Dr. Hüseyin Yıldırım

Dr. Hüseyin Yıldırım

Cemreler düşmeye başladı...

Bismillâhihirrahmanirrahim

“Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır “Bakara,164

“Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”Zümer, 5

Yazının Devamı

Ramazanoğlu Mahmut Sami ks Hazretleri ve Hayatından örnekler…

“(Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur’an’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz´da yazılı)dır”Yunus,61

“Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.” Yunus,62

“Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.”Yunus,63

Yazının Devamı

İsra ve Mirac Gecesi

İsra ve Mirac Gecesi

Bismillâhirrahmanirrahim

Bu yıl 6 Şubat Salı akşamı miraç gecesidir. Yani recep ayının 27. Gecesidir.

Yazının Devamı

Ümidini Asla Yitirme

Ümidini Asla Yitirme. ..

Bismillâhirrahmanirrahim

Ey oğullarım! Gidin de Yûsuf’u ve kardeşini iyice araştırın, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!”Yusuf, 87

Yazının Devamı

Mete Nasrullah

Bismillâhirrahmanirrahim

“Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda Elçi, beraberindeki mü’minlerle; ‘Allah’ın yardımı ne zaman?’ diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah’ın yardımı pek yakındır.”Bakara , 214

“Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.”Ahzâb, 9

Yazının Devamı

İki Fitne (İmtihan )...

İki Fitne (İmtihan )…

Bismillâhirrahmanirrahim

“Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”Teğabün,14

Yazının Devamı

İhlâs Örneği

İhlâs Örneği. ..

Bismillâhirrahmanirrahim

“Resûlüm!) Kitap´ta Musa´yı da an. Gerçekten o ihlâs sahibi idi ve hem resûl, hem de nebî idi.”Meryem, 51

Yazının Devamı

Fesada Gidersin

Fesada Gidersin. ..

Bismillâhirrahmanirrahim

“ Hani, Allah peygamberlerden, “Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz” diye söz almış ve, “Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar, “Kabul ettik” demişlerdi. Allah da, “Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti.”Alî İmran,81

Yazının Devamı

Sekiz Şey. ..

“Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.”Nahl, 43

Hâtem-i Âsam ks anlatıyor;

Otuz üç sene şeyhim (hocam) Şakīk-ı Belhî’nin yanında bulundum, sekiz şey öğrenebildim;

Yazının Devamı

Savaş Hukuku. ..

“Sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın ve aşırı gitmeyin. Şüphesiz Allah, aşırı gidenleri sevmez.” Bakara, 190

“Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınızda araştırın. Size selam verene, dünya hayatının menfaatine göz dikerek ‘Sen mümin değilsin!..’ demeyin. Allah katında çok ganimetler var. Önceden siz de öyle idiniz de Allah size lutfetti. Onun için, iyice araştırın (öldürmede acele etmeyin). Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Nisa, 94

“Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.”Bakara, 217

Yazının Devamı

Beni Nadir Yahudileri. ..

“O, kitap ehlinden inkâr edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah’tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah’ın emri onlara ummadıkları yerden geldi. O, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem de mü’minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey basiret sahipleri, ibret alın.”Haşr, 2

“Onların mallarından Allah’ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.”Haşr, 6

Benî Nadîr, hicretten önce Evs ve Hazrec arasında meydana gelen Buâs Savaşı’nda Benî Kurayza ile birlikte Evs kabilesinin yanında yer almıştır. Benî Kaynukā‘ın yardım ettiği Hazrec’in yenilgiye uğratılmasına sebeb olmuşlardır. O dönemde kendi aralarındaki mücadelede de Benî Nadîr diğer yahudi kabilelerine üstünlüğünü kabul ettirmiştir. Benî Nadîr’den bir kişi onlardan birini öldürdüğünde yarım diyet verirken onlar tam diyet ödüyorlardı.

Yazının Devamı

Kaynuka Yahudileri...

“Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.”Alî İmran, 13

Âyetler Medine’deki yahudiler hakkında inmiş olduğunu bildiren rivayetlerden birine göre Bedir Savaşı’ndan sonra Benî Kaynuka yahudileri ahitlerini bozup ileri geri konuşmaya ve kıskançlıklarını dışa vurmaya başladılar. Bunun üzerine Hz. Peygamberimiz sav onları toplayıp Kureyş’in başına gelenlerin kendilerinin başına gelmeden müslüman olmalarını önerdi. Onlar, “Ey Muhammed! Savaş bilmeyen bir grup Kureyşli’yi öldürmüş olman seni aldatmasın. Bizimle karşı karşıya gelirsen savaşmanın nasıl olduğunu görürsün” şeklinde karşılık verdiler. Bunun üzerine bu âyet nâzil olmuştur. (Ebû Dâvûd, “Harâc”, 22; Elmalılı, VII, 4860).

