Balıkesir Merhaba Gazetesi

SOSYAL MESAFE İLE GELEN HUZUR

SOSYAL MESAFE İLE GELEN HUZUR
Elif Yavaş
Elif Yavaş( elifyavas@gazetemerhaba.com )
22 Ekim 2020 - 8:45

Ünlü düşünürlere, filozoflara, yazarlara ve tarihe damga vuran o meşhur felsefî sözlerine yer evrelim. Fransız şair ve yazar, fabl türünün üstadı La Fontaine; hayvan masalları dışında cansız varlık ve insanlar üzerinden de dünyaya ders verici yazılar yazmıştır. Fabl (Hayvan Masalı, Öykünce) yazarı La Fontaine (La Fonten)’den büyük küçük hepimizin beğendiği manzum bir diyaloga yer verelim:

 

SOKRAT’IN SÖYLEDİKLERİ

 

Sokrat, bir gün ev yaptırmış,

Herkes bu yapıda kusur bulmuş.

Kimi beğenmediği için;

“Size göre değil” demiş.

Kimi beğenmemiş içini,

Hepsi: “Odalar çok ufak.” diye birleşmiş.

“Ev değil” demişler ‘kulübe’.

Yürünmüyor bile içinde.”

Sokrat karşılık vermiş tümüne:

“Bu evi dolduracak kadar” demiş,

“Gerçek dost nerede?”

Doğruymuş bu düşüncesi,

Çevresindekilere göre pek büyükmüş evi.

 

Herkes başkalarını dost bilir,

Buna inanmak biraz da deliliktir.

Dost çok bol her yanda,

Gerçek dost pek yok ortalarda.

 

  • La Fontaine (La Fonten) –

 

Sokrat; sözünün özünü herkesin ortasında, tam zamanda ve iyi noktalamış. Çocukken düğünlerde sergilenen ve bir hafta boyunca gelen geçenin evlenecek olan kızımızın hazırdaki sergilenmiş çeyizine bakmaya gelen eski köylü kadınlarımızı hatırlarım. Gelini tebrik etmeye değil de eşyasına bakmaya, evin içini süzerek başkalarıyla karşılaştırma yapmaya gelen meraklı teyzeleri oldum olası sevmemişimdir. Gerçi eğitimli, il dışında okuyan, bilinçli, modern hayata rağmen kendi kültürünü unutmayıp benimseyen biz genç kızlardan çeyiz serenler günümüzde pek kalmadı artık. İnanın ki en tembel, beceriksiz bir kızın bile daha beşikteyken çeyizi tamdır. Çeyizden, altından evvel eğitimine odaklanmalıdır kız çocukları. “Çocuk gelin” olmak daha üzücü. Ninesinden anasına, anadan kızına, kızından torunlarına dek eskimez o dantel takımları. Modaları da geçmez. Sararsa da çamaşır suyuna basarsın, istersen yine dantel sevdanı yaşatırsın. Kumanda kılıfı, gırgır örtüsü, kül tablosu altlıkları, vitrin takımları, konsol örtüsü, yastık kılıfı, kırlent takımı, fiskos üstü, radyo-telefon-televizyon örtüsü derken evin her eşyasına el emeği danteller ören anneanneler/babaanneler kuşağından gelen Türk torunlarıyız de olsa. Çıra kokan sobalı evleri, naftalin kokulu yorganları, köy evlerindeki yer yataklarını 2000 kuşağının yeni nesil yavruları bilmez. 2000’den 2020’ye anca 20. yaşlarında son 20 yılın hızlı teknolojisini, akıllı telefonları ve sanal dünyayı gördü son kuşak.

2000’li yılların yetişkin gençleri büyükşehirlerde okurken o coğrafyadan eğitimli beyler bulup da iş ve eş nedeniyle başka şehirlere atanınca, çeyizlerini serme geleneği artık kalktı gibi. Açıkçası şu an evlensem ben de aynı mantıktayım. Beni özleyip de görmeye gelmeyen bir komşumun evimle, kaliteli çeyizimle, altınlarımla işi nedir ki. Hayata olumlu tarafından bakınca yeni tip virüs olan Coronavirus (Covid-19) bile aslında sosyal mesafe açısından çok iyi oldu. Sosyal mesafe ile gelen huzur bambaşka. Yok öyle çat kapı gelinen eski misafirlikler, çalışan yoğun iş kadınlarımıza ve özel hayata saygı olmalı. Herkes seviyesini bilecek arkadaş. Şapur şupur yanak ıslatıp öpmeler ve daha fazlası, zorunlu maske takma kuralı gelince çok şükür 2020 yılında bitiverdi. Çocuk tacizleri, parktaki yabancı amcaların minik yavrularımızı mıncıklayarak sevme dönemi de kül oldu artık.

 

 “Saygı, sosyal mesafe, bilinçli birey olma, hijyen kuralı ve anlayış” çerçevesinde yürümeli düzen. Sokrat’ın evine burun kıvıran tiplerden etrafımızda hâlen vardır emin olun. Kaç aylık ev kirasını ödeyemez, bankalara borcu vardır ama hep zengin sosyete kesimle yarışıp kim olduğunu unutur kimi sonradan görme modeller. Karasineklerin uçuştuğu bembeyaz çeyiz sergilerinde, kır düğünlerindeki isli kara kazanlarda pişen yöresel yağlı keşkek ve nohut yemeklerini yiyip de o aynı yağlı elleriyle kız evinde sergilenen göz nuru bembeyaz dantellere dokunma alışkanlıkları da bitti artık. Şark köşesini evinde otur da yaşat. Ben de koleksiyoncuyum. Bilgimi, sanata olan saygımı seviyeli insanlarla paylaşmışımdır. Hayalleri olmayanlara koyuverin sosyal mesafenizi. Sevmediğimiz misafire pandemi dönemindeyiz diye virüsü anlayacağı dilde anlatıp postalayın kendi evlerine. Sizi sömürenlere, değer vermeyenlere koronavirüsün müspet tarafıyla ve sağlıklı cevaplarla meydan okuyun. Kalp kırmadan, hazırcevap yönünüzle de bilinçsiz insanların üstesinden rahatça gelirsiniz. Sosyal mesafeyle hepinize uzaktan sarılıp yüreğinizden öpüyorum.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.