Balıkesir Merhaba Gazetesi

SOSYO-KÜLTÜREL DEĞİŞİM VE DİYANET HİZMETLERİ

SOSYO-KÜLTÜREL DEĞİŞİM VE DİYANET HİZMETLERİ
04 Aralık 2019 - 8:06

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunca 5 yılda bir gerçekleştirilen din şûrasının altıncısı 25-28 Kasım 2019 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirildi. Şûrası’nın açış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “6. Din Şûrası’nın ana konusunun  ‘Sosyo-Kültürel Değişim ve Diyanet Hizmetleri’ olarak belirlenmesinin oldukça önemli olduğunu ifade etti. “Şûra boyunca bir taraftan hayatın pratikleri bağlamında günümüz insanına uygulanabilir davranış modeli ve imkânı sunmanın en ideal yollarını ararken, diğer yandan sağlıklı bir kişilik, toplum ve dünyanın inşası için neler yapabileceğimizi müzakere edeceğiz”  dedi.

İslam’ın zamana ve mekâna göre değişmeyen, başta tevhid olmak üzere inanç ve ibadet esaslarına dair sabitelerinin,  varoluşa,  insana, hayata, çevreye dair evrensel ilkeleri ve ahlaki değerlerinin olduğunu ifade eden Başkan Erbaş,  “Bununla birlikte İslam’ın son kitabı Kur’an-ı Kerim ve Allah’ın son elçisi Peygamber Efendimizin sünnetinin en temel özelliklerinden biri, bütün dönemleri kuşatacak  şekilde gelişme ve yeniliklere açık olmasıdır. Bu sebeple bireysel ve toplumsal hayatın değişen ve gelişen ihtiyaçları karşısında hayata rehberlik etmek, ulemamız tarafından en mühim vazife telakki edilmiştir” diye konuştu.

“İslam’ın evrensel ilkelerinin farkında olarak toplumsal değişimin yasalarını doğru okumalıyız”

Başkan Erbaş,  sabite ve değişkenler   arasındaki hassas dengeyi doğru kurabilmenin önemine işaret ederek, “Bugün de sosyo-kültürel değişimler karşısında kuşanmamız gereken tavır, İslam’ın ideal ve evrensel ilkelerinin farkında olarak toplumsal değişimin yasalarını doğru okumak, yaşanan hayatı doğru tahlil ederek bugünü ve yarını doğru inşa edecek bir gaye ve gayretin içinde olmaktır. Söz konusu sorumluluk ise, dinin ana kaynaklarının yani Kur’an ve Sünnet’in doğru anlaşılıp yorumlanmasını, Kur’an ve Sünnet çerçevesinde doğru güncel bilgilerin üretilmesini, üretilen bu bilgilerin anlaşılır bir dil ve üslûpla topluma sunulmasını ve yaşanılabilir bir model olarak hayata aktarılmasını zorunlu kılmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Erbaş, iletişim, ulaşım ve  teknolojinin hızla gelişmesiyle sosyo-kültürel çevrenin de çok yönlü etkileşime maruz kaldığı bir hız çağında yaşanıldığına işaret ederek, “Elbette bu durum, İslam’ın hakikatlerini insanlara ulaştırma ve din hizmeti sunma noktasında daha bilinçli, özverili ve dikkatli çalışmalar yapma mükellefiyetini önemli ve vazgeçilmez hale getirmektedir” ifadelerini kullandı.

“Siyasal, ekonomik ve kültürel emperyalizm, toplumsal yasaları da alt üst etmiştir”

Modern dönemde sosyo-kültürel değişimlerin temel dinamiklerinin doğru bir analize tabi tutulması gerektiğini belirten Başkan Erbaş, günümüz dünyasında, küresel ölçekte düşünce ve davranışı şekillendiren temel dinamiklerin 18. yüzyıldan itibaren Batı merkezli gelişen olaylara ve dünya tasavvuruna dayandığını kaydetti.

Başkan Erbaş, sanayi devrimiyle beraber varlığın aşkın boyutunu yok sayan ve sadece maddeyi merkeze alan bir bakış açısının egemen olduğuna dikkati çekerek, “Bu yaklaşımın emperyalist yöntemlerle Batı dışındaki dünyaya da taşınmasıyla esasen sosyo-kültürel değişimin tabi mecrası da ciddi oranda hasar görmüştür. Bugün yaşadığımız dünyada maruz kalınan sosyo-kültürel bağlam, hızlı değişen davranış biçimleri, karmaşık tepkiler, doğal bir sürecin neticesinden ziyade küresel ölçekte bir toplum mühendisliği çalışmasının sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha açık bir ifadeyle son iki-üç asırdır dünyanın büyük bölümünü etkileyen, siyasal, ekonomik ve kültürel emperyalizm, toplumsal yasaları da alt üst etmiştir” şeklinde konuştu.

