Macit Ermiş

Macit Ermiş

Değerli Taşların Sessiz Dili

İnsanın Ruhuna Dokunan Işık

Macit ERMİŞ

İnsan bazen kendini aynada değil, bir taşta görür.Bir yüzüğe takılır gözü, bir kolyede durur eli…Ama aslında süse bakmaz; kendi ruhunun yansımasını arar.

Yazının Devamı

Kuzeyli Belediye Başkanları

Balıkesir’in siyaset haritasına yukarıdan bakın… Bir rüzgâr çarpıyor yüzünüze. Soğuk, sert, inatçı bir rüzgâr. Ve o rüzgârın adı: CHP. Kent merkezinin kuzeyine bir çizgi çekin; kalemi nereye değdirirseniz değdirin karşınıza CHP’li bir belediye başkanı çıkıyor. Bu bir tesadüf değil. Bu, sandığın sessiz ama çok net konuştuğu bir siyasi sosyolojidir.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın aslen Gönenli, yani kuzeyli. Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, Balya’nın Ilıca beldesinden; Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, Kurtdereli Köyü’nden. Balya’da Orhan Gaga, Bandırma’da Dursun Mirza, Erdek’te Paşalimanı Adası Balıklı Mahallesi doğumlu Burhan Karışık, Gönen’de CHP Gençlik Kolları’ndan gelen İbrahim Palaz, Manyas’ta Ahmet Duru, Marmara Adalar’da Aydın Dinçer ve Susurluk’ta Hakan Yıldırım Semizel… Hepsi kuzeyli, hepsi CHP’li. Bu tablo, Balıkesir’in kuzeyinde seçmenin ne dediğini açıkça ortaya koyuyor: “Ben yönümü belirledim.” Kuzey, tarımıyla, sanayisiyle, deniziyle, alın teriyle, emeğiyle konuşur. Sloganı sevmez, icraata bakar. Vaadi değil, güveni tartar. Devleti uzakta değil, belediyeyi yanı başında görmek ister ve sandıkta kararını net verir.

Şimdi pusulayı doğuya çevirin… Bigadiç’te AK Parti’li Belediye Başkanı Mustafa Göksel var. Toprağından kopmamış, ticaretin içinden gelen bir isim. Bor madenleriyle Türkiye’nin stratejik ilçelerinden biri olan Bigadiç’te siyaset hâlâ AK Parti ekseninde dönüyor. Bir adım ötede Dursunbey… Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, ziraat mühendisi, yedek subay ve teknik bir geçmişe sahip. Orada da tablo değişmiyor. Demek ki Balıkesir siyaseti tek renkli değil; ama keskin çizgilerle ayrılmış durumda. Kuzey CHP diyor, doğu ve güney AK Parti’de kalıyor.

Yazının Devamı

Sessiz Bir Yalanın Gürültüsü

Sosyal medyada dolaşan bazı hikâyeler vardır;okur, durur, yutkunur…“İnsanlık ne hale geldi” der.Sonra paylaşır.

Son günlerde yeniden karşımıza çıkan, Zagreb’te 42 yıl boyunca bir dairede unutulduğu iddia edilen kadın hikâyesi de onlardan biri. Bir fincan çay, açık bir radyo, tozlanmış eşyalar… Anlatı kusursuz. Duygusu güçlü. Finali tokat gibi.

Ama küçük bir sorun var:Bu hikâye gerçek değil.

Yazının Devamı

Zemheri’de Siyaset

Zemheri…Havanın soğuğu kemiğe işlerken, Balıkesir siyasetinde ayaz daha sert esiyor. Sözler buz tutuyor, rakamlar havada uçuşuyor, gerçeğin üstü sisle örtülüyor.AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir’in İl Danışma Meclisi’nde yaptığı açıklamalar, salonda dalga dalga yayıldı.

İddia netti, ton sertti:

“Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 14,5 milyar liradan 30 milyar liraya çıktı. İki yıldır ciddi bir yatırım yok. Bu paralar nereye gitti?”Bu soru, kürsüden indi ama şehirde yankısı sürüyor.Aydemir yetinmedi. “20 ilçede sahada somut bir çalışma yok” dedi.“Algı belediyeciliği” ifadesiyle de tartışmanın fitilini ateşledi.Zemheri siyaseti işte tam da burada başlıyor.

Yazının Devamı

Bu Ayvayı Kim Yer?

