Balıkesir Merhaba Gazetesi

Erdoğan Algı Ötesini Görerek Türkiye’yi Taçlandırıyor

Erdoğan Algı Ötesini Görerek Türkiye’yi Taçlandırıyor
Semra Aman Akyürek( merhabagazete@gmail.com )
23 Mart 2022 - 8:12

Erdoğan Algı Ötesini Görerek Türkiye’yi Taçlandırıyor

 

Lider Olmak İçin Algının Ötesini Görmek Lazım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sahip olduğu bu algı ötesi görüşü ile Türkiye’yi Taçlandırıyor.

 

Ayrıca Erdoğan, bu görüşünü kullanıp algının dışında ki gerçeklere odaklanarak, dünya çapında bir lidere dönüşüyor.

Peki, bu ülke kamuoyunda ne kadar fark ediliyor? Ülke genelinde ne olduğunu bilemem, ama Balıkesir bunun kesinlikle farkında.

Bu farkındalık, Ukrayna-Rusya arasında yaşanan savaşla birlikte Balıkesir’de zirve yapmış durumda.  Zira sokakta, meydanda, köy yerlerinde temas ettiğimiz insanlar bu farkındalıktan bahsediyor. Üstelik, Erdoğan’a taraf ya da karşıt, Balıkesirlilerin büyük çoğunluğu bu farkındalıktan bahsediyor.  Hatta az sayıda olan ve Erdoğan’a şiddetle muhalefet edenler dahi, burun kıvırarak ta olsa bu farkındalığını yansıtıyor.

***

Erdoğan’ın bu özellikleri ile özellikle ABD’de büyük rahatsızlık yarattığını biliyoruz.  Hatta bu rahatsızlığın, resmi bir bağ kurulamasa bile, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine, PKK/PYD terör örgütünün silahlandırılmasına yansıdığını görebilirsiniz. İyi de ABD bundan neden rahatsız? Diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Çünkü Erdoğan, algı ötesini net görüp, ABD güçlü bir müttefik ama ‘dünyanın tek egemen gücü değil’ gerçeğine önce Türkiye’yi, ardından dünyayı odaklamayı başarmış görünüyor.

Algıları bir kenara bıraktığımız zaman, ABD’nin dünyanın tek egemen gücü olmadığını görüyoruz gerçekten de. Ancak, ‘Dünyanın Tek Egemen Gücü olduğu’ algısını oluşturmakta yıllardır başarılı bir performans sergilediğini söyleyebiliriz. Durun, hemen yok artık! Demeyin. Bende biliyorum istedikleri zaman karşılıksız Dolar basabildiklerini.  Bende biliyorum nükleer silah vs. gibi teknolojik silah mevcudunu.

***

Amaaa, ABD’nin tüm bu mevcut gücüne rağmen, hemen dibinde ve kıtasında bulunan, örneğin Küba ve Venezüella gibi ülkelere diş geçiremediğini de biliyoruz.

Ayrıca, ABD’nin ikinci dünya savaşı sonrası önce Kore’de ardından birebir savaştığı Vietnam’da nasıl sopa yediğini de biliyoruz.

Irak’ta bile önce “üç günde girdiler ülkeye be” fragmanı ile pazarlanan algı sonrasında, bu gün bile süren direnişin öyküsünü de biliyoruz.

Eh, Afganistan’dan tası tarağı daha toplayamadan topukladığı görüntüler o kadar güncel ki. Onu söylemeye gerek bile duymuyoruz.

***

Yani sizin anlayacağınız, ABD, 50 yıldır CIA gibi kirli kurumlarının tezgâhladığı, FETÖ, PKK, DAEŞ ve benzeri örgütlerle düşük bütçeli algı operasyonları ve vekâlet savaşları ile güç yanılsaması yaratıyor. Elbette bunu da, tamamen kendi menfaatine uygun davranan Medya aracılığı ile pazarlıyor. Ha, buna Türkiye olarak karşı koyacak gücümüz yok mu peki?

Var ve karşı koyuluyor da.

Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine kendini milletin bağrına emanet ederek karşı koymadı mı?

ABD’nin tankla, tüfekle bezediği PKK/PYD ülkemiz sınırları içinde nefes bile alabiliyor mu artık?

7 yıldır Döviz manipülasyonuna yönelik saldırıların ardı arkası kesilmedi. Ama 80 ve öncesinde yaşanan Devlet fukaralığına yönelik, Millet fakirliğine yönelik bir tablo gördünüz mü hiç?

Aksine, gerek yerel, gerekse merkezi yatırımlar hızını kesmeden sürdü.

***

Gelelim Dolar konusuna.

Bu konuda da algıların ötesine geçtiğinizde, ABD’nin pazarladığı sanal parlaklığın sönmeye başladığını görebilirsiniz.

Sadece az biraz dikkat gerekiyor. Zira dikkatle bakarsanız, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bu zinciri kırma adına yerel para birimleri üzerinden ticaret yapmak için ciddi adımlar atmaya başladığını net görürsünüz.

Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda attığı adımlar ortada. Ayrıca, Türkiye’nin karşılıklı ticaret yaptığı birçok ülke ile yerel para birimleri esaslı anlaşmalar imzaladığını da görüyoruz.

Özel bir dikkatle yaklaşırsanız eğer, Euro’nun son yıllarda yaygınlaşarak doları ne kadar zorladığını ve hatta ABD’nin, Ukrayna politikalarında ki yaklaşımının esas olarak Euro’nun kolunu kanadını kırmaya odaklı olduğunu da görürsünüz.

Nihayetinde, ABD’nin gücünü küçümsemek değil asıl niyetim. Amacım, ABD’nin algı ile oluşturduğu tablonun gerçek kısmına işaret etmek.

Özellikle de ülke olarak sahip olduğumuz ve Erdoğan’ın ‘kral çıplak’ edası ile bağıra bağıra hatırlattığı gerçek gücümüze işaret etmek.

Kalın Sağlıcakla…

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.