“Kapsamlı, kuşatıcı ve uygulanabilir teklifler ortaya koymayan bir yaklaşım, istenen hedefi gerçekleştiremeyecektir”

Dünyada yaşanan kaotik sürecin sonunda Müslüman dünyanın yaşanan çağla ilişkisini de değerlendiren Başkan Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çağın farkında olmadan, sosyal gerçekliklerden oldukça uzak ve kendi eksenine hapsolmuş bir yaklaşımın sosyo-kültürel değişimlere göre tavır alması zaten imkânsızdır. Yaşanan dünyanın farkında olmakla beraber alternatif değerlerle modern dönemi doğru bir analize tabi tutmak yerine egemen paradigmaların kuşatması dışına çıkamayan bir yaklaşımın ideal manada çözüm üretemeyeceği açıktır. Zamanın, olayların, değişim ve gelişimlerin farkında ve daha iyi bir dünya idealini canlı tutmakla beraber kapsamlı, kuşatıcı ve uygulanabilir teklifler ortaya koymayan bir yaklaşımın da istenen hedefi gerçekleştiremeyeceği ortadadır.”

Başkan Erbaş, toplumun genelini ilgilendirmeyen, ümmetin ve insanlığın temel meselelerinin uzağında bir takım konuları, gelişigüzel ve popülist tartışmalarla kamuoyunun gündemine taşımanın zihinsel bir kaosa hizmet etmekten öteye geçmediğini  kaydetti.

“İslamî hayatın kurucu disiplinlerini yeniden inşa etme çabalarının en büyük eksikliği, hayatı inşa etme gayesinin ve ufkunun zayıf kalmasıdır”

Başkan Erbaş, bugün her alanda krizlerle kuşatılmış dünyanın ve geleceğe dair umudunu yitirmek üzere olan insanlığın dirilişine dair çalışma ve hizmetlerin iki boyutunun olması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi:

“Birincisi; hayatın pratikleri noktasında, sosyo-kültürel gerçeklikler göz ardı edilmeden kapsamlı bir eğitim, makul bir yaklaşım, doğru bir iletişim zemininde sahih bilgi, sağlam inanç ve ahlaki değerlerle hayata rehberlik etmektir. İkincisi ise; zamanı ve çağı yeniden inşa ederek sosyo-kültürel değişimi doğal mecrasına döndürmek ve insanlığı maruz kaldığı sosyal, siyasal, kültürel ve iktisadi kuşatmadan kurtaracak yeni bir dünyanın inşası için çalışmaktır.  Bu bağlamda fıkıh, kelam gibi İslamî hayatın kurucu disiplinlerini yeniden inşa etme çabalarının en büyük eksikliği, hayatı inşa etme gayesinin ve ufkunun oldukça zayıf kalmasıdır.”

“Cami içi din hizmetleri nasıl bir içerik, yöntem ve sunuş kazanmalıdır?”

Bu önemli soruyu da cevaplandırmaya çalışacaklarını iade eden Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş sözlerini şöyle tamamladı. “Camiye gelen vatandaşların zihin ve gönül dünyalarının her geçen gün en ileri düzeyde ihya olacağı bir standardın ilkeleri ve uygulanabilirliği, cami dışı din hizmetlerinde, gelişmiş ülkelere göre yarım asırlık bir geç kalınmayla da olsa, aileden gençlik çalışmalarına, sağlık kuruluşlarındaki hizmetlerden diğer manevi rehberlik faaliyetlerine kadar hayatın her alanına yönelik din hizmeti ve rehberlik çalışmasının nitelikleri müzakere edilecektir.”

Din anlayışı, din-hayat ilişkisi, din-gelecek tasavvuru üzerindeki etkisini müzakere etmek ve buna dayanarak Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yürütülen hizmetlerle ilgili yeni stratejiler belirlemek amacıyla “Sosyokültürel Değişim ve Diyanet Hizmetleri” gündemiyle  toplanan VI.Din Şûrası, 353 katılımcı ile beş farklı komisyon halinde çalışmalarını yürütmüş ve hepimize ışık tutacak bilimsel çalışmalar sunularak tavsiye kararları almıştır. Önümüzdeki hafta bu tavsiye kararlarını özetleyerek inşallah sizlere arz edeceğim. Kalın sağlıcakla.

Fahri SAĞLIK

Karesi Müftüsü

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.