Bir dönemin sıradan kışı meyvesi, bugün adeta servete dönüşmüş durumda. Daha düne kadar kilosu 110 TL olan ayva, bir gecede 450 liraya fırladı. Hesap ortada: 4 ayva = 1 kilo. Yani, tek bir ayva 125 lira. Manav tezgâhlarında artık meyve değil, küçük bir yatırım aracı duruyor sanki.

İstanbul’da ayvanın kilosu 450 ile 600 TL arasında satılıyor. Etikete bakan eli cebine, gözü terazinin ibresine gidiyor. “Bu ayva mı, ziynet mi?” sorusu dudaklardan dökülüyor. Ayvanın artık zarif bir sofra dekoru olmaktan öte, neredeyse ziynet eşyasına dönüştüğünü söylemek abartı olmaz. Yüksek fiyatları ile, ekranda bile “altın” kelimesiyle anılabilecek bir statüye ulaştı.

Balıkesir’de tablo biraz daha “makul” ama yine de iç acıtıcı. Manavlarda ayvanın kilosu 200 TL, tek ayva ise 50 liraya satılıyor. Yani Balıkesir’de ayva, çilekle yarışıyor; İstanbul’da ise neredeyse altınla... Fiyatlar o kadar yüksek ki, tüketiciler ayvayı almak için adeta yatırım yaparcasına göz ucuyla bakıyor.

Yazının Devamı

Duygulu Anlar, Vefa Yüklü Bal-Kes

Yıllardır sessiz, yıllardır boş.Oysa o duvarlar, Balıkesirspor’un ilk adımlarına tanıklık etti. O odalarda umut konuşuldu, o merdivenlerden hayaller çıktı. 1974-75 sezonunun şampiyonluk sevinci, o binanın pencerelerinden şehre yayıldı. Alkışlar, gözyaşları, -kırmızı-Beyaz sevinçler hâlâ orada asılı duruyor.Ama bugün…O bina yalnız.

Balıkesirspor müzesi denince, bazıları olmadık yerleri işaret ediyor.Dinkçiler Mahallesi’ndeki Baruthane binası Bal-Kes’e müze olmaz.Tescilli bir yapıda müze tadilatı için izin çıkmaz, çıksa bile ruhunu kaybeder.Balıkesirspor’un hikâyesi dar koridorlara, zoraki çözümlere sığmaz.Müze için en doğru adres, Karesi Türbesi’nin güneyinde yıllardır boş duran binadır.Hem konumu hem anlamı hem de erişilebilirliğiyle Bal-Kes’in geçmişine yakışır tek yer orasıdır.Şimdi gözler Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’da…Bu şehir vefayı sever, vefayı da unutmaz.

1967-68 sezonunda Türkiye İkinci Futbol Ligi’nde sahne aldı.20 Ağustos 1967’de Malatyaspor karşısında alınan 3-1’lik galibiyet, Bal-Kes’in resmi tarihindeki ilk sevinçti.O gün Kadir Gürsoy, Balıkesirspor’un ilk golünü attı.Ve tarih yazılmaya başladı.Rıdvan Kösemihal yönetiminde gelen 1974-75 şampiyonluğu, bu şehrin en gururlu sayfalarından biridir.Birinci Lig hayali gerçek oldu…Olmadı, kısa sürdü ama o hayal hiç unutulmadı.Yıllar geçti…İkinci Ligler, Üçüncü Ligler, düşüşler, çıkışlar…1991-92’de yeniden yükseliş, 1995-96’da kaçan umut, 2001’de amatör liglere düşüş…Her yara Balıkesir’in yüreğine işlendi.Ve 2006…Profesyonel futbola dönüş.Yeniden ayağa kalkma çabası.Her defasında “Bu sefer olacak” diyen bir şehir.İşte bu yüzden Balıkesirspor’un müzesi, sadece kupaların sergilendiği bir yer olmamalı.O müze; düşüşleri de anlatmalı, yoklukları da…Bir çocuğun ilk kez Bal-Kes atkısı taktığı günü, bir babanın oğlunu elinden tutup tribüne götürdüğü anı göstermeli.

Yazının Devamı

Kırmızı Battaniye: Tiyatro Muydu, Diziden Kopya Bir Sertlik Mi?