İslâm’ın ilk yıllarında Medine’de yaşayan üç yahudi kabilesi Beni Kaynuka, Benî Nadîr ve Benî Kurayza vardır. Benî Kaynuka Medine’nin güneybatısındaki Vâdîbuthân’da yaşıyordu.

Yazının Devamı

Kudüs İçin Mahkeme Kararı. ..

“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”İsrâ, 1

Uluslararası Mahkemenin Filistin/Kudüs’teki Mescid-i Aksa’nın Tamamının Müslümanların Mülkiyetinde Olduğuna Dair Kararı.

Eğer bu karar Yahudilerin lehine olsaydı, dünyanın bütün dillerine tercüme edilmiş ve bütün insanların duyup bileceği bir belge olurdu.

Yazının Devamı

Lânete Uğrasınlar...

Hz. Allah cc Kur’an-ı Kerim’de beni İsrail yahûdî milletinin tarihin en nankör kavmi olduğunu beyan ediyor ve “lânete uğrasınlar” buyurarak da helâk olmalarının yakın olduğunu bildiriyor.

“Bir de Yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve LÂNETE UĞRASINLAR ! Hayır, O’nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur’an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah, bozguncuları sevmez.”Mâide, 64

“Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ve (mü’min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah’ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah’ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.”Alî İmran,112

Yazının Devamı

Hz. Allah cc Anlatıyor...

“Biz, Kitap’ta (Tevrat’ta) İsrailoğullarına, “Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz” diye hükmettik.”İsrâ, 4

“Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va’d idi.”İsrâ 5

“Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.”İsrâ 6

Yazının Devamı

Beyt-i Makdis ( Mescid-i Aksâ ). ..

Bismillâhirrahmanirrahim

“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”İsrâ, 1

Bu yazımızda Peygamberimiz sav’in Mescid-i Aksâ hakkında söylediği bazı hadisleri okuyalım istiyoruz.

Yazının Devamı

Hz. Ömer ra Kudüs Emanı. ..

“(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da “Biz hıristiyanlarız” diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.”Mâide, 82

Hz. Ömer ra hilafeti döneminde Kudüs’ün Fethinden sonra bir antlaşma yapılmıştır. Bazı eserlerde bu antlaşma zikredilmiştir. Belazuri, ahidname için kısa ve genel bir hüküm şeklinde şu bilgiyi vermektedir,

“İlya (Kudüs) halkı, diğer Şam şehirleri ile yapılan anlaşmalar gibi cizye ile harac ödemek ve diğer şehirlerin halkına verilenleri aynısı karşılığında ondan eman vermesini ve sulh yapılmasını; ayrıca antlaşmanın bizzat Ömer b. Hattab tarafindan imzalanmasını istediler.’’

Yazının Devamı

Hz. Ümmü Eymen ..

Aslen Habeşistanlı olan Hz. Ümmü Eymen, Peygamberimiz sav’in babası Abdullah’ın câriyesi (hizmetçisi) idi. Peygamberimiz Efendimiz sav daha 4-5 yaşlarında iken annesi Âmine’nin bir Medine dönüşü Ebvâ denilen yerde vefat etmesi üzerine Ümmü Eymen Peygamberimiz sav’i dedesine getirmiştir. Daha sonra daima Hz. Peygamberimiz sav’in hizmetinde bulunmuştur. Daha sonra Hz. Peygamberimiz sav onu câriyelikten âzâd etmiş ve Zeyd İbni Hârise ile evlendirmiştir. Aynı zamanda Üsâme İbni Zeyd’in de annesidir. Ümmü Eymen kendisi yalnız başına Mekke’den Medine’ye hicret etmiş bir hanımdır.

