Balıkesir Merhaba Gazetesi

Koronavirüsün Doğaya ve Çevreye Olumlu/Olumsuz Etkileri

Koronavirüsün Doğaya ve Çevreye Olumlu/Olumsuz Etkileri
Prof. Dr. Fatih Satıl
Prof. Dr. Fatih Satıl( fsatil@gmail.com )
164
01 Haziran 2020 - 8:18

Yeni tip korona virüs (covıd-19) salgını nedeniyle insanların evlerine kapanmasıyla birlikte toplu taşıma ve özel araç kullanımının azalması, birçok işyerinin kapalı olması, fabrikaların üretim hızının azalması ile fosil yakıt kullanımı büyük oranda düşüş göstermiştir. Dolayısıyla hava kalitesinde ciddi iyileşmeler olduğu görüldü. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’nın salgının başladığı dönemde çekilen uydu görüntüleri, endüstrinin ve insanlığın doğaya ne kadar zarar verdiğini gözler önüne serdi. Turistik Venedik’in kanallarındaki su adeta temizlenirken, Çin ve İtalya’da hava kalitesi arttı. İstanbul’da da hava kirliliği yüzde 30 azaldı.

Koronovirüs küresel bazda çok daha farklı değişikliklere yol açacak gibi görünüyor. Bilim insanlarına göre bundan sonra çevre/doğa çok daha ön plana çıkacak. Yukardaki verilere baktığımızda hava kirliliğinin temel kaynağının aşırı tüketim ve israf olduğu anlaşılıyor. O zaman insanlığın normale yani fıtrî ve sade bir yaşantıya yönelmesi şart. Enerjide de daha yenilenebilir enerji olan rüzgâr ve güneş enerjisine dönmeli. Eğer insanoğlu, bu israflı, iktisatsız, zulümlü, adaletsiz ve kirli yaşam tarzını değiştirmezse dünyayı kendisi ve diğer canlılar için Cehenneme çevirecek. O nedenle, insanoğlunun doğal hayat ile olan etkileşimini yeniden gözden geçirmek zorunda.

Bu salgının, doğada insan etkisinin azalması sonucu çevreye pozitif etkisi varmış gibi gözükse de hem çevre hem de insan sağlığı için başka tehlikelere yol açtığı da bir gerçek. Salgın nedeniyle kullanılmış yüz maskeleri, eldivenler ve koruyucu ekipmanlardan oluşan enfekte olmuş atıklar hem sağlık hem de bir çevre sorunu olarak maalesef karşımızda. Bu tek kullanımlık kişisel koruyucular çevreye önemli zararlar verebilmekte. Çevre grubu OceansAsia, Hong Kong‘daki Soko adaları kıyı şeridinde cerrahi maskelerin oluşturduğu kirliliği gözler önüne serdi. Zaten bu kirliliği görmek için çok da uzağa gitmeye gerek yok. Hepimiz çevremizde atılmış olan o kullanılmış maske ve eldivenleri çokça görüyoruz.

Bir başka sorunumuz ise plastikler. Tam da plastik poşet kullanımının geride kaldığını düşündüğümüz sırada salgın nedeniyle alışveriş için plastik torbaların kullanımı tekrar yükselişe geçti. Market alışverişlerinde ürünleri taşımak için evlerimizdeki bez çantaları götürmek yerine, tek kullanımlık poşetler kullanmak yeniden yaygın bir davranış haline geldi. Marketlerde ürünler poşetlere girdi. Ayrıca salgına karşı tedbir olsun diye, işyerlerinde, lokanta ve kafelerdeki siparişlerde de tek kullanımlık plastik ürünler kullanılmaya başlandı.

Ve bir başka sorun salgına karşı kullanılan aşırı dezenfaktanlar. Haberlere bakılacak olursa bu süreçte doğal olarak dezenfaktan satışlarında büyük bir artış yaşandı. Salgından korunmak için aşırı ve bilinçsiz kullandığımız temizlik ürünleri hem kendi sağlığımızı hem de sulara karışarak doğal hayatı tehdit etmeye başlayacak boyutta.

Koronayı yok ederken doğayı yok etmeyelim. Yaşarken insan odaklı değil, DÜNYA ODAKLI yaşamalıyız. İsraftan uzak iktisada uygun yaşamalıyız. Bu vesileyle 5 Haziran “Dünya Çevre Günü” müz şimdiden kutu olsun.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.