Geçtiğimiz gün Balıkesir’de, Salih Tozan Kültür Merkezi’nde gösterilen Kırmızı Battaniye adlı yapım, salondan çıkan birçok kişide aynı soruyu bıraktı: Biz tiyatro mu izledik, yoksa sahneye taşınmış şiddet ,argo dolu bir televizyon dizisi mi? Filmin —ya da sahne işinin— verdiği mesaj net miydi, yoksa sadece yüksek ses, bol argo ve bıçaklı kavga sahneleriyle dikkat çekmek mi hedeflenmişti? Bana göre Seyirci Ne İzlediğini Anlamakta Zorlandı Kırmızı Battaniye, bir tiyatro metninden çok, prime-time bir sokak dizisinin içine çekti. İsmide üstelik google de arattığınızda bir kısa film alıntısı gibi … Argo neredeyse diyalogların omurgasıydı Oysa tiyatro, tam da burada devreye girmeliydi. Tiyatro Ne Değildi? Tiyatro: •Sadece bağırmak değildir •Sadece argo kelimelerle gerçekçilik kurmaz •Sadece şiddeti göstererek mesaj vermez Tiyatro, söylenmeyeni sezdirme sanatıydı. Bir bakışla, bir sessizlikle, bir duraklamayla seyirciyi sarsabilirdi. Kırmızı Battaniye ise çoğu sahnede bunu tercih etmedi. Mesaj mı, Etki mi? Eğer anlatılmak istenen şey: •Toplumsal çürüme •Erkek şiddeti •Sokak kültürünün çıkmazı •Yoksulluk ve öfke ise… Bunların hiçbiri yeni değil. Yeni olan, nasıl anlatıldığıdır. Burada tercih edilen yol, meseleyi derinleştirmekten çok sertleştirmek olmuş. Seyirci düşünmeye değil, irkilmeye zorlanmış. Salih Tozan Sahnesi Daha Fazlasını Hak Ediyor Balıkesir’de tiyatro izleyicisi zeki bir izleyicidir. Bu şehir, sahnede: •Metin ister •Alt metin ister •Düşünce ister Sadece “gerçekçi olmak” adına şiddeti çoğaltan işler, tiyatronun gücünü büyütmez; onu sıradanlaştırır.
Yazının Devamı

Demokrasinin Hafızası, Vefanın Siyaseti

Bu topraklar DP’yi, AP’yi ve son olarak DYP’yi birinci parti yaptı.Süleyman Demirel döneminde DYP, yalnızca bir parti değil; köylünün, esnafın, taşranın sesi, devletle millet arasındaki köprüydü. Balıkesir’de bunun karşılığı çok güçlüydü. 1989’da belediyeyi kazanan, 1991’de 7 milletvekili çıkaran DYP, bu kentin siyasal omurgalarından biriydi.

Barajın altında kalmak, yalnızca bir seçim sonucu değildir; bir geleneğin parçalanmasıdır. DYP yedi ayrı parçaya bölündü. Ama siyaset dediğimiz şey, küllerinden doğmayı bilenlerin işidir.Bugün yeniden bir toparlanma, yeniden bir yürüyüş var.

Altı Eylül İlçe Başkanlığı’nda Nuri Pati, Karesi İlçe Başkanlığı’nda Hasan İnan…Atamayla başlayan süreç, kongrelerle demokrasiye yakışır bir zemine taşınıyor. Bandırma ve Gönen’in de sırada olması boşuna değil; taşra siyaseti yeniden nabız yokluyor.İlk kongre Altı Eylül’de yapıldı.Sandık konuştu, irade tecelli etti. Nuri Pati başkanlığındaki yönetim; farklı mesleklerden, farklı yaşlardan ama ortak bir inançtan oluştu: “Bu parti yeniden ayağa kalkar.” İsimler uzun, emekler daha uzun… Hepsi birer gönül taşıyıcısı.

Yazının Devamı

Vefanın, İlkenin ve Onurun Adı: Ali Şayakçı

Bazı insanlar vardı…Onlarla aynı şehirde yaşarken fark edilmezdi. Gittiklerinde ise bir kentin neden eksildiği yavaş yavaş anlaşılırdı.

Balıkesir’de Ali Şayakçı böyle bir insandı.

Yazının Devamı

Balıkesir’de Don, Sessizlik ve Hayatın Denge Anı

Balıkesir’in Karesi ilçesinde, Çamlık Tepe’de ölçülen eksi 9 derece, şehrin üstüne bir sessizlik bıraktı.

