin hikayesi de oldukça ilginç. Hikâyeye göre 14.yy’da dünyada 25 milyon insanın öldüğü veba salgını dönemlerinde Marsilya şehrinde dört hırsız, vebadan kırılan köylerdeki ev ve dükkanları soyuyorlarmış ancak hırsızlar bu hastalıktan da etkilenmiyorlarmış. Rivayete göre, hırsızlar bir gün vebadan ölen kurbanlarını soyarken suçüstü yakalanmış ve haklarında idam cezası verilmiş. Ancak o dönemin yöneticileri, hırsızların veba hastalığına nasıl yakalanmadıklarının sırrını vermeleri karşılığında affedileceklerini söylemişler. Hırsızlar da yaptıkları bir sirke ile ellerini yıkadıklarını ve gargara yaptıklarını itiraf etmişler. Bunun üzerine hırsızlar affedilerek bu sirkenin hazırlanmasını insanlara göstermeleri karşılığında serbest bırakılmışlar. O tarihten beri yüz yıllardır dört hırsız sirkesi adıyla bilinen bu sirke pek çok hastalık için kullanılmıştır.

Sirkenin mikrop öldürücü gücü, temizlikteki etkisi yıllardır biliniyor. Osmanlı zamanında hekimler veba olan eve girdiklerinde o evi baştan sona sirke ile temizlerlermiş. İstanbul’da yaşanan ilk kolera salgınında Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi, kolera salgınında; hırsız sirkesi, amonyak (nişadır ruhu), veya sarımsak koklanmasını tavsiye etmiştir. Ayrıca o dönemde içme suyuna hırsız sirkesi katılması önerilmiştir.

Bu anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi dört hırsız sirkesi antiseptik yani mikropları öldürücüdür. Gargara olarak kullanılırsa ağızda oluşan bakteri ve mikropları yok eder, ağız ve diş sağlığını korur. Aynı zamanda doğal bir toniktir, suyla seyreltilerek cilt temizliğinde kullanılabilir. Bu sayede sivilce ve akne oluşumu önlenir, cilde parlaklık verir. Bu sirke yaraların iyileşme süresini de hızlandırır, bu amaçla sarı kantaron yağı ile yaraya pansuman yapılır. Bu şifa deposu sirke aynı zamanda doğal bir ağrı kesicidir. Ağrıyan bölgeye masaj yapılarak uygulanabilir. Ayrıca bir bardak su içerisine 3-4 damla dört hırsız sirkesi damlatılarak hazırlanan karışımın içilmesi Allah’ın izni ile sindirim sistemi sağlığına olumlu etki yapar.

Son olarak, dört hırsız sirkesinin şu korona salgını günlerinde ev temizliğinde kullanılabilecek doğal bir dezenfektan olduğunu da hatırlatmak isterim.

Bugün “Dört Hırsız Sirkesi” için birçok tarif var ve takdir edersiniz ki hangi tarifin en doğru olduğunu söylemek de pek mümkün değil. 1937’de Paris Müzesi’nde asılı olduğu ve Marsilya’da salgın sırasında duvarlara asılan orijinal tarif olduğu söylenen bir formül Aromaterapi’nin babası Gattefosse’nin kitabında da yer alıyor ve içeriğinde; pelin otu, mercanköşk, adaçayı, karanfil, biberiye ve kafur gibi aromatik bitkiler listeleniyor. Dört hırsız sirkesinin günümüz tariflerinde lavanta ve kekik kullanılırken, bunlara ek olarak bazen sarımsak da konabiliyor.

Yazımı peygamber efendimizin (sav) sirke hakkındaki şu veciz ifadeleri ile bitirmek isterim: “Sirke ne güzel bir katıktır. Allah’ım! Sirkeyi bereketlendir. Zira sirke benden önceki peygamberlerin de katığı idi. İçinde sirke bulunan ev, katık sıkıntısı çekmez”.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.