Erdoğan’ın şu sıralar burada yaptığı konuşmadan satır başları şöyle:

“Bolu Belediyesi’nde genel başkanlarının hiçkimse dışarıya atılmayacak dediği halde Hak-İş mensubu işçi kardeşlerimin seçimden hemen sonra kapıya konmasını kınıyorum. Bu sabah başka akşam başka yalan söyleyenleri de milletime şikayet ediyorum. Bir kapı kapanır bir kapı açılır. Hukuk yoluyla haklarımızı savunacağız. Hak-İş konfederasyon olarak bu işin arkasındadır bizler de yanındayız.

Milletimizi kandırmaya asla çalışmadık. 82 milyonun hayat seviyesini yükseltecek icraatlar ortaya koyduk. Mİlletin, emekçinin  yanında yer almak lafla olmaz. Yalanla sloganla içi boş vaatle milleti kandırmay çalışmadık. Zenginliğin tabanını genişlettik. Otomotivden beyaz eşyaya her alanda üretim ve satış rekorları ortaya koyan ekonomik hareketlilik yarattı.

İHRACAT HEDEFİ 200 MİLYAR DOLAR

Şu anda ihracatta 170 milyar dolardayız. Göreve geldiğimizde 36 milyar dolar. Yıl sonu itibariyle bunun üzerine çıkacağız. En kısa zamanda da bu rakamı 200 milyar doların üzerine çıkaracağız. Cari açığı yıllık bazda ve dönemsel olarak hedeflerimize yakın seviyeye çektik.

Son dönemdeki dalgalanmalarla birlikte işsizlik oranının bir miktar yükseldiğinin farkındayız. İşsizliği yeniden tek haneye düşüreceğimize inanıyoruz. Dövizdeki dalgalanma nedeniyle borçlanma oranımız bir parça yukarı çıksa da OECD ülkeleri arasına çok iyi bir noktadayız. Göreve egldiğimizde IMF’ye 23,5 milyar dolar borcumuz vardı, borcu sıfırladık. Şimdi bize IMF’yi tavsiye edenler var. Bizim için IMF artık söz konusu değildir.

GEÇİCİ ORMAN İŞÇİLERİNE UZATMA

Her alanda ihtiyaç duyulan adımları atmak durumundayız. Ormancılık faaliyetleri ve orman yangınları ile mücadeleden dolayı işçi ihtiyacının had safhada olması gerekçesiyle bütün geçici işçiler için 4 ay süre uzatımı talebi yenilendi. 4 aylık uzatma sürecini böylece gerçekleştirmiş oluyoruz. Hayırlı olsun.

“MERKEZ BANKASI PROGRAMIMIZA DAHA GÜÇLÜ DESTEK VERECEK”

Merkez Bankası’nda yaptığımız görev değişikliği nedeniyle özellikle birilerinin yaklaşım tarzını kabul etmemiz mümkün değil. Bedelini kim ödeyecek siyasetçi ödeyecek. Mutluluğunu banka başındaki yaşayacak. Yok böyle bir şey. Verilen karara uyacaksın. Yeni yönetim sisteminde başkan bu konulara müdahale yetkisini almıştır.

“ORADA TIKANIKLIK VARDI”

‘Faiz’ denilen, her türlü kötülüğün anası olan, hele hele para politikalarında bu konuyla ilgili verilen talimatlara uymayan bu arkadaşımızın bir değişikliğe tabi tutulmasının gerektiğine inandık. Orada tıkanıklık vardı. Bedelini tüm ülke birlikte ödüyorduk. Şimdi kimler savunuyor bunu? Dikkat ediyorum hep faizciler savunuyor. Faiz enflasyonun anasıdır. Biz faizi yüzde 63’ten alıp yüzde 4,6’ya indirdiğimizde enflasyon yüzde 7’ye inmiştir. Batı bize Gezi olaylarıyla müdahale etmiştir. Sonra faiz birden yükselmiş ve çift haneli rakamlara çıkmıştır. Enflasyon da onunla birlikte çift haneli rakamlara çıkmıştır. Şimdi bunu tek haneli rakamlara indirmek zorundayız. Bunu başaracağız.

Bundan sonra Merkez Bankası ekonomi programımıza çok daha güçlü destek verecektir. Ekonomi politikalarında Merkez Bankası, kendisinden beklediğimiz rolü hakkıyla oynayabilse böyle bir değişikliğe zaten ihtiyaç olmazdı.

Sırf siyasi düşüncesi nedeniyle insanları işten atmak partizanlığın en sefil ve aşağılık halidir. Hak-İş bu ideolojik sapkınlıklara zulümlere karşı mücadele ederek bu günlere gelmiştir.

Yeni yönetim sistemini baltalamak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.  Bir yönetim sistemi kuruyorsunuz millete götürüyorsunu, millet evet diyor. Şimdi çıkıyorsunuz yine referanduma götürelim diyorsunuz. Boyacı küpü mü bu?”