Rüzgâr yoktu.Soğuk vardı.Keskin, yerinde ve kıpırtısız…

96 metre yükseklikte dalgalanmasıyla bilinen Türk Bayrağı, bu kez dalgalanmadı. Buz tuttu. Kıpırdamadı. Bayrağın suskunluğu, sabahın en net fotoğrafıydı.

Yazının Devamı

Liyakat, Güven ve Belediye Otobüsleri

Belediye otobüsleri uzun yıllar boyunca kamusal hizmetin en görünür alanlarından biri oldu. Güvenlik, erişilebilirlik ve eşitlik ilkeleri bu hizmetin temelini oluşturdu. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler, bu alanda ciddi sorunlar yaşandığını gösteriyor.

Aralık ayında Balıkesir genelinde belediye otobüslerinin karıştığı maddi hasarlı ve yaralamalı kazaların artması dikkat çekti. Karesi ilçesi Deve Loncası mevkiinde kısa sürede yaşanan çok sayıda kaza ile Toygar Mahallesi, Kurtdereli Spor Salonu çevresi, Cengiz Topel Caddesi, Paşa Alanı ve Plevne Mahallesi gibi noktalarda meydana gelen olaylar, ulaşım güvenliğini yeniden tartışmaya açtı.

Kazaların özellikle akşam saatlerinde yoğunlaşması, yol koşulları ve araçların teknik durumu ile ilgili soru işaretlerini artırıyor. Altıeylül ilçesi sınırlarında uzun süredir bakım yapılmadığı ifade edilen yolların, belediye otobüslerinin mekanik ve elektronik sistemlerini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Göstergelerin çalışmaması, saat ve elektronik sistem arızaları sürücülerin sorumluluğunu daha da ağırlaştırıyor.

Yazının Devamı

Şifa mı Rant mı? Balıkesir’in Kaplıcaları Üzerine Bir Vicdan Yazısı

Bir zamanlar Balıkesir’in kaplıcaları, insanın yarasını saran, bedenini dinlendiren, ruhunu arındıran şifa duraklarıydı. Toprağın altından fışkıran sıcak su, denizle kucaklaşır; çamur, hastalığa merhem olurdu. Bugünse aynı coğrafyada başka bir ateş yanıyor: rantın ateşi. Ve ne yazık ki bu ateş, yalnızca doğal zenginlikleri değil, insanlığı da kavuruyor.

Edremit’in Güre Kaplıcaları… Bir zamanlar sıcak suyla denizin kardeşçe buluştuğu, şifanın sessizce aktığı bir yerdi. Sonra kalabalıklar geldi, beton yükseldi, değerler geri çekildi. “Gelişme” dendi, ama değer kaybı yaşandı. Şifa bölgeleri, ahlak dışı faaliyetlerin konuşulduğu alanlara dönüştü. İnsan, mekâna iyi gelmeyince; mekân da insana iyi gelmiyor.

Sındırgı… Yıllar içinde ilçenin dokusunda açılan yaralar hâlâ kapanmadı. Toplumsal hafızada iz bırakan dönemlerin yan etkileri bugün dahi konuşuluyor. Kaplıca suyu şifa verirken, yönetim ve anlayış şifa olamazsa, o suyun bereketi de gölgeleniyor.

Yazının Devamı

Balıkesir’de Gündem Aynı, Yük Ağır: Çözüm Masanın Üzerinde

Balıkesir’de sokağa çıktığınızda, çarşıya indiğinizde, bir esnafın kapısından içeri girdiğinizde ya da bir üniversiteliyle sohbet ettiğinizde duyduğunuz cümleler çok benzer:“İşler durgun”, “Geçim zor”, “Ulaşım iyi ama pahalı”, “Ev var ama tutacak güç yok”…

Aslında Balıkesir’in gündemi tek bir kelimede özetleniyor: denge.Gelir–gider dengesi, hizmet–beklenti dengesi, merkez–ilçe dengesi.

Bugün Balıkesir, tarımıyla, üniversitesiyle, sanayisiyle potansiyeli yüksek bir şehir. Ama bu potansiyel, vatandaşın cebine ve günlük hayatına aynı hızla yansımıyor.

Yazının Devamı

Üç Kardeş, Tek Kurdele

Balıkesir’in Karesi ilçesine bağlı Armutalan Köyü’nden çıkan üç kardeşin hikâyesi, bugün girişimcilik üzerine sıkça konuşulan kavramların sahadaki karşılığını hatırlatıyor: emek, planlama ve birlikte hareket edebilme.

