CHP’nin Delege Seçimleri: Bahçeli Evler’in Gölgesinde
CHP’nin Delege Seçimleri: Bahçeli Evler’in Gölgesinde
Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir örgütünde, bu yaz güneşten çok demokrasi sancısı yakıyor insanı. Altıeylül’deki delege seçimleri, sıradan bir mahalle yarışı olmaktan çıktı; adeta partinin geleceğine kurşun döken bir meydan sınavına dönüştü. Ve işte o sınavın en kritik sahnesi: Bahçeli Evler Mahallesi.
Burada seçilecek 107 delege, yalnızca o mahallenin değil, tüm ilçenin hatta Balıkesir siyasetinin rotasını değiştirecek güçte. Düşünün; 400 delegenin dörtte birinden fazlasını tek başına çıkaracak bir mahalle... Bu tablo, Bahçeli Evler’i sıradan bir seçim durağı değil, siyasetin kalbinin attığı merkez haline getiriyor.
Mavi listenin adayı Hakan Keskin, rüzgârı arkasına almış görünüyor. Ama siyasette rüzgârın ne zaman, nereden eseceğini kimse kestiremez. Karşısında Sinan Ayhan’ın beyaz listesi ve bağımsız girişimler, yarışın sadece matematikten ibaret olmadığını, duyguların, kırgınlıkların ve umutların da sahaya indiğini gösteriyor.
Çarşaf Liste Nerede Kaldı?
Bir zamanlar CHP’de delege seçimleri çarşaf listeyle yapılırdı. Herkes özgürce aday olur, demokrasi çıplak bir şekilde kendini gösterirdi. Kimse kimseyi “şucu, bucu” diye yaftalamaz, parti içi rekabet bile onurlu bir yarış havası taşırdı.
Bugün ise manzara farklı. Renkli listeler üzerinden yürüyen seçimler, doğal olarak kamplaşmayı, ötekileştirmeyi ve sert kulis hesaplarını beraberinde getiriyor. O eski özgürlük rüzgârlarının yerini, listelerin soğuk matematiği almış durumda.
Karesi’de geçen hafta tamamlanan seçimler bunun kanıtı: İlçe Başkanı Yücel Erişen’in beyaz listesi üstünlük sağladı. Hasan Hüseyin Yıldız’ın kırmızı listesi ciddi bir güç biriktirdi. Zeki Kayıngül ise liste çıkarmadan yönetim üyeleri üzerinden etkili olmaya çalışıyor. Yani Eylül’de yapılacak ilçe kongresinde dengeler bıçak sırtında.
Altıeylül’de “Serap Sendromu”
Altıeylül’de ise kulisler kaynıyor. Sosyal medya yazarı Suat Kuday’ın paylaşımları, deyim yerindeyse siyaset kazanını taşırdı.
Bir mahalle muhtarının tarafsızlığı unutup üyeleri aradığı, “falan renge oy verin, bu vefa borcudur” dediği konuşuluyor.
Telefonla arandığında adını gizleyip “Serap” diye tanıttığı iddiaları var.
Bir kadın üyeye “Sen öldürülecek kadınsın!” diye bağırıldığı, bunun herkesin gözü önünde yaşandığı söyleniyor.
Bir belediye başkanının şoförü ve fotoğrafçısının üyelerin üzerine yürüyerek gözdağı verdiği anlatılıyor.
Hatta bir ilçe başkan adayının üyeleri etkilemek için 6N marketlerden 1000 TL’lik hediye kartları dağıttığı kulaktan kulağa yayılıyor.
Bu iddiaların hangisi doğru, hangisi abartı? Onu zaman gösterecek. Ama şu kesin: CHP’nin demokrasi sınavı, sadece sandık başında değil, sandığa giden yolun temizliğinde veriliyor.
Sonuç mu?
CHP Balıkesir’de delege seçimleri, sadece listelerin mücadelesi değil. Aynı zamanda partinin geleceğe ne kadar demokratik, ne kadar şeffaf yürüyeceğinin turnusol kâğıdıdır.
Bahçeli Evler’den çıkacak 107 delege, Eylül’deki kongrede ipin ucunu büyük ölçüde tutacak. Ama asıl mesele şu soruda gizli:
“Demokrasi” sadece sandığa atılan oy mudur, yoksa o oya giden yolun baskısız, tehditsiz, çıkarsız olması mıdır?
CHP kendi içinde bu sınavı veremezse, halkın karşısında nasıl güven verici olabilir?
Çünkü unutmayalım: Parti içi demokrasi, iktidara giden yolun ilk basamağıdır