Balıkesir Merhaba Gazetesi

Simitçi İle Simit Saati

Simitçi İle Simit Saati
Elif Yavaş( elifyavas@gazetemerhaba.com )
29 Aralık 2020 - 8:18

Simitçi İle Simit Saati

“Simitçiiii! Siii mitttt… Taze simitlerim var. Kurabiye gibi, çıtır çıtır, susamlı, mısır unu karışımlı halka simitlerim var. Simitlerim sıcak… İnanmazsan gel de tadına bak. Simitçi!” Bozacı, simitçi, kâğıt helvacı, Osmanlı macuncusu, pamuk şekerci, limonatacı, sucu, mısırcı, kestaneci, turşucu ne çok anılar bıraktı çocukluk sokağımızda. Sabahın erken saatinde, hele ki okulun olmadığı hafta sonu tatili veya yaz tatillerinde simitçinin sesiyle uyanan süt kokulu çocuklardık biz. Kimi çocukların karnesi kötü olunca babaları yaz tatillerinde ceza olarak simit sattırırdı hani. Tam da sınıf arkadaşının evinin önünden geçerken mahcup bir edayla “Simiiiittt!” diye gür ses çıkaramayan utangaç, ekmeğini kazanan çocuklardı onlar. Erkek çocuklarının simit ve poğaça satışı, aile ekonomisine katkı sunup simit tablasındakileri görücüye çıkarır gibi titizlikle satması, eve ekmek parası getirip de işe yaradığını düşünen ergen çocuğumuz adına gurur verici bir davranıştı aslında. Eller ne derse desin, namusunla kazanınca kime ne ki.

Çocukken hangimiz simitçinin, dondurmacının, baloncunun, elma şekercinin, oyuncakçının, limonatacının sesiyle sokağa fırlayıp mutlu olmadık ki. Susam kırıntılarını çok seven güvercinler ve serçeler bile dost olur o anda sizinle. Hele ki minik serçelere kendinizi bir sevdirdinizse, ilerleyen zamanda sizden korkmadan susam kırıntılarını avuçlarınızda gagalayıp yerler. Sıcacık çayla iyi giden susamlı çıtır simit, hele ki vapur yolculuğundaysanız size büyük keyif katar. Elinizde kitapla olan çay-simit-vapur sohbetiniz martıları bile imrendirir. Denizdeki balıklarla beslenen etçil martı kuşlarını da biz insanlar simide alıştırdık. Bir anlık dalgınlıkla kocaman simit halkanızı yahut elmalı kurabiyenizi beyaz bir martı hızlıca kapıverirse hiç paniklemeyin.

 

2020 yılındaki simit fiyatlarına göz atalım isterse. Küçük kasabalarda susamlı simit 1 TL, minik poğaçaların tanesi 50 kuruş. Şehir merkezinde simit 1,25 TL – 1,5 TL. Terminalden alırsanız 1,75 TL olabiliyor ve elit bir şehir merkezinde yaşıyorsanız işte o vakit simidin tanesini 2 TL diye öğrenirsiniz. Biraz daha deniz manzaralı şehirlerimize yol alınca, turistik mekânlarda 3 TL’ye simit satın alanlarımız da normal karşılanır. Elbette yeri gelir “Kocaman 300 gramlık ekmek 1 TL iken, ufacık bir simit neden 2 TL?” diye isyan edersiniz. Çünkü simitteki işçilik daha fazladır. Susamları mevsiminde toplamak, kurutmak da ince işçilik ister. Fırınlayarak müşteriye sıcacık sunmak da inceliktir. Susamlar çok kırıntı bırakırsa pekmeze batırıp yapışmasını sağlar fırıncımız.

Ramazan aylarına özgü olup her fırında satılmayan, pide büyüklüğünde üretilen kocaman halka simitler ve mısır unuyla çok leziz olan simitler de dillere destandır. Balıkesir simidi, Karaköy poğaçası, Alaçatı kurabiyesi, Kastamonu simidi, Ankara simidi, kandil simidi, yöresel gevrek, ev yapımı börek, pişi, Konya simidi derken her yörenin kendine has markalaşan simitleri doğmuştur. Küçük esnafı, açıkta simit satmamaya dikkat edip seyyar arabasında yahut üstü bezle örtülü sinide simitlerini satan simitçilerimizi, annesinin ekşi maya ile pişirdiği poğaçaları çarşıda tüm gün satarak harçlığını kazanan okul çocuklarımızı desteklemek gerek. Çay ve simit ikilisinin yanında kitaplar ve kuşlarla olan mutluluğunuz kanatlansın. Emek işçilerimizin her yıl kutlanan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (İşçi Bayramı) yeniden kutlu olsun.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.