Sema, Ahmet ve Semih Sarı kardeşler, bir işyeri açılışında kurdeleyi başkalarına kestirmeyi tercih etmedi. Kurdeleyi kendi elleriyle kestiler. Bu tercih, sembolik olduğu kadar anlamlıydı; zira ortada devralınmış bir miras değil, adım adım inşa edilmiş bir süreç vardı.

Hikâye üniversite yıllarında başlıyor. Sema Sarı, Balıkesir Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezunu. Onu aynı bölümden mezun olan Ahmet Sarı takip ediyor. Ailenin en küçüğü Semih Sarı ise mimarlık eğitimi alarak teknik altyapıya tasarım perspektifi ekliyor.

Yazının Devamı

Duyarlı Vali Sahada: Devletin Şefkati Kapı Kapı Hissedildi

Balıkesir’de günlerdir endişeyle aranan 15 yaşındaki Ayşe Gül Ertaş, yürütülen yoğun çalışmalar sonucu sağ salim bulundu. Genç kız, Altı Eylül ilçesi Gümüşçeşme Mahallesi’nde annesine teslim edildi. Olay, devletin sahadaki refleksini ve sosyal duyarlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Merhaba Balıkesir sitesinde 7 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan “Kayıp Aranıyor” başlıklı haber, Valilik birimlerinin dikkatini çekti. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Emniyet Müdürü’ne “Bu kız bu akşam bulunacak” talimatını verdi. Talimatın ardından ekipler gece boyunca arama-tarama faaliyetlerini aralıksız sürdürdü.

Emniyet ekiplerinin titiz çalışması sonucu Ayşe Gül Ertaş, Gümüşçeşme Mahallesi’nde tespit edilerek güvenli şekilde annesine teslim edildi. Ailenin günlerdir süren endişesi, devletin hızlı ve kararlı müdahalesiyle sona erdi.

Yazının Devamı

Aidat Artışı ve Gerçekler

Yeni yılla birlikte apartman ve iş merkezlerinde aidat artışları yeniden gündeme geldi. 2025 yılında 450 TL olarak ödenen bir aidatın, 1 Ocak 2026 itibarıyla 600 TL’ye yükseltilmesi, birçok bina sakini ve iş yeri sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Bu artış, rakamsal olarak 150 TL’ye, oran olarak ise yaklaşık yüzde 33’e karşılık geliyor.

Aidat artışlarının temel gerekçesi, ortak giderlerde yaşanan yükseliş. Elektrik, su, temizlik, bakım ve benzeri hizmet kalemleri, son yıllarda düzenli olarak artan maliyetler arasında yer alıyor. Bu giderler, apartman ve iş merkezi yönetimlerinin bütçelerinde önemli bir pay oluşturuyor. Dolayısıyla aidatların belirli dönemlerde güncellenmesi, mevzuat ve uygulama açısından olağan kabul ediliyor.

Ancak artışın olağan olması, tartışılmayacağı anlamına gelmiyor. Birçok binada aidat duyuruları yalnızca yeni rakamın ilan edilmesiyle sınırlı kalıyor. Giderlerin kalem kalem açıklanmaması, artışın nedenleri konusunda soru işaretlerine yol açıyor. Şeffaflık eksikliği, bina sakinlerinin ve esnafın yönetime olan güvenini zayıflatıyor.

Yazının Devamı

Kestanelerin Son Günleri

Eskiden mektuplar bu sözlerle biterdi. Bir dönemin sabrını, emeğini ve bekleyişini anlatırdı. Bugün ise o sözler, Balıkesir’in dağlarında, köylerinde son günlerini yaşayan kestaneler için adeta bir ağıt gibi yankılanıyor.

Balıkesir’de kestane yalnızca bir ürün değildi; dağın bereketi, köylünün umudu, kışın soba başındaki mutluluktu.

Erdek’in Çakıl, Kestanelik, Ormanlı, Ballıpınar ve Doğanlar köyleri… İl merkezine 75 kilometre uzaklıktaki İvrindi’nin Gümeli Köyü… Bigadiç Ulus Dağı’nda kirazın, cevizin yanında boy veren kestane ağaçları…

Yazının Devamı

Gökyüzünde V Şeklinde Bir Sessiz Tanıklık: Turnalar Balıkesir Semalarında

Balıkesir semaları, akşam saatlerinde doğanın kadim tanıklarına ev sahipliği yaptı. Karesi ilçesinde Emekliler Ali Hikmet Paşa Meydanı’nda eylem sürerken, gökyüzünde altı ayrı turna sürüsü V şeklinde dizilerek sessizce geçti. Meydandaki kalabalık, sloganlara ve gündemin ağırlığına odaklanmışken, turnaların bu görkemli geçişinin çoğu kişi tarafından fark edilmemesi dikkat çekti.

