Dinkçiler Mahallesi bugün sessiz bir isyanın, derinden yükselen bir adalet talebinin tam merkezinde. Mahalleli; kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle… hatta oyun alanını elinden almak istemedikleri çocuklarıyla birlikte bir imzaya sahip çıkıyor. O imza, bir parkın kaderinden çok daha fazlasını temsil ediyor: Verilen bir sözün tutulmasını… Ve o söz, Sabri Uğur Parkı’nın kaldırılmayacağı sözü.
Geçtiğimiz ekim ayında Dinkçiler Mahallesi sakinleri, kalabalık bir grup halinde Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli’nin kapısını çaldı. Kimi elinde çocuğunun oyuncak arabası, kimi yaşlı annesinin koluna girmiş… Kadınlar, erkekler, gençler; hepsinin ortak isteği sadece buydu: “Mahallemizde nefes alacak, oturacak başka hiçbir yer yok. Bize parkımızı bırakın.” Sabri Uğur Parkı onlar için sıradan bir alan değil. Çocukların güvenle oynadığı oyun parkı, kadınların bir bardak çayla nefes aldığı Millet Bahçesi kahvesi, gençlerin buluşma noktası… Yani mahallenin tam kalbi. Başkan Şehirli o gün, tüm mahallenin gözlerinin içine bakarak şu sözü verdi: “Sadece tamirat yapıyoruz. Çok kısa sürede çay–kahve yeniden hizmete açılacak.” Mahalle inandı… Mahalle bekledi… Mahalle güvenmek istedi…
Şimdi Altıeylül Belediye Meclisi’nin gündeminde bambaşka bir başlık var: Sabri Uğur Parkı Spor Müzesi oluyor mu? Tapuda 13534 Ada, 1 Parsel. 3 bin 348 metrekarelik bir alan. Altıeylül Belediyesi Meclisi, bu alanın Balıkesir Spor Kulübü Müzesi’ne dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğini tartışacak. Komisyonlar kurulacak, raporlar hazırlanacak, projeler görüşülecek… Evet, Balıkesir’in spor tarihine ışık tutacak bir müze elbette önemlidir. Ancak bir soru da kendiliğinden yükseliyor: Peki bu müze, bir mahallenin tek sosyal alanını yok ederek mi yapılmalı?