Hz. Ümmü Eymen, Resûlullah sav ile birlikte Uhud Gazvesi’ne katılarak mücahidlere su dağıttı ve yaralıları tedavi etti. Bir grup kadınla birlikte Hayber Gazvesi’ne iştirak ettiği için ganimetlerden kendisine pay verildi. Oğulları Eymen ve Üsâme ile birlikte Huneyn Gazvesi’ne de katıldı. Bu savaşta Hz. Peygamberimiz sav’in yakın çevresinde bulunup onu koruyanlardan biri olan oğlu Eymen Huneyn’de şehit oldu. Mûte Savaşı’nın (8/629) kumandanlarından olan eşi Zeyd b. Hârise de Műte savaşında şehid olmuştur. Vefât tarihi ile ilgili rivayetler farklıdır . İbnü’s-Seken, Hz. Ümmü Eymen’in Resûl-i Ekrem sav’in vefatından beş ay sonra (11/632); İbn Mende, Hz. Ömer’in ölümünden yirmi gün sonra (23/644); Vâkıdî ise Hz. Osman’ın hilâfetinin ilk günlerinde (24/645) vefat ettiğini zikretmiş ve Bakī‘ Mezarlığı’na gömüldüğünü belirtmiştir. (İbn Sa‘d, VIII, 226).

Hz. Peygamberimiz sav onun hakkında “Ümmü Eymen benim annemdir” der, ona annesi gibi saygı gösterir, sık sık ziyâretine giderdi. Ümmü Eymen de Hz. Peygamberimiz sav’e karşı tam bir anne gibi davranmıştır.

Yazının Devamı

Melekler İner...

Melekler İner…… “Biz dünya hayatında da âhirette de sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah’tan bir ağırlama olarak, orada canlarınızın çektiği her şey var, istediğiniz her şey orada sizin için var.”Fussilet, 31-32

Rabbimiz âyetlerde nasıl bir istikâmet üzere olmak gerektiğini bildiriyor. Öncelikle Hz. Allah cc’yü rab tanımak ve dosdoğru çizgide (istikamet üzere) yaşamak, diyerek dinin özünü ifâde ediyor. Hz. Peygamberimiz sav de sımsıkı sarılacağı temel ilkenin ne olduğunu soran bir sahâbîye,

“Allah’a inandım de ve sonra dosdoğru ol” buyurmuşlardır (Müsned, III, 413; Müslim, “Îmân”, 62). . Tevhid inancı, insanların en yüksek amacı ve bütün erdemlerin en önemlisi kabul edilen mârifetullahı da içerir. Mârifetullahın bir ifadesi olan “Rabbim Allah’tır” ikrarı gönüllere her türlü şekten şüpheden uzak bir şekilde işleyince bu ikrar, insanın duygu, düşünce ve eylem dünyasına da yansıyarak onu doğru, iyi ve adaletli çizgiye yöneltir. Âyette bu yöneliş, “dosdoğru çizgide yaşamak” diye çevrilen istikamet kavramıyla ifade edilmiştir.

Yazının Devamı

Mevlid Gecesi ...

Mevlid Gecesi …… Bu yıl Mevlidi Gecesi 26 Eylül Salı gününe denk gelmektedir. Yani Rabi’ül’ Evvel ayının onikinci gecesidir.

Mevlid Peygamberimiz sav’den üç dört asır sonra kullanmış olmakla birlikte, bid’atı hasene denilen bir uygulamadır.

Mevlid kelimesi “doğum” manasına gelmektedir. Müslümanlar, her yıl Rebiü`l-evvel ayının on ikinci gecesini miladî 910’lü yıllarından beri kutlamaktadır.

Yazının Devamı

Enbiyâ da Eğitim...

Enbiyâ da Eğitim…… “Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”Bakara, 129

Günümüzde tüm anne babaların kafasını meşgul eden en önemli soru “Iyi eğitimli, başarılı ve sağlıklı bir çocuk nasıl yetişir?” Fakat Rabbimiz genç nesillere eğitim verirken öncelikle dini vazifelerinin öğretilmesini emreder.

Kur’an-ı Kerim bu hususta peygamberlerin çocuk yetiştirirken hangi konuları daha çok önemsediklerini haber verir. Hz. İbrahim as neslin gerçek başarısını onların Hz. Allah cc’ye kul olmasında görür ve şöyle dua eder: “Ey Rabbim, beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle, ey Rabbimiz; bu duamı kabul et.” (İbrahim, 40)

Yazının Devamı

Üç Sadaka. ..

Üç Sadaka. .. “Bedevîlerden kimileri de vardır ki, Allah’a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”Tevbe, 99

Hayır işlemek ve tasaddukta bulunmak konusunda ihlâslı ve samimî bir arzu içinde bulunları, Cenâb-ı Hakk’ın nasıl te’yîd edeceğine, onların hayırlarını nasıl feyizli ve isabetli birer ihsâna dönüştüreceğine şu kıssa ne güzel bir örnektir.