Bir yanda insana dair talepler, yoksulluk ve geçim kaygısı… Diğer yanda binlerce yıllık bir göç ritüeli. Aynı anda, aynı mekânda; ama bambaşka dünyalarda.

Bilim dünyasında en çok kabul gören görüşe göre turnalar ve diğer göçmen kuşlar, V şeklinde uçarak enerji tasarrufu sağlar. Öndeki kuşun yarattığı hava akımı, arkadan gelenlerin daha az enerji harcamasına olanak tanır. Sürünün lideri yoruldukça yer değiştirir; böylece yolculuk kolektif bir dayanışmaya dönüşür.

Yazının Devamı

Vergiler Enflasyonu Körüklüyor, Hayat Zorlaşıyor

Yeni bir yıla girdik… Ama umutla değil, zamlarla.2026’nın ilk günü itibarıyla yürürlüğe giren vergi ve harç artışları, yalnızca rakamları değil; sofradaki ekmeği, cebimizdeki parayı, esnafın kepengini ve tüketicinin alım gücünü doğrudan etkiliyor.Vergiler arttıkça enflasyon düşmez; aksine daha da körüklenir. Bu, ekonominin değişmeyen gerçeğidir. Ancak ne yazık ki bu gerçek, karar masalarında çoğu zaman göz ardı ediliyor.Zam Zinciri KırılmıyorYeniden değerleme oranı yüzde 18,95 olarak belirlendi. Bu oran, neredeyse hayatın her alanına otomatik zam demek.Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden pasaport ve ehliyet harçlarına, ÖTV’den yurt dışı çıkış harcına kadar her kalem zamlandı.Akaryakıta gelen ÖTV artışı yüzde 6,95…Sigara ve alkollü içkilerde yüzde 7,95…Bu artışlar sadece pompada ya da rafta kalmıyor; taşımaya, üretime, hizmete yansıyor. Yani zam, zam doğuruyor. Enflasyon dediğimiz şey de tam olarak burada başlıyor.Yollar Bile VergiliYetmedi…Köprü ve otoyol ücretleri de yeni yılın ilk faturası oldu.İstanbul’da iki köprü 59 lira, Yavuz Sultan Selim Köprüsü 95 lira, Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüsü 995 lira…Bir şehirden diğerine gitmek bile artık lüks. Nakliye maliyetleri artıyor, bu da pazardaki domatese, marketteki süte zam olarak geri dönüyor.Sessiz Kalan KurumlarAsıl düşündürücü olan ise Balıkesir’deki sessizlik…Esnaf Odaları nerede?Tüketiciyi Koruma Dernekleri neden suskun?Sivil toplum örgütleri neden bu zam yağmuruna karşı tek bir cümle kurmuyor?Oysa bu vergi artışları sadece bir kesimi değil; toplumun tamamını ilgilendiriyor. Esnafı, çiftçiyi, memuru, emekliyi, öğrenciyi… Herkesi.Vergi Artışı Çözüm DeğildirVergi, devletin gelir kaynağıdır; doğru.Ama vergiyi artırarak enflasyonu düşüremezsiniz.Vergiyi artırarak hayatı kolaylaştıramazsınız.Vergi yükü arttıkça kayıt dışılık büyür, üretim azalır, tüketici fakirleşir.Bugün yapılan şey, yarının sorunlarını büyütmektir.Soru Basit2026’ya girerken vatandaşın cebine giren para mı arttı, yoksa devlete ödenen vergi mi?Cevap ortada…Vergiler arttı, hayat pahalılaştı, sessizlik derinleşti.Ama unutulmamalı: Sessizlik, zamların en güçlü destekçisidir.

Yazının Devamı

Balıkesir’de Toprağın Hafızası

Aygören, Vicdaniye ve benzeri mahallelerde yıkılan eski evlerin molozları, kamyonlara yüklenir;Ayşebacı ve Üçpınar köylülerinin arazilerindeki patika yolların kenarlarına dökülürdü.

