Balıkesir Merhaba Gazetesi

Hendek Harbi Ve Müjde. …

Hendek Harbi Ve Müjde. …
Dr. Hüseyin Yıldırım( huseyinyildirim@gazetemerhaba.com )
17 Ekim 2019 - 7:46

“Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”Bakara, 216
Amr b. Avf ra Hendek harbinde “Ben, Selman, Huzeyfe b. Yeman, Numan b. Mukarrin ve Ensardan alt kişi, kendimize ayrılmış olan kırk arşınlık yeri kazıyorduk.
Zübab’ın dibinden kazarak nemli tabakaya kadar inmiştik ki, Allah hendekte karşımıza parlak bir kaya çıkardı. Onunla uğraşırken, balyoz, kazıma, kürek, külünk.. gibi demir araçlarımız kırıldı, kazma işinden aciz kaldık.
Bunun üzerine, Selman’a, “Ey Selman! Resûlullah sav git de, şu kayadan dolayı çektiğimizi haber ver! dedik. Resûlullah sav o sırada kıldan dokunmuş bir Türk çadırının içinde dinleniyordu.
Selman, “Yâ Rasûlallah! Babalarımız, analarımız sana feda olsun! Hendekten karşımıza bir kaya çıktı.
Onunla uğraşırken, bütün demir araçlarımız kırıldı, kazmaktan aciz kaldık! Çizmiş olduğun çizgiden sapılacak olan yer yakın olduğuna göre, o kayanın yanından biraz sapıverelim mi, yoksa bu hususta bize vereceğin bir emir var mı? Biz senin çizdiğin çizgiyi aşmak istemiyoruz?’ dedi.
Resûlullah sav, oraya geldi, ‘ver bana balyozu ey Selman!’ buyurdu.
Selman’ın balyozunu aldıktan sonra, hendeğin içine, yanımıza indi. Biz, dokuz kişi, hendeğin bir tarafına çekildik.
Resûlullah sav kayaya elindeki balyozla öyle bir darbe indirdi ki, kaya yarılıverdi! Ondan bir şimşek çıkıp Medine’nin iki kayalığı (dağı) arasını aydınlattı! Resûlullah sav Allahuekber!’ diyerek fetih ve zafer tekbiri getirdi.
Biz de tekbir getirdik. Sonra, kayaya balyozla ikinci bir darbe daha indirdi. Yine, ondan karanlık bir evdeki kandil gibi Medine’nin iki kayalığı (dağı) arasını aydınlatan bir şimşek çaktı. Resûlullah sav Allahuekber!’ diyerek fetih tekbiri getirdi.
Biz de tekbir getirdik. Resûlullah sav balyozla üçüncü darbeyi indirince, kayayı parçaladı. Darbeyi indirdiği zaman, yine, ondan Medine’nin iki kayalığı (dağı) arasını aydınlatan bir şimşek çaktı. Resûlullah sav, yine Allahuekber! diye fetih tekbiri getirdi.
Biz de tekbir getirdik. Selman, elinden tutarak, Resûlullah sav’i hendekten yukarı çıkardı. Selman, “Babam, anam sana feda olsun yâ Rasûlallah! Ben şimdiye kadar hiç görmediğim şeyi gördüm!” dedi.
Resûlullah sav, yanındakilere, “Selman’ın gördüğünü siz de gördünüz mü? diye sordu.
“Evet! Babalarımız, analarımız sana feda olsun yâ Rasûlallah! Sen vurduğun zaman kayadan dalga gibi şimşek çaktığını biz de gördük! Sen tekbir getirdin, biz de tekbir getirdik. Biz bu ışık parıltısından başka birşey görmedik!” dediler.
Resûlullah sav “Doğru söylediniz! Ben kayaya ilk darbeyi indirdiğim zaman çıkan, sizin de gördüğünüz şimşek, bana Hîre şehrinin köşklerini ve Kisrâ’nın Medâin’ini aydınlattı da, onlar bana köpeğin altlı üstlü yan dişleri gibi göründü! Cebrail de, ümmetimin oralara hakim olacaklarını haber verdi. Kayaya ikinci darbeyi indirdiğim zaman çıkan, sizin görmüş olduğunuz şimşek, bana Rum ülkesinin kızıl köşklerini, saraylarını aydınlattı da, onlar bana köpeğin altlı üstlü yan dişleri gibi gözüktüler! Cebrail de, ümmetimin oralara hakim olacaklarını bana haber verdi! Kayaya üçüncü darbeyi indirdiğim zaman, sizin de görmüş olduğunuz şimşek, bana San’a diyarının köşklerini, saraylarını aydınlattı da, onlar bana köpeğin altlı üstlü yan dişleri gibi gözüktüler! Cebrail de, ümmetimin oralara hakim olacaklarını bana haber verdi.
Sevininiz ki; ümmetim, yardıma ve zafere nail olacaklardır!
Sevininiz ki; ümmetim, yardıma ve zafere nail olacaklardır!
Sevininiz ki; ümmetim, yardıma ve zafere nail olacaklardır!’ buyurdu.
Müslümanlara bu haber müjdelenince,  “Mü’minler, düşman birliklerini görünce, “İşte bu, Allah’ın ve Resûlünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resûlü doğru söylemişlerdir” dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır” .Ahzab,22
diyerek sevindiler.” İbn Sa’d, Tabakâtü’l-kübrâ, İV, 78,79; Taberî, Târih, III. 45, 46; Beyhakî, Delâilü’n-nübüvve, İİİ, 419, 420; İbn Esîr, Kâmil, II,. 179.
Rabbimiz bizleri ve tüm inananları yardımıyla muzaffer eylesin

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.