Bir adam; «Ben mutlaka bir sadaka vereceğim.» dedi. Geceleyin evinden sadakasını alıp çıktı ve onu bilmeden bir hırsızın eline tutuşturdu. Ertesi gün belde halkı; “(Hayret!) Bu gece bir hırsıza sadaka verilmiş!» diye konuşmaya başladı. Adam; “Allâh’ım! Sana hamdolsun. Ben bugün de bir sadaka vereceğim.» dedi. Yine sadakasını alarak evinden çıktı ve onu (bu sefer de bilmeden) bir fâhişenin eline tutuşturdu. Ertesi gün halk; “(Olur şey değil!) Bu gece bir fâhişeye sadaka verilmiş!» diye konuşmaya başladı. Adam; «Allâh’ım! Bir fâhişeye (de olsa) sadaka verdiğim için Sana hamd olsun. Ben mutlaka yine sadaka vereceğim.» dedi. (O gece, yine) sadakasını alıp evinden çıktı ve onu (bu defa da bilmeden) bir zenginin eline tutuşturdu. Ertesi gün halk; “(Bu ne iştir!) Bu gece de bir zengine sadaka verilmiş!» diye (hayretle) söylenmeye başladı. Adam; “Allâh’ım! Hırsıza, fâhişeye ve zengine (de olsa) sadaka verebildiğim için Sana hamd olsun.» dedi.

Yazının Devamı

Ahmak Bir Adam...

Ahmak Bir Adam…… “Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.”Furkan, 44

“Gerçek şu ki, biz bütün bunları, insanlar doğru dürüst düşünüp ders çıkarsınlar diye kendilerine tekrar tekrar anlatmışızdır. Buna rağmen insanların çoğu nankörlükte direnip durmuşlardır.”Furkan, 50

Bir defasında Uyeyne b. Hısn, izinsiz bir şekilde Hz . Peygamberimiz sav’in huzuruna girmiştir. O esnada yanında Hz. Aişe bulunduğu için Hz. Peygamberimiz sav “Hani izin isteme yok mu?” diyerek Uyeyne’ye tepkisini göstermesine rağmen Uyeyne “Ben kendimi bildim bileli Mudar’dan hiç kimseden izin istemedim.” diye kaba bir karşılık vererek izin almaya gerek duymadığını açıkca beyan etmiştir. Daha sonra sözüne “Yanındaki Hümeyra da kim?” diyerek küçümser bir edayla Hz. Aişe’yi sormuş Hz. Peygamberimiz sav de “O müminlerin annesi Aişe’dir.” diye cevap vermiştir. Uyeyne daha da ileri giderek “Senin için· hanımlarımın en güzelinden vazgeçeyim mi?” diyerek kendi hanımını Hz. Peygamberimiz sav’e teklif etmiştir.

Yazının Devamı

Cihad. ..Dil ve Kalb ile...

Cihad. ..Dil ve Kalb ile…… İbni Mesut ra’den rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz sav buyurmuşlardır,

“Allah Teâlâ’nın benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan ihlâslı ve seçkin yakın çevresi ve ashâbı vardı. Bu samimi çevre ve ashâbından sonra, yapmadıklarını söyleyen ve emrolunmadıklarını yapan kimseler onların yerini aldı. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mü’mindir, diliyle cihad eden mü’mindir; kalbiyle cihad eden de mü’mindir. Bu kadarcığı da bulunmayanda hardal tanesi ağırlığında bile iman yoktur.” (Müslim, Îmân 80)

Hadiste geçen “havâriyyûn” kelimesi “ihlâslı ve seçkin yakın çevre” şeklinde tercüme edilmiştir. Bunlar peygamberlere son derece sâdık ve bağlı olan gruptur. Bazıları, bu kelimenin, “ensar” yani peygambere yardımcı olanlar demek olduğunu söylerler. Ancak peygamberin ashâbı arasında bu nitelikte olmayanlar bulunabilir. Ümmet ise çok daha farklı niteliklere sahip ve içinde her çeşit insanın bulunduğu büyük çoğunluğu ifade eder ki, geçmiştekileri, bugün yaşayanları ve gelecek olanları da içine alan bir tabirdir.

Yazının Devamı