Kimse sorgulamazdı. Ne dökülen taşın yaşı, ne de o taşın bir hikâyesi olup olmadığı konuşulurdu.

Yıllar geçti…

Yazının Devamı

Otel Basri’nin Yanan Çatısı ve Kent Estetiğine Düşen Kor

Balıkesir’in Karesi ilçesi Bandırma Caddesi üzerinde, köşe başında yükselen Otel Basri’nin çatısı bu sabah yandı. Yanan yalnızca bir çatı değildi; Balıkesir’in kent estetiği adına yıllardır içimizde kor gibi duran bir tartışma da yeniden alev aldı.

Devlet Hastanesi’nden gelen yolu kesen bu yapı, inşa edildiği günden bu yana belediye meclislerinde tartışmalara neden olmuştu. “Otel Basri yolu kesiyor” cümlesi, kentin planlama hafızasına kazınmıştı.

Bu bina, bulunduğu yerde sadece bir otel olarak durmadı; 52 Evler’in kendine has, tek katlı, insan ölçeğinde, mahalle kültürünü yansıtan mimarisinin yok oluşunu tetikleyen bir simgeye dönüştü. İmara uygun yapılmayan, çevresiyle uyum göstermeyen bu yapı, kent dokusuna saplanmış bir beton hançer gibiydi.

Yazının Devamı

Yılbaşında Ulaşımda Kesinti: Merkez Çalışıyor, Kırsal Duruyor

1 Ocak 2026… Takvimler yeni yılı gösterirken Balıkesir’de ulaşım tablosu pek de “yeni” sayılmaz. Yıllardır tartışılan merkez–kırsal farkı, bu kez yılbaşı sefer planıyla bir kez daha karşımıza çıktı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin resmî tatil gerekçesiyle açıkladığı plan, kent merkezinde sınırlı bir hareketlilik öngörürken kırsalda adeta tam bir sessizlik yaratıyor.

Merkezde yaşayanlar için tablo kısmen tolere edilebilir. Şehir içi bazı hatlar Cumartesi tarifesiyle çalışacak, hastane ve Bandırma bağlantıları hafta sonu düzeninde devam edecek. Ancak iş kırsala gelince tablo tamamen değişiyor.

Cinge-Bozen’den Kocaavşar’a, Naipli’den Şamlı’ya, Ayvatlar’dan Aynaoğlu’na uzanan geniş bir hatta seferlerin tamamen durdurulması, “ulaşım hakkı” tartışmasını yeniden alevlendiriyor. Köyde yaşayan vatandaş için ulaşım yalnızca sosyal bir konfor değil; hastane, iş, acil durum demek.

Yazının Devamı

Kaldırımlar İşgal Altında, Trafik Felç… Peki Kent Estetiği Nerede?

Bir kentin medeniyet seviyesi; binalarının yüksekliğiyle değil, kaldırımlarının sağlamlığıyla, trafiğinin akıcılığıyla ve yayasına verdiği değerle ölçülür. Balıkesir’de ise tablo ne yazık ki iç açıcı değil.

Şehrin birçok noktasında özellikle akşam saatlerinde trafik adeta kilitleniyor. Araç kuyrukları uzadıkça uzuyor. Bu keşmekeşin içine bir de kuralsızca giren motosikletler eklenince kazalar kaçınılmaz hale geliyor. Sağdan soldan fırlayan, kırmızı ışık tanımayan, yaya geçidini yok sayan motorlar; hem sürücüler hem yayalar için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Rakamlar da durumu açıkça ortaya koyuyor: Balıkesir’de kayıtlı araç sayısı 683 bin 541. Bunun önemli bir kısmını otomobiller ve 185 bini aşan motosikletler oluşturuyor. Bu artışa rağmen şehir trafiği ve yaya güvenliği için kapsamlı, kalıcı ve estetik çözümler üretildiğini söylemek zor.

Yazının Devamı

Balıkesir’de Bir Işık Var, Sönmüyor

Balıkesir’de bazen küçücük bir kapıdan girersiniz ama çıktığınızda içinizde koskoca bir umut taşır, kentin geleceğine dair yeniden düşünmeye başlarsınız.İşte o kapılardan biri, Mortaş İşhanı’nda, mütevazı bir dernek odasında aralanıyor.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Balıkesir Şubesi’nden söz ediyorum.

Gösterişsiz, sessiz ama son derece onurlu bir mücadele bu.

